Yazar ve gazeteci Ece Temelkuran, Channel 4 News gazetecisi Krishnan Guru-Murthy ile yaptığı söyleşide, modern dünyanın ilk kez “henüz kaybetmeden kaybın yasını tuttuğu” bir döneme girdiğini söyleyerek, demokrasinin özellikle Avrupa’da gözle görülür biçimde zayıfladığı uyarısında bulundu.
Gelecek Zamanın Yası
Ece Temelkuran, Krishnan Guru-Murthy ile Ways to Change the World programında yaptığı söyleşide çağımızın ruh hâlini çarpıcı bir ifadeyle özetledi.
Temelkuran’a göre insanlık tarihinde ilk kez insanlar henüz tamamen kaybetmedikleri şeylerin yasını tutuyor. Bu duygunun yalnızca doğa ya da kültürel değerlerle sınırlı olmadığını söyleyen Temelkuran, demokrasinin de bu “gelecek zamanlı yasın” merkezinde yer aldığını belirtti.
Temelkuran şöyle konuştu:
“İnsanlık tarihinde ilk kez güzel şeylere bakarken gelecek zaman kipinde yas tutuyoruz. Denizlere, ağaçlara, ülkelere, demokrasilere… Her güzel şey bize kaybedeceğimizi bildiğimiz bir şeyin yasını hissettiriyor.”
Demokrasi İçin Son Parçalar mı?
Temelkuran, özellikle Avrupa’da demokratik sistemlerin giderek aşındığını ve toplumların bunun farkında olduğunu savundu. Ona göre birçok insan demokrasinin tamamen ortadan kalkmadığını bilse de, mevcut durumun bir “son dönem” hissi yarattığını düşünüyor.
“Demokrasinin son kırıntılarını yaşıyor olabiliriz” diyen Temelkuran, bu duygunun toplumlarda artan bir kaygı ve belirsizlik yarattığını vurguladı.
Temelkuran’a göre insanlar bir yandan otoriterleşmenin ilerlediğini görüyor, diğer yandan ise bunun geri dönebileceğine inanmak istiyor. Bu nedenle pek çok toplum, yaşanan dönüşümü “geçici bir siyasi dalgalanma” olarak yorumlama eğiliminde.
“Doğal Sarkaç” Umudu
Temelkuran söyleşide özellikle demokratik kurumların zayıfladığı ancak henüz açık bir otoriter rejime dönüşmemiş ülkelerde yaşayan insanların psikolojisine dikkat çekti.
Birçok insanın siyasi gerilemeyi dramatize etmek istemediğini söyleyen Temelkuran, bu tavrı şöyle açıklıyor:
İnsanlar hayatlarının ve ailelerinin nesiller boyunca sahip olduğu güvenliğin bir anda yok olduğunu kabul etmek istemiyor. Bu nedenle siyasetin doğal bir sarkaç gibi hareket ettiğine, kötü dönemlerin ardından sistemin yeniden dengeye geleceğine inanmayı tercih ediyorlar.
Ancak Temelkuran’a göre tarihsel deneyim bu kadar iyimser olmayabilir. Demokratik gerilemeler çoğu zaman ani çöküşlerle değil, yavaş ama sürekli bir erozyonla ilerliyor.
Kurumlara Soyut Güven
Söyleşide en dikkat çekici noktalardan biri Temelkuran’ın “kurumlara soyut güven” eleştirisi oldu.
Temelkuran, birçok insanın demokratik sistemin kendiliğinden kendini koruyacağına inandığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Mahkemelerin bizi kurtaracağını düşünüyoruz. Birinin sonunda bir şey yapacağını düşünüyoruz. Ama gerçek şu ki: Bizden başka kimse yok.”
Bu yaklaşımın demokratik toplumlarda pasifliğe yol açtığını savunan Temelkuran’a göre demokratik sistemlerin korunması ancak yurttaşların aktif katılımıyla mümkün.
“Gerçekte Yalnızca Biz Varız”
Temelkuran, söyleşinin sonunda demokrasi krizine karşı bireysel ve kolektif sorumluluğa dikkat çekti. Ona göre insanlar demokrasinin savunulmasını soyut kurumlara bırakma eğiliminde; oysa siyasal sistemlerin kaderini belirleyen asıl güç toplumun kendisi.
Temelkuran bu düşünceyi şu sözlerle özetledi:
“Gerçekte yalnızca biz varız. Sen ve ben. Hepsi bu. Ve bunun yeterli olduğuna inanmalıyız. Ama bunun yeterli olduğuna inanmak için önce birbirimize inanmalıyız.”
Turkish author and journalist Ece Temelkuran says ‘this is the first time in history that humans are mourning’ the loss of ‘democracy’ and other ‘beautiful things’ – on the latest episode of Ways to Change the World with @krishgm. pic.twitter.com/gt078eFSIE
— Channel 4 News (@Channel4News) March 6, 2026
- NHY / Channel 4 News
- Ece Temelkuran : “İnsanlık Tarihte İlk Kez Geleceğin Yasını Tutuyor” - 7 Mart 2026
- Zamanın Fotoğrafı - 7 Mart 2026
- İktidarın Teatral Çöküşü: Oval Ofis’te Metafizik Bir İllüzyon - 6 Mart 2026



















