TÜİK’in 2025 verileri, Türkiye’de evlilik sayılarının gerilediğini, boşanmaların ise artış eğilimini sürdürdüğünü ortaya koyarken; ilk evlenme yaşının yükselmesi, ilk beş yılda sona eren evliliklerin oranı ve çocukların büyük ölçüde anneye verilen velayeti demografik dönüşümün hızlandığını gösteriyor.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 24 Şubat’ta yayımlanan 2025 evlenme ve boşanma istatistiklerine göre, Türkiye’de evlenen çift sayısı 2024’te yaklaşık 570 bin iken 2025’te 552 binin biraz üzerine geriledi. Buna karşılık boşanan çift sayısı 2024’te 189 bin civarındayken 2025’te 194 bine yaklaştı. Veriler, kaba evlenme hızında düşüşe, kaba boşanma hızında ise artışa işaret ediyor.
Kaba evlenme ve kaba boşanma hızları, bin kişi başına düşen ortalama evlenme ve boşanma sayısını ifade ediyor ve nüfus yapısındaki eğilimleri karşılaştırmalı biçimde izlemeye imkân tanıyor.
İlk Yıllarda Dağılan Evlilikler
TÜİK verilerine göre 2025’te sona eren evliliklerin yaklaşık üçte biri ilk beş yıl içinde, beşte biri ise evliliğin 6-10 yılı arasında gerçekleşti. Bu tablo, evliliklerin özellikle ilk on yılda kırılganlaştığını ortaya koyuyor.
2025’te kesinleşen boşanma davalarında yaklaşık 194 bin çift yollarını ayırırken, bu süreçten 191 bin 371 çocuk etkilendi. Çocukların velayetinin yüzde 74,6’sı anneye, yüzde 25,4’ü babaya verildi. Uzmanlara göre bu oran, hem toplumsal cinsiyet rollerinin hem de yargı pratiğinin yansıması olarak okunuyor.
Evlenme Yaşı Yükseliyor
Ortalama ilk evlenme yaşı her iki cinsiyette de artmaya devam etti. 2025’te erkeklerde ortalama ilk evlenme yaşı 28,5’e, kadınlarda ise 26’ya yükseldi. Erkek ile kadın arasındaki ortalama yaş farkı 2,5 olarak kaydedildi.
Bu artış, eğitim süresinin uzaması, kentleşme, iş güvencesizliği ve konut maliyetlerindeki yükseliş gibi ekonomik ve yapısal faktörlerle ilişkilendiriliyor. Özellikle büyük şehirlerde artan yaşam maliyetleri, evlilik kararını erteleyen başlıca unsurlar arasında gösteriliyor.
İller Arasında Belirgin Fark
Kaba evlenme hızının en yüksek olduğu il 2025’te Gaziantep oldu; onu Osmaniye ve Şanlıurfa izledi. En düşük oran ise Tunceli’de kaydedildi; Gümüşhane ve Ardahan da alt sıralarda yer aldı. TÜİK’e göre bu üç il aynı zamanda nüfus yoğunluğu en düşük iller arasında bulunuyor.
Boşanmada ise tablo tersine dönüyor. Kaba boşanma hızının en yüksek olduğu il binde 3,28 ile İzmir olurken, Antalya ve Denizli onu izledi. En düşük oran binde 0,51 ile Hakkari’de görüldü; Şırnak ve Bitlis de düşük oranlı iller arasında yer aldı. Veriler, kentleşme oranı yüksek ve ekonomik hareketliliğin fazla olduğu bölgelerde boşanma hızlarının daha yüksek seyrettiğini gösteriyor.
Yabancı Evlilikler Ve Göç Etkisi
2025’te yapılan evliliklerin yüzde 90’dan fazlası Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları arasında gerçekleşti. Damatların yüzde 1’i, gelinlerin ise yüzde 5,2’si yabancı uyruklu kişilerden oluştu.
TÜİK’in sınıflandırmasına göre “yabancı gelinler” arasında Suriyeliler ilk sırada yer alırken, Özbek ve Faslı gelinler onları izledi. “Yabancı damatlar” arasında da Suriyeliler ilk sırada yer alırken, Alman ve Afgan damatlar takip etti. Bu dağılım, son on yılda artan göç hareketlerinin evlilik istatistiklerine yansıması olarak değerlendiriliyor.
Ekonomi, Kentleşme Ve Aile Söylemi
Türkiye’de son yıllarda aile kurumu siyasal söylemin merkezinde yer alırken, eşzamanlı olarak ekonomik dalgalanmalar, yüksek enflasyon, gelir eşitsizliği ve konut krizi gibi faktörler aile yapısını doğrudan etkiliyor. Uzmanlara göre evliliklerin azalması ve boşanmaların artması yalnızca kültürel değil; aynı zamanda ekonomik güvencesizlik, işsizlik ve kent yaşamının maliyetleriyle bağlantılı yapısal bir dönüşüme işaret ediyor.
Demografik göstergelerdeki bu değişim, Türkiye’nin genç nüfus yapısının da hızla dönüşmekte olduğunu ortaya koyuyor. Evlilik yaşının yükselmesi ve boşanma oranlarının artması, uzun vadede doğurganlık oranları ve hane yapısı üzerinde de belirleyici olacak.
- NHY / Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 Evlenme ve Boşanma İstatistikleri (24 Şubat 2026 yayımlı)


















