İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi, Milli Eğitim Bakanlığı’nın “Maarifin Kalbinde Ramazan” temalı okul etkinliklerine ilişkin düzenlemesinin Anayasa’daki laiklik ilkesine ve çocukların eğitim hakkına aykırı olabileceği uyarısında bulunarak hukuki sürecin takipçisi olacaklarını açıkladı.
İstanbul Barosu, Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullarda “Maarifin Kalbinde Ramazan” temasıyla gerçekleştirilmesi planlanan etkinliklere ilişkin genelgesine yönelik yazılı bir basın açıklaması yayımladı. Açıklamada, düzenlemelerin çocukların eğitim hakkı ile düşünce, vicdan ve din özgürlüğü bağlamında izleneceği belirtilirken, laiklik ilkesinin ve bilimsel eğitim esaslarının altı çizildi.
Baro, söz konusu uygulamaların anayasal ve uluslararası hukuk çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Laiklik İlkesi Ve Anayasal Çerçeve
Açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2. maddesinde düzenlenen laiklik ilkesinin devletin tüm inançlar karşısında tarafsız olmasını zorunlu kıldığı hatırlatıldı. 10. maddede yer alan eşitlik ilkesi ile 24. maddede güvence altına alınan din ve vicdan özgürlüğüne atıf yapılarak, hiç kimsenin ibadete ya da dini ayin ve törenlere katılmaya zorlanamayacağı vurgulandı.
Baro ayrıca Anayasa’nın 42. maddesine işaret ederek, eğitim ve öğretim faaliyetlerinin “çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre” yürütülmesinin zorunlu olduğunu kaydetti. Bu çerçevede, eğitim ortamlarının çocukların inançları ya da inançsızlıkları nedeniyle ayrımcılığa uğramadığı, çoğulcu ve özgürlükçü alanlar olması gerektiği belirtildi.
Uluslararası Sözleşmeler Ve AİHM Kararları
Açıklamada, Türkiye’nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’ye atıf yapılarak, çocuğun eğitim hakkı ile düşünce, vicdan ve din özgürlüğünün güvence altında olduğu ifade edildi. Sözleşmenin 14. maddesinin bu hakları açıkça düzenlediği hatırlatıldı.
Baro, eğitim ortamlarında çocuklar üzerinde doğrudan ya da dolaylı baskı oluşturabilecek uygulamalardan kaçınılması gerektiğini vurgularken, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin zorunlu din derslerine ilişkin ihlal kararlarını anımsatarak, genelgenin hem Anayasa’ya hem de yüksek yargı içtihatlarına aykırılık riski taşıdığını ileri sürdü.
Hukuki Süreç Mesajı
İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi, çocukların üstün yararının korunması ve eğitimin bilimsel, laik, eşitlikçi ve özgürlükçü esaslara uygun biçimde yürütülmesi için gerekli hukuki süreçlerin takipçisi olunacağını duyurdu.
Açıklama, eğitim politikalarının dini referanslarla şekillenmesinin kamu gücü ile inanç alanı arasındaki sınırları yeniden tartışmaya açtığı bir dönemde geldi. Uzmanlar, kamu okullarında gerçekleştirilen tematik etkinliklerin gönüllülük, eşitlik ve ayrımcılık yasağı ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
- NHY / İstanbul Barosu, “Milli Eğitim Bakanlığı Genelgesi Hakkında” başlıklı basın açıklaması












