Yaşatacağız Platformu’nun çağrısıyla Beşiktaş Meydanı’nda toplanan hayvan hakları savunucuları, “katliam yasası” olarak nitelendirdikleri düzenlemeye ve sokak hayvanlarının toplatılmasına karşı çıkarak, güvenlik tartışmasının hedef saptırdığını savundu.
Gazeteci Fatoş Erdoğan’ın sosyal medya platformu X üzerinden aktardığı bilgilere göre, İstanbul Beşiktaş Meydanı’nda bir araya gelen yaşam hakkı savunucuları, sokak hayvanlarının “toplatılması, barınaklara kapatılması ve öldürülmesine” karşı protesto düzenledi. Eylem, Yaşatacağız Platformu’nun çağrısıyla gerçekleştirildi.
Platform adına konuşan Şenol Karakaş, “katliam yasası” gündeme gelmeden önce defalarca uyarıda bulunduklarını belirterek, yaşamı hedef alan politikalara karşı mücadele çağrısı yaptı. Karakaş, sokakların güvensizliğinin hayvanlardan değil, nefret suçları ve cezasızlık kültüründen kaynaklandığını savundu.
Güvenlik Tartışmasına Siyasal Eleştiri
Eylemde yapılan konuşmalarda, sokak hayvanlarının hedef gösterilmesinin toplumsal sorunların üzerini örttüğü dile getirildi. Karakaş, “Sokaklarda ırkçılar varken sokaklar güvenli değil. Kadın cinayetlerini işleyenler elini kolunu sallayarak gezerken sokaklar güvenli değil. LGBT+’lar hedeflenmişken sokaklar güvenli değil” ifadeleriyle güvenlik söyleminin seçici biçimde kurulduğunu ileri sürdü.
Açıklamada, işçi eylemlerine yönelik müdahalelere de atıf yapılarak, “Sokakları güvenli kılmak istiyorsak, sokakta yaşayan hayvanları değil; ırkçıları, faşistleri, kadın düşmanlarını sokaklardan temizleyin” denildi. Bu söylem, protestonun yalnızca hayvan haklarıyla sınırlı kalmadığını; daha geniş bir hak ve özgürlükler çerçevesine oturduğunu gösterdi.
Unutulmayan İsimler Ve Barınak Eleştirisi
Eylemde söz alan Av. Sevcan Çamlıdağ ise geçmişte öldürülen ya da barınaklarda yaşamını yitiren kedi ve köpeklerin isimlerini tek tek anarak, kamuoyunda tepki çeken vakaları hatırlattı. Çamlıdağ, “Hiçbirini unutmadık, unutmayacağız” diyerek mücadelenin süreceğini vurguladı.
Konuşmalarda özellikle barınak koşulları ve denetim mekanizmaları eleştirilirken, toplatma politikalarının sistematik ihmal ve kötü muamele riskini artırdığı savunuldu. Hayvan hakları savunucuları, çözümün öldürme ve kapatma değil; kısırlaştırma, yerinde yaşatma ve kamusal sorumluluğun güçlendirilmesi olduğunu dile getirdi.
Beşiktaş’taki protesto, sokak hayvanlarına yönelik yasal düzenlemeler etrafında süren tartışmaların toplumsal muhalefet zemininde genişlediğini ve meselenin yalnızca “sokak güvenliği” başlığıyla sınırlı ele alınamayacağını bir kez daha ortaya koydu.
- NHY / Fatoş Erdoğan’ın X hesabından paylaştığı bilgiler














