Türkiye’de asgari ücretlinin motorin satın alma gücü, Avrupa ülkeleriyle kıyaslandığında dramatik biçimde düşük kalırken; bu tablo, ulaşım maliyetlerinden gıda fiyatlarına kadar geniş bir alanda enflasyon baskısını derinleştiriyor.
Satın Alma Gücünde Çarpıcı Farklar
CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, Türkiye ile Avrupa ülkeleri arasında asgari ücret üzerinden motorin satın alma gücünü karşılaştırarak dikkat çeken veriler paylaştı. Buna göre Türkiye’de brüt asgari ücretle yalnızca 474 litre motorin alınabilirken, bu miktar Avrupa ülkelerinde neredeyse iki ila üç katına çıkıyor.
Lüksemburg’da asgari ücretle yaklaşık 1.300 litre motorin alınabilirken, İrlanda’da 1.173 litre, Hollanda’da 1.132 litre seviyesine ulaşılıyor. Almanya, Belçika ve Avusturya gibi ülkelerde de bu miktar 900 litre bandının üzerinde seyrediyor. Türkiye ise bu sıralamada açık ara son sırada yer alıyor.
Ulaşım Maliyetlerinden Enflasyona Zincirleme Etki
Yavuzyılmaz, motorin satın alma gücünün düşüklüğünün yalnızca bireysel araç kullanıcılarını değil, üretim ve taşımacılık zincirinin tamamını etkilediğini vurguladı. Dizel yakıtın; tarım, lojistik ve toplu taşımada temel bir girdi olması nedeniyle, bu alandaki maliyet artışlarının doğrudan fiyatlara yansıdığına dikkat çekildi.
Bu durum; çiftçiden nakliyeciye, esnaftan yolcuya kadar geniş bir kesimin maliyet baskısı altında kalmasına neden olurken, enflasyonun toplumsal etkisini de derinleştiriyor. Türkiye’de yakıt maliyetlerinin gelirle kıyaslandığında yüksek kalması, alım gücündeki aşınmanın en görünür göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor.
Asgari Ücret Ve Yaşam Maliyeti Arasındaki Uçurum
Veriler, Türkiye’de asgari ücret ile temel harcama kalemleri arasındaki dengenin giderek bozulduğunu ortaya koyuyor. Avrupa ülkelerinde asgari ücret, enerji ve ulaşım giderleri karşısında görece daha güçlü bir satın alma kapasitesi sunarken; Türkiye’de bu denge tersine dönmüş durumda.
Motorin özelinde ortaya çıkan tablo, daha geniş bir ekonomik sorunun parçası olarak okunuyor: Gelir artışlarının, temel tüketim kalemlerindeki fiyat artışlarının gerisinde kalması. Bu da özellikle sabit gelirli kesimler için yaşam maliyetinin sürdürülebilirliğini her geçen gün daha da zorlaştırıyor.
- NHY / Deniz Yavuzyılmaz’ın kamuya açık sosyal medya paylaşımı



















