back to top
Ana Sayfa Haberler Faşizmin Yeni Eşiği: “Evsizlik” Duygusu Küresel Bir Siyasal Gerçekliğe Dönüşüyor

Faşizmin Yeni Eşiği: “Evsizlik” Duygusu Küresel Bir Siyasal Gerçekliğe Dönüşüyor

Gazeteci Ece Temelkuran, ABD’li gazeteci Mehdi Hasan ile yaptığı söyleşide, faşizmin yalnızca politik bir rejim değil, bireyleri kendi ülkelerinde “yabancı” hissettiren bir duygu rejimi haline geldiğini vurguladı; Temelkuran’a göre bu süreç artık yalnızca sürgünlerin değil, geniş toplum kesimlerinin ortak deneyimine dönüşüyor.

Faşizmin Duygusal Rejimi: “Evinizi Tanıyamamak”

Temelkuran, söyleşide faşizmi klasik tanımların ötesine taşıyarak onu bir “duygusal makine” olarak tarif ediyor. Ona göre faşizm, yalnızca baskıcı politikalarla değil, insanların aidiyet duygusunu aşındırarak işlerlik kazanıyor.

“Ülkenizi artık tanıyamadığınızı hissettiğinizde, bu evsiz kalmanın başlangıcıdır” diyen Temelkuran, bu hissin yalnızca göçmenlere ya da sürgünlere özgü olmadığını özellikle vurguluyor.

Bu çerçevede göç, faşist tahayyülde yalnızca bir “dış tehdit” değil; aynı zamanda içerideki toplumsal çözülmenin gerekçesi olarak işlev görüyor. Göçmenler, sistematik biçimde “yabancılaştırma” siyasetinin merkezine yerleştirilirken, paradoksal biçimde yerli yurttaşlar da kendi ülkelerinde yabancılaşmaya sürükleniyor.

Trump Dönemi Ve Hukukun Aşınması

Söyleşide ABD’ye özel bir parantez açan Temelkuran, özellikle Donald Trump dönemine dikkat çekerek, ilk kez bir ABD başkanının “hukukun üstünlüğüne açıkça meydan okuduğunu” ifade ediyor.

Bu durumun yalnızca kurumsal bir kriz değil, aynı zamanda toplumsal bir kırılma yarattığını belirten Temelkuran, Minneapolis örneğini “geleceğin habercisi” olarak nitelendiriyor. Ona göre bu tür olaylar, otoriterleşmenin nasıl normalleştirildiğini ve toplumun buna nasıl alıştırıldığını gösteriyor.

Temelkuran’ın dikkat çektiği bir diğer nokta ise küresel ölçekte yaşanan krizlerin —örneğin Gazze— birer “test alanı” olarak işlev görmesi. Bu krizler, uluslararası toplumun ne kadarına sessiz kalabileceğini ölçen deneyler olarak değerlendiriliyor.

Sürgünden Avrupa’ya: Otoriter Taktiklerin Küreselleşmesi

2016 yılında Recep Tayyip Erdoğan hükümetine yönelik eleştirileri nedeniyle Türkiye’den ayrılarak Berlin’e yerleşen Temelkuran, Avrupa’da da benzer baskı pratikleriyle karşılaştığını anlatıyor.

Yeni kitabı Nation of Strangers: Rebuilding Home in the 21st Century’de bu deneyimleri detaylandıran Temelkuran, Almanya’da oturum süreci sırasında sosyal medya paylaşımları nedeniyle “daha sessiz olması” yönünde uyarıldığını aktarıyor.

Bu durumun kendisi için çarpıcı bir kırılma olduğunu belirten Temelkuran, “Kendi ülkemde susturulmam istenirken şimdi aynı şeyin başka bir ülkede de talep edilmesi” ifadesiyle, otoriter yönetim tekniklerinin sınır aşan bir nitelik kazandığına dikkat çekiyor.

Bu bağlamda Avrupa’da yükselen aşırı sağ hareketler, özellikle AfD gibi partilerin güç kazanması, Temelkuran’a göre bu sürecin yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını gösteriyor.

Göçmenler Ve Direnişin Bilgisi

Temelkuran, söyleşinin en dikkat çekici bölümlerinden birinde göçmenlerin ve sürgünlerin faşizme karşı mücadelede özel bir konumda olduğunu savunuyor.

“Evimizi kaybedip yeniden kurmayı bilen biziz” diyen Temelkuran, bu deneyimin aynı zamanda faşizmin nasıl işlediğine dair bir “sezgi” geliştirdiğini ifade ediyor.

Bu yaklaşım, göçmenleri yalnızca mağdur değil, aynı zamanda politik özne olarak konumlandıran bir perspektif sunuyor. Göçmenlerin deneyimi, aidiyetin yeniden kurulabileceğini ve otoriter rejimlere karşı alternatif yaşam biçimlerinin mümkün olduğunu gösteren bir bilgi alanı olarak değerlendiriliyor.

Küresel Bir Uyarı: “Evsizlik” Yayılıyor

Temelkuran’ın kitabı ve söyleşisi, faşizmin klasik sınırlarını aşarak gündelik hayatın duygusal ve kültürel dokusuna nüfuz ettiğini ortaya koyuyor.

Artık mesele yalnızca sürgünlük ya da göç değil; bireylerin kendi ülkelerinde “yabancılaşması”, yani politik anlamda “evsizleşmesi”. Bu durum, modern demokrasilerin içten içe çözülmesinin en görünür işaretlerinden biri olarak öne çıkıyor.


  • NHY / Mehdi Hasan ile Ece Temelkuran söyleşisi