Karahantepe’de topraktan çıkan her taş, yalnızca geçmişe ait bir nesne değil; insanın kendini ve dünyayı kavrama sürecinde geldiği eşiğin sessiz ama ısrarlı tanığıdır. Arkeoloji Dergisi’nin 2025 yılı için “dünyanın en önemli keşfi” olarak işaret ettiği bu alan, Neolitik Çağ’ı yalnızca tarımın ya da yerleşik hayatın başlangıcı olarak okuyan ezberleri sarsıyor. Karahantepe, üretimin belirli bir yoğunluğa ulaştığı, emek süreçlerinin karmaşıklaştığı ve bunun zorunlu sonucu olarak zihinsel dünyada da bir sıçramanın yaşandığı tarihsel bir kırılma anını gözler önüne seriyor.
Bu topraklarda bulunan T biçimli dikilitaşlar, heykeller, figürler ve özellikle insan yüzü oyulmuş sütun, “ilkel” olarak adlandırılagelen insan topluluklarının aslında ne denli gelişkin bir düşünsel evrende yaşadığını gösteriyor. Burada mesele yalnızca estetik bir üretim değil; üretimin toplumsallaşmasıyla birlikte anlamın da kolektif olarak inşa edilmesi. İnsan, artık yalnızca doğaya uyum sağlayan bir varlık değil, doğayı dönüştürürken kendisini de dönüştüren bir özne haline geliyor.
Karahantepe’de bulunan üç boyutlu anlatı, bu dönüşümün somut ifadesi. Dibi olmayan bir taş kase, taş çubuklar ve hayvan figürleri… Bunlar rastgele yan yana gelmiş nesneler değil. Bilinçli bir düzenlemenin, sembolik bir dizgenin parçaları. Üretim ilişkileri basit avcılık-toplayıcılık sınırlarını aşmaya başladığında, insan zihni de yalnızca hayatta kalmaya odaklı olmaktan çıkar; anlatmaya, anlamlandırmaya ve kendini konumlandırmaya yönelir. Mitler, ritüeller ve semboller tam da bu noktada ortaya çıkar: Emeğin örgütlenme düzeyi, düşüncenin örgütlenme düzeyini belirler.
İnsan yüzlü T biçimli dikilitaş ise belki de Karahantepe’nin en çarpıcı ifadesidir. Çünkü burada insan, ilk kez kendini taşa kazımaktadır. Bu, bireysel bir portre olmaktan çok, kolektif bir “biz” bilincinin ifadesidir. Yüz, tek bir kişiyi değil; üretim sürecinde birbirine bağlanan, aynı mekânı paylaşan, aynı emek döngüsünün parçası olan topluluğu simgeler. İnsan, artık yalnızca doğanın karşısında değil; kendi yarattığı toplumsal dünyanın da farkındadır.
Bu farkındalık, maddi yaşam koşullarından bağımsız değildir. Yerleşik hayata geçiş, üretim fazlasının ortaya çıkması, iş bölümünün ilk biçimleri ve kolektif emeğin yoğunlaşması, düşüncenin soyutlama kapasitesini genişletir. Karahantepe’deki sembolik zenginlik, tam da bu genişlemenin izlerini taşır. Hayvan figürleri, doğanın korkulan ya da hayranlık duyulan unsurları olmaktan çıkıp anlatının, mitin ve belleğin parçası haline gelir. İnsan, doğayla kurduğu ilişkiyi artık yalnızca bedeniyle değil, zihniyle de düzenler.
Bugünden geriye baktığımızda Karahantepe, bize şu soruyu sordurur: Tarihi yalnızca kralların, savaşların ve iktidarların hikâyesi olarak mı okuyacağız, yoksa emeğin sessiz ama kurucu gücünü mü merkeze alacağız? Bu taşlar, saraylardan ya da tapınaklardan çok önce, kolektif emeğin ürünü olan kamusal mekânların varlığını gösteriyor. Burada kutsal olan, soyut bir göksel irade değil; birlikte üretmenin ve birlikte anlam kurmanın kendisi.
Karahantepe, insanlık tarihine açılan yeni bir pencere olmanın ötesinde, bugüne de ayna tutuyor. Bugün zihinsel dünyamızda yaşadığımız krizler, üretim ilişkilerindeki eşitsizliklerden bağımsız değilse, Neolitik insanın düşünsel sıçraması da üretimin ulaştığı düzeyden bağımsız değildi. Taşın içine oyulmuş yüz, bize hâlâ şunu fısıldıyor: İnsan, dünyayı değiştirdikçe kendini değiştirir; kendini değiştirdikçe dünyayı yeniden kurar.
Belki de Karahantepe’nin asıl önemi burada yatıyor. Bu alan, insanlığın çocukluk yıllarına ait bir masal değil; bugünü anlamak için geçmişten gelen güçlü bir uyarı. Üretimle düşünce arasındaki bağ koptuğunda, semboller boşalır, anlam çoraklaşır. Karahantepe ise tam tersini anlatıyor: Emeğin derinleştiği yerde düşünce de derinleşir; taş, yalnızca taş olmaktan çıkar, hafızaya dönüşür.
- Savunulamayan İktidar ve Ekrandan Kaçış - 26 Aralık 2025
- Taşa Kazınan Zihin: Karahantepe ve Neolitik İnsanın Kendisiyle Karşılaşması - 23 Aralık 2025
- Hakikatle Arasına Mesafe Koyan Gazetecilik - 15 Aralık 2025



















