Ankara’daki evinde gözaltına alındıktan sonra İstanbul’da tutuklanan gazeteci Alican Uludağ hakkında verilen karar, basın ve ifade özgürlüğü tartışmalarını yeniden gündeme taşırken, muhalefet temsilcileri ve meslek örgütleri sürecin “gazetecilik faaliyetinin cezalandırılması” olduğunu savundu.
(İSTANBUL) — İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, X platformundaki paylaşımları nedeniyle “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” ve “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamalarıyla resen soruşturma başlattığı gazeteci Alican Uludağ, sevk edildiği sulh ceza hakimliğince “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” suçlaması kapsamında tutuklandı. Uludağ, Ankara’daki evinde gözaltına alındıktan sonra İstanbul’a getirildi ve işlemleri İstanbul Adliyesi’nde tamamlandı.
Tutuklama kararının ardından Uludağ, avukatları aracılığıyla kamuoyuna, “Herkes bilsin ki Alican Uludağ susmadı, susmayacak” mesajını iletti.
Yargı Süreci Ve Suçlamalar
Soruşturma dosyasına göre savcılık, Uludağ’ın sosyal medya paylaşımlarının Türk Ceza Kanunu’nun 299. maddesinde düzenlenen “Cumhurbaşkanına hakaret” suçunu oluşturduğu iddiasıyla işlem başlattı. “Yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlaması yönünden ise tutuklama kararı verilmediği öğrenildi.
Türkiye’de son yıllarda gazeteciler hakkında sosyal medya paylaşımları nedeniyle açılan soruşturmalar ve verilen tutuklama kararları, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ifade özgürlüğünü düzenleyen 10. maddesi bağlamında ulusal ve uluslararası kamuoyunda tartışma konusu olmaya devam ediyor.
Muhalefet Ve Meslek Örgütlerinden Tepki
Uludağ’ın adliyedeki işlemlerini çok sayıda basın meslek örgütü temsilcisi ile birlikte Gökan Zeybek, Özgür Çelik ve Ali Gökçek gibi muhalefet temsilcileri takip etti. Muhalif siyasetçiler, kararı “ifade özgürlüğüne müdahale” ve “gazetecilik faaliyetinin kriminalize edilmesi” olarak nitelendirdi.
Basın örgütleri ise yazılı açıklamalarında, tutuklamanın ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu savunarak, gazetecilerin mesleki faaliyetleri nedeniyle özgürlüklerinden mahrum bırakılmaması gerektiğini belirtti.
Basın Özgürlüğü Bağlamı
Türkiye, uluslararası basın özgürlüğü endekslerinde son yıllarda alt sıralarda yer alıyor. Gazetecilere yönelik soruşturmalar, tutuklamalar ve erişim engelleri, özellikle seçim dönemleri ve siyasi gerilimin arttığı süreçlerde daha görünür hale geliyor.
Uludağ’ın tutuklanması, sosyal medya paylaşımlarının cezai yaptırıma konu edilmesi ve tutuklama tedbirinin uygulanması bakımından, ifade özgürlüğü ile kamu otoritesinin korunması arasındaki denge tartışmasını bir kez daha gündeme taşıdı.














