CHP’li Güldem Atabay, Merkez Bankası’nın yurt dışında sınırlı yatırımcı gruplarına faiz yönüne ilişkin sinyal verdiği iddialarını “içeriden bilgi” kapsamında değerlendirerek, bu tür uygulamaların küresel ölçekte suç teşkil ettiğini ve ekonomik güveni zedelediğini belirtti.
Londra Toplantısı Ve Faiz Sinyali İddiaları
Tartışmalar, akademisyen Selva Demiralp’in sosyal medya üzerinden dile getirdiği iddialarla başladı. Demiralp, Londra’da gerçekleştirilen toplantılarda yabancı yatırımcılara faiz politikasının yönüne dair sinyaller verildiğine ilişkin haberlerin endişe verici olduğunu ifade etti.
Bu iddiaların doğruluğunun henüz teyit edilmediğine dikkat çeken Demiralp, esas sorunun bilginin içeriğinden çok, sınırlı bir yatırımcı grubuyla paylaşılması olduğunu vurguladı. Bu durum, piyasa eşitliği ve şeffaflık ilkeleri açısından ciddi bir tartışma başlığı açtı.
“İçeriden Bilgi” Vurgusu Ve Hukuki Boyut
Güldem Atabay ise Demiralp’in paylaşımını alıntılayarak yaptığı değerlendirmede, söz konusu uygulamanın uluslararası finans normlarına göre açık biçimde “içeriden bilgi” kapsamına girdiğini belirtti.
Atabay, gelişmiş piyasalarda bu tür bilgi paylaşımının ağır yaptırımlarla karşılandığını hatırlatarak, belirli yatırımcıların önceden bilgilendirilmesinin “haksız kazanç” doğurduğunu ve sorumluların cezai yaptırımlarla karşılaşabileceğini ifade etti.
Normalleşen Uygulama Ve Sistemik Risk
Atabay’ın açıklamalarında dikkat çeken bir diğer unsur ise, bu tür iddiaların Türkiye’de giderek “normalleştiği” yönündeki eleştiri oldu. Ekonomi yönetiminde şeffaflık ilkesinin aşınmasının, yalnızca etik değil, aynı zamanda yapısal bir güven sorunu yarattığına işaret edildi.
Uzmanlara göre, para politikası kararlarının sınırlı çevrelere önceden aktarılması iddiaları, piyasa mekanizmasının adil işleyişini bozabileceği gibi, uluslararası yatırımcı güvenini de uzun vadede zayıflatabilir.
Merkez Bankası Politikaları Ve Güven Erozyonu
Bu tartışma, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın iletişim politikaları ve bağımsızlığına yönelik eleştirileri de yeniden gündeme taşıdı. Özellikle son yıllarda para politikası kararlarının öngörülebilirliği ve şeffaflığı, hem yerli hem de yabancı yatırımcılar açısından kritik bir başlık olarak öne çıkıyor.
Faiz yönüne ilişkin sinyallerin belirli bir çevreye önceden verilmiş olabileceği iddiası, yalnızca teknik bir iletişim sorunu değil; aynı zamanda ekonomik yönetimin güvenilirliği ve kurumsal işleyişine dair daha derin bir sorgulamayı beraberinde getiriyor.
- NHY / Selva Demiralp ve Güldem Atabay’ın sosyal medya paylaşımları
- Faiz Sinyali Tartışması: “İçeriden Bilgi” İddiası Ekonomi Yönetimine Güven Sarsıyor - 4 Nisan 2026
- Hürmüz’ün Adı: Zerdüştî Hafızadan Boğazın Jeopolitiğine Uzanan Bir İsim Yolculuğu - 3 Nisan 2026
- CHP’nin Mitingleri Sadece Bir Eylem Değil, Otoriter Sıkışmaya Karşı Siyasetin Ayakta Kalma Çabası - 3 Nisan 2026











