back to top
Ana Sayfa Haberler Fatih Altaylı’ya 4 Yıl 2 Ay Hapis: “Siyasi Eleştirinin Suçlaştırılması” Tartışması Derinleşiyor

Fatih Altaylı’ya 4 Yıl 2 Ay Hapis: “Siyasi Eleştirinin Suçlaştırılması” Tartışması Derinleşiyor

‘Cumhurbaşkanı’na tehdit’ suçlamasıyla 22 Haziran’dan bu yana tutuklu bulunan gazeteci Fatih Altaylı, ikinci duruşmasında 4 yıl 2 ay hapis cezasına mahkûm edildi. Mahkeme, tutukluluğunun devamına hükmederken; Altaylı, savunmasında sözlerinin çarpıtıldığını ve ortada “tehdit kastının zerresi olmadığını” söyledi. Karar, ifade özgürlüğü ve yargı bağımsızlığı tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

Mahkemeden Hapis ve Tutukluluğa Devam Kararı

İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi, gazeteci Fatih Altaylı hakkında görülen davada 4 yıl 2 ay hapis cezası verdi ve mevcut tutukluluk halinin sürmesine karar verdi.
Altaylı, 22 Haziran’dan beri ‘Cumhurbaşkanı’na tehdit’ iddiasıyla Silivri’deki Marmara Cezaevi’nde tutuklu bulunuyor. İlk duruşmanın yapıldığı 3 Ekim’de mahkeme, “kaçma şüphesi” ve tutukluluğun “ölçülü olduğu” gerekçesiyle tahliye talebini reddetmişti.

Bu hafta görülen ikinci duruşmada Altaylı, Silivri’den getirildiği salonda savunmasına, ironi dolu bir ifadeyle “Silivri’ye hoş geldiniz” diyerek başladı.

Altaylı: “Ne tehdit var, ne de böyle bir gücüm”

Savunmasında sözlerinin bağlamından koparıldığını belirten Altaylı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisinden tehdit algılayacak bir sebepten yoksun olduğuna dikkat çekti:

“Cumhurbaşkanı benim sözümden korkacak biri değil. Ayrıca etkileyebileceğim bir durum da yok. Tarihi bir örnekten söz ettim. Hem bana hem Cumhurbaşkanı’na haksızlık yapıldığını düşünüyorum. Tehdit kastım olmadığı açık.”

Altaylı, beraat talebinde bulunurken, davada yargılama konusu yapılan sözlerin eleştirel bir çerçevede dile getirildiğini savundu.

Davanın Arka Planı: Bir Yayın, Bir Paylaşım ve Ardından Gelen Tutuklama

Fatih Altaylı hakkında dava, 20 Haziran 2025’te yayınlanan programdaki ifadeleri nedeniyle açıldı.
Altaylı, yayında bir kamuoyu araştırmasına atıfla, Türkiye’nin geçmişindeki siyasal kültüre ilişkin değerlendirmeler yapmış; bu sözler daha sonra sosyal medyada tek bir kesit üzerinden dolaşıma sokulmuştu.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, kesilmiş görüntüyü “Suyun ısındı” notuyla paylaşınca, söz konusu ifadeler hızla kriminal bir tartışmanın parçasına dönüştü.
Altaylı, emniyetteki ifadesinde sözlerinin tehdit veya hakaret amacı taşımadığını, yorumlarının bağlamının “çarpıtıldığını” dile getirmişti.

İfade Özgürlüğü Gölgesinde Bir Karar

Kararın ardından medya ve hukuk çevrelerinde, Altaylı’nın tutukluluğunun ifade özgürlüğü ve siyasi iklimin baskıcı etkisi açısından bir gösterge olduğu yönündeki tartışmalar yeniden yükseldi.
Altaylı’nın YouTube kanalında yayınlanan, boş bir koltuğun yer aldığı protesto videosunun 1,2 milyon izlenmeye ulaşması, davanın toplumsal ilgisini de gösteriyor.

Mahkemenin verdiği ceza ile tutukluluğun devamı kararı, gazetecilik faaliyetlerinin giderek daralan bir alana sıkıştırıldığı yönündeki eleştirileri güçlendirmiş durumda.


Toplumsal Bellek sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.