back to top
Ana Sayfa Kültür Sanat Die Zeit’te Ece Temelkuran’ın Yeni Kitabına Kehlmann Yorumu: “Sürgün Çağın Yeni Normu”

Die Zeit’te Ece Temelkuran’ın Yeni Kitabına Kehlmann Yorumu: “Sürgün Çağın Yeni Normu”

Alman haftalık gazetesi Die Zeit’te yayımlanan yazısında yazar Daniel Kehlmann, Ece Temelkuran’ın Almanca yayımlanan son kitabı “Damit wir verstehen, was auf uns zukommt: Sind wir auch bald heimatlos?” üzerine kaleme aldığı değerlendirmede, sürgünlüğü yalnızca coğrafi bir kopuş değil, çağdaş siyasetin ürettiği yaygın bir varoluş hali olarak ele aldı.

Almanya’nın önde gelen yayın organlarından Die Zeit’te yayımlanan incelemede Kehlmann, Temelkuran’ın son kitabını “sürgünlük deneyiminin hem kişisel hem de siyasal anatomisi” olarak tanımladı. Kitabın Almanca başlığı “Damit wir verstehen, was auf uns zukommt: Sind wir auch bald heimatlos?” (Başımıza Gelecekleri Anlamak İçin: Yakında Biz de Mi Yurtsuz Kalacağız?) sorusuyla, yalnızca göçmenlere değil, demokratik gerileme yaşayan tüm toplumlara seslendiğini vurguladı.

Kehlmann’a göre Temelkuran, sürgünü romantize etmeyen; aksine, onu kırılganlık, yabancılaşma ve sürekli teyakkuz haliyle birlikte anlatan bir dil kuruyor. Yazarın kendi deneyiminden hareketle geliştirdiği anlatı, otoriterleşmenin sıradanlaşmasıyla “yurtsuzluk” ihtimalinin evrenselleştiğini savunuyor.

Sürgünlüğün Yeni Tanımı

Kehlmann yazısında, Temelkuran’ın sürgünlüğü yalnızca fiziksel bir yer değiştirme olarak değil, “aidiyet duygusunun aşınması” olarak ele aldığını aktardı. Ona göre kitap, demokratik kurumların zayıfladığı, kamusal dilin sertleştiği ve eleştirel düşüncenin baskılandığı toplumlarda, bireyin kendi ülkesinde dahi yabancılaşabileceğini ortaya koyuyor.

Temelkuran’ın anlatısında sürgün, bir son değil; uyarı niteliğinde bir başlangıç. Kehlmann, yazarın Avrupa kamuoyuna dönük açık mesajlar verdiğini, demokratik gerilemenin yalnızca “uzaktaki ülkelerin sorunu” olarak görülemeyeceğini belirttiğini kaydetti.

Avrupa’ya Yönelik Bir Uyarı

Kehlmann’a göre Temelkuran’ın metni, Avrupa’daki okurlara dönük bir “erken uyarı sistemi” işlevi görüyor. Kitapta Türkiye deneyimi üzerinden geliştirilen çözümlemeler, popülizmin ve otoriter eğilimlerin evrensel dinamiklerini açığa çıkarıyor.

Yazıda, Temelkuran’ın dilinin hem edebi hem de politik olduğu; kişisel tanıklık ile siyasal analiz arasında bilinçli bir geçiş yaptığı vurgulandı. Kehlmann, kitabın polemik üretmekten çok düşünsel bir yüzleşme çağrısı yaptığını ifade etti.

Edebiyat Ve Siyaset Arasında

Kehlmann, Temelkuran’ın anlatısının gazetecilik ile edebiyat arasında bir yerde konumlandığını, kişisel hikâyelerin siyasal bağlamla iç içe geçtiğini belirtti. Bu yaklaşımın, sürgünlük deneyimini soyut bir kavram olmaktan çıkarıp somut bir insani gerçeklik haline getirdiğini yazdı.

Değerlendirmede, kitabın yalnızca Türkiye bağlamında değil, küresel ölçekte demokratik değerlerin kırılganlığı üzerine düşünen herkes için önemli bir metin olduğu sonucuna varıldı.


  • NHY / Die Zeit, Daniel Kehlmann imzalı kitap incelemesi, Ece Temelkuran, “Damit wir verstehen, was auf uns zukommt: Sind wir auch bald heimatlos?” (Almanca baskı)