Silivri’de tutuklu bulunan CHP’li Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, 8 Mart haftasında Beyoğlu Kadın ve Sanat Şenliği’ne gönderdiği mesajda kadın cinayetlerine, çocuk istismarına ve küresel ölçekte süren savaşlara dikkat çekerek “zulme karşı bir arada olmanın” en güçlü yanıt olduğunu vurguladı; mesaj, Türkiye’de hem kadın güvenliği hem de siyasal baskılar tartışmasının kesişiminde yankı buldu.
İnan Güney, Silivri’deki Marmara Cezaevi’nden (kamuoyunda Silivri Cezaevi olarak biliniyor) paylaştığı mesajda, geçen yıl başlatılan Beyoğlu Kadın ve Sanat Şenliği’nin bu yıl da sürdüğünü hatırlatarak, artan kadın cinayetleri ve çocuklara yönelik istismar vakaları karşısında dayanışma çağrısı yaptı. Güney’in mesajı, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü haftasında kamuoyuna ulaştı.
Kadın Cinayetleri Ve Toplumsal Yarılma
Güney’in mesajında özellikle iki kadın ve bir çocuğun ölümü üzerinden vurgulanan tablo, Türkiye’de kadınlara yönelik şiddetin süreklilik kazanan niteliğini bir kez daha gündeme taşıdı. Bağımsız kadın örgütlerinin verilerine göre Türkiye’de her ay onlarca kadın erkek şiddeti sonucu yaşamını yitiriyor.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ve benzeri sivil toplum kuruluşlarının raporları, kadın cinayetlerinin önemli bir bölümünde failin eş, eski eş ya da yakın çevreden biri olduğunu ortaya koyuyor. Koruma kararlarına rağmen gerçekleşen cinayetler ise uygulamadaki zafiyet tartışmasını derinleştiriyor.
Güney’in mesajında yer verdiği Zeytinburnu sahilinde bulunan anne ve çocuk ölümü, kamuoyunda geniş yankı uyandırmış; çocuk istismarı ve adli süreçlere ilişkin ihmaller yeniden sorgulanmaya başlanmıştı.
8 Mart İklimi Ve İstanbul Sözleşmesi Tartışması
8 Mart haftası, Türkiye’de kadın hakları mücadelesinin hem sembolik hem de politik olarak en görünür olduğu dönemlerden biri. Ancak son yıllarda bu döneme, güvenlik önlemleri, yasaklar ve müdahaleler tartışmaları da eşlik ediyor.
Türkiye’nin 2021 yılında çekildiği İstanbul Sözleşmesi, kadın örgütleri tarafından hâlâ temel referans noktası olarak gösteriliyor. Sözleşmenin feshi sonrası koruma ve önleme mekanizmalarının zayıfladığı yönündeki eleştiriler sürerken; hükümet, mevcut yasal düzenlemelerin yeterli olduğunu savunuyor.
Güney’in “şenlik yapmak zor ama dayanışma esas gücümüz” ifadesi, bu politik iklim içinde kültürel ve kamusal alanın daraldığı eleştirileriyle birlikte okunuyor.
Silivri Bağlamı Ve Siyaset
Cumhuriyet Halk Partisi’nin Beyoğlu Belediye Başkanı olan Güney’in tutukluluğu da mesajın siyasal boyutunu güçlendiriyor. Muhalefet partileri ve bazı uluslararası insan hakları kuruluşları, son yıllarda yerel yöneticilere ve muhalif siyasetçilere yönelik yargı süreçlerinin siyasi saiklerle yürütüldüğünü savunuyor. Hükümet ise yargının bağımsız olduğunu ve süreçlerin hukuki çerçevede ilerlediğini belirtiyor.
Silivri Cezaevi, uzun yıllardır Türkiye’de siyasi davalarla anılan bir mekân olarak kamuoyunda sembolik bir yere sahip. Güney’in mesajında “hücremdeyim” vurgusu, bireysel tutukluluk deneyimini kadın mücadelesi ve küresel adaletsizlik eleştirisiyle birleştiren bir anlatı kuruyor.
Küresel Bağlantı: İran Ve Gazze Vurgusu
Güney’in mesajında İran ve Gazze’de yaşamını yitiren kadın ve çocuklara atıf yapılması, kadın hakları ve çocukların yaşam hakkı meselesini ulusal sınırların ötesine taşıyor.
Gazze’de devam eden çatışmalar ve sivil kayıplar, Birleşmiş Milletler raporlarında da geniş yer buluyor. Benzer şekilde İran’da kadın hakları ihlalleri ve çocuk ölümleri, uluslararası insan hakları örgütlerinin gündeminde.
Bu bağlamda Güney’in mesajı, yerel bir festival çağrısından öte; savaş, şiddet ve adaletsizlik karşısında dayanışmayı ortak bir zemin olarak tanımlıyor.
Dayanışma Söylemi Ve Siyasal Duraksama
Mesajın en dikkat çekici yönü, umutsuzluk vurgusuna rağmen “şenlik” kavramını koruması. Güney, zulüm ve adaletsizlik döneminin geçici olduğu ve kadınların daha güvenli yaşadığı bir Beyoğlu ve Türkiye’nin mümkün olduğu mesajını veriyor.
Ancak veriler ve mevcut politik atmosfer, Türkiye’de kadın güvenliği, ifade özgürlüğü ve yerel yönetimlerin hareket alanı açısından bir duraksamaya işaret ediyor. Kadın cinayetleri ve çocuk istismarı vakalarında etkin soruşturma ve caydırıcılık tartışmaları sürerken; muhalif yerel yöneticilerin tutukluluğu, demokratik alanın daraldığı yönündeki eleştirileri güçlendiriyor.
Güney’in Silivri’den gönderdiği mesaj, tam da bu kesişim noktasında duruyor: Bir yanda artan kadın cinayetleri ve toplumsal travma, diğer yanda siyasal baskı iddiaları ve kamusal alanın daralması.
Sonuçta ortaya çıkan tablo, yalnızca bir belediye başkanının cezaevinden dayanışma çağrısı değil; Türkiye’de kadınların güvenliği ve siyasal özgürlükler alanında gelinen eşik hakkında da bir gösterge niteliği taşıyor.
- NHY / İnan Güney Sosyal Medya Paylaşımı

















