back to top
Ana Sayfa Haberler 1 Mart’ın Gölgesinde: Özel’den Washington Ve AKP’ye Sert Mesaj

1 Mart’ın Gölgesinde: Özel’den Washington Ve AKP’ye Sert Mesaj

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 1 Mart 2003 tezkeresinin yıldönümünde yaptığı konuşmada ABD’nin Ortadoğu politikalarında ve AKP’nin dış politika çizgisinde “değişen bir şey olmadığını” savunarak, Meclis’in savaş ve dış müdahale konularında yeniden belirleyici aktör olması gerektiğini söyledi.

1 Mart’ın Tarihsel Yükü Ve Siyasi Mesaj

Özgür Özel, 1 Mart 2003’te TBMM’de reddedilen ve ABD askerlerinin Türkiye üzerinden Irak’a konuşlandırılmasını öngören tezkerenin yıldönümünde Ankara’da düzenlenen “1 Mart 2003 Direnişi” belgesel gösteriminde konuştu. Etkinlik, Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı ev sahipliğinde ve belgeselci Nebil Özgentürk imzasıyla gerçekleştirildi.

Özel, 1 Mart oylamasını “parlamento tarihinin en kritik kararlarından biri” olarak nitelendirirken, kapalı oturum tutanaklarının açıklanması için yeniden önerge vereceklerini duyurdu. İktidarın bu belgeleri kamuoyuna açmamasını eleştiren Özel, oylama sürecine ilişkin tartışmaların hâlâ siyasi sonuçlar doğurduğunu savundu.

Washington’a Eleştiri: “Değişen Bir Şey Yok”

Özel, ABD’nin Ortadoğu’daki askeri müdahalelerini sert sözlerle eleştirerek, “Amerika’da değişen bir şey yok” dedi. ABD’nin geçmişte Irak işgali sırasında “kitle imha silahları” gerekçesini öne sürdüğünü, bugün ise İran’ın nükleer kapasitesi üzerinden benzer bir müdahale söylemi geliştirdiğini belirtti.

2003’te başlayan Irak Savaşı sürecinin bölgesel istikrarsızlığı derinleştirdiğini hatırlatan Özel, son dönemde İran’a yönelik artan askeri gerilimin de benzer sonuçlar doğurabileceğini savundu. Uluslararası ajansların analizlerinde de, Ortadoğu’da olası bir geniş çaplı çatışmanın enerji güvenliği, göç hareketleri ve bölgesel dengeler açısından ciddi riskler barındırdığına dikkat çekiliyor.

Meclis’in Rolü Ve “Güçlü Kurum” Vurgusu

Özel’in konuşmasında öne çıkan başlıklardan biri de parlamenter denetim oldu. 1 Mart tezkeresinin reddinin, yürütmenin dış politika tercihleri üzerinde Meclis’in fren mekanizması işlevi gördüğünü belirten Özel, güçlü ülkelerin güçlü kurumlara sahip olduğunu vurguladı.

Uluslararası literatürde de, özellikle savaş ve askeri müdahale kararlarında yasama organının rolü demokratik meşruiyetin temel unsurlarından biri olarak kabul ediliyor. Reuters ve AP analizlerinde, Türkiye’de son yıllarda yürütmenin dış politika alanındaki ağırlığının arttığı ve parlamenter denetimin zayıfladığı yönündeki değerlendirmeler dikkat çekiyor.

AKP’ye Yönelik Eleştiriler Ve Güncel Gerilim

Özel, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin 2003’ten bu yana dış politika çizgisinde tutarlılık göstermediğini savunarak, iktidarın ABD ile ilişkilerde “tavizkâr” davrandığını öne sürdü. 1 Mart tezkeresinin geçmemesinin Türkiye’yi doğrudan savaşın parçası olmaktan alıkoyduğunu ifade eden Özel, bugün benzer bir oylama yapılsa Meclis aritmetiğinin farklı sonuç doğurabileceğini iddia etti.

Özel’in açıklamaları, Türkiye’nin hem ABD hem de bölge ülkeleriyle ilişkilerinin yeniden tanımlandığı bir dönemde geldi. Washington-Ankara hattında savunma sanayi, yaptırımlar ve bölgesel güvenlik başlıklarında süren pazarlıklar, iç siyasette de dış politika eksenli sert tartışmaları beraberinde getiriyor.

1 Mart’tan Bugüne: Süreklilik Ve Kırılma

1 Mart tezkeresi, Türkiye’nin Irak savaşına doğrudan katılımını engelleyen kritik bir dönüm noktası olarak siyasi hafızadaki yerini koruyor. Ancak aradan geçen 23 yılda, Türkiye’nin Suriye ve Irak sahasındaki askeri varlığı, NATO içindeki rolü ve ABD ile inişli çıkışlı ilişkileri yeni bir tablo ortaya koydu.

Özel’in çıkışı, bir yandan 2003’teki Meclis iradesini sahiplenirken, diğer yandan mevcut dış politika yönelimine karşı muhalefetin alternatif bir hat inşa etme çabasının parçası olarak değerlendiriliyor. Türkiye’nin önünde duran temel soru ise değişmedi: Bölgesel krizler karşısında karar verici kim olacak ve bu kararlar hangi demokratik denetime tabi olacak?