ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran savaşı sürecinde yeterli destek vermediğini düşündüğü NATO ülkelerine yönelik asker çekme ve üs kapatma gibi “cezalandırıcı” adımlar planladığı iddiası, transatlantik ittifakta ciddi bir kırılmanın habercisi olarak değerlendiriliyor.
Asker Çekme Ve Üs Kapatma Seçenekleri Masada
NATO içinde artan gerilim, ABD yönetiminin ittifak içindeki bazı ülkelere yönelik doğrudan yaptırım niteliği taşıyabilecek adımları tartışmaya açmasıyla yeni bir aşamaya taşındı.
ABD basınına yansıyan bilgilere göre, Washington yönetimi; İran savaşında yeterli destek sunmadığını düşündüğü müttefik ülkelerden asker çekmeyi ve bu birlikleri daha fazla destek veren ülkelere kaydırmayı değerlendiriyor. Planın ayrıca Avrupa’da, özellikle Almanya ya da İspanya’daki bazı ABD askeri üslerinin kapatılmasını da içerebileceği belirtiliyor.
NATO’dan Çıkış Zor, “Parçalı Baskı” Daha Olası
Trump’ın daha önce dile getirdiği NATO’dan tamamen çekilme tehdidi ise hukuki ve siyasi engeller nedeniyle kısa vadede daha düşük ihtimal olarak görülüyor. ABD yasalarına göre böyle bir adım için Kongre onayı gerekiyor.
Bu nedenle Beyaz Saray içinde tartışılan yeni yaklaşımın, ittifakı tamamen terk etmek yerine, “parçalı baskı” stratejisiyle belirli ülkeleri hedef almayı amaçladığı değerlendiriliyor. Bu strateji, NATO içinde eşitlik ilkesine dayanan güvenlik mimarisini zayıflatabilecek bir yönelim olarak yorumlanıyor.
İran Savaşı Sonrası Transatlantik Gerilim
İddialar, Washington ile Avrupa başkentleri arasındaki görüş ayrılıklarının özellikle İran savaşı sonrasında derinleştiğini ortaya koyuyor. Trump yönetiminin savaş kararı, NATO içinde beklenen düzeyde bir birliktelik yaratmazken, bu durum ABD tarafından “ittifakın başarısızlığı” olarak çerçeveleniyor.
Bu süreçte NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin Washington’da Trump ile yaptığı kapalı görüşme, krizin diplomatik düzeyde yönetilmeye çalışıldığını gösterse de, görüşmenin basına kapalı gerçekleşmesi gerilimin boyutuna işaret ediyor.
Yeni Güvenlik Mimarisine Doğru Mu?
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Trump’ın, İran savaşı sonrasında NATO üyeliğinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini dile getirmesi, yalnızca taktiksel değil stratejik bir yön değişikliğinin de sinyali olarak okunuyor.
Uzmanlara göre, Washington’un bu yaklaşımı hayata geçirmesi durumunda, NATO’nun kolektif savunma ilkesine dayalı yapısı aşınabilir; bu da Avrupa’nın kendi savunma kapasitesini artırma yönünde daha bağımsız adımlar atmasına yol açabilir. Bu gelişmeler, II. Dünya Savaşı sonrası kurulan transatlantik güvenlik düzeninin geleceğini doğrudan etkileyebilecek nitelikte.
- NHY / ntv.de, AFP, Reuters
















