MESS Masasında Yüzde 10 Teklifi: Metal İşçileri Ücret Değil Gelecek İçin Ayağa Kalktı

150 bin metal işçisini kapsayan MESS grup sözleşmesi görüşmelerinde patronların sunduğu yüzde 10’luk zam teklifi, yüksek enflasyon ve grev yasakları gölgesinde emek-sermaye gerilimini tırmandırdı; EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, teklifi “açlık ve sefalet dayatması” olarak niteleyerek iş durdurma eylemlerinin büyüyeceğini duyurdu.

Masadaki Teklif Ve Enflasyon Gerçeği

Metal patronlarının MESS masasına koyduğu yüzde 10’luk zam teklifi, gıda, kira ve enerji fiyatlarındaki hızlı artışın yaşandığı bir dönemde, reel ücretlerde sert bir erime anlamına geliyor. Pazara çıkan, fatura ödeyen ve çocuklarının eğitim giderlerini karşılamaya çalışan işçiler açısından teklif, yaşam maliyetleriyle bağdaşmıyor. Bu nedenle sendikalar ve işçi temsilcileri, teklifi ücret artışından çok bir “maliyet baskılama” stratejisi olarak okuyor.

Grev Yasakları Gölgesinde Pazarlık

Türkiye’de metal sektöründe geçmişte Cumhurbaşkanı imzasıyla ilan edilen grev yasakları, müzakere sürecinin güç dengesini belirleyen kritik bir unsur olarak öne çıkıyor. Karaca’ya göre patronlar, grevlerin fiilen engellenmesine güvenerek masada düşük teklifleri dayatıyor. Bu durum, toplu pazarlığın serbestliği ve grev hakkı bakımından uluslararası çalışma standartlarıyla uyum tartışmalarını yeniden gündeme taşıyor.

Fabrikalardan Yükselen Tepki

Yücel Boru, Çelsantaş, SIO Automotive ve Sanel gibi fabrikalarda bir saatlik iş durdurmalar ve vardiya girişlerinde atılan sloganlar, tabandan yükselen itirazın somut göstergeleri olarak dikkat çekiyor. İşçiler, taleplerini yalnızca işverenlere değil, grev yasaklarıyla süreci çerçeveleyen siyasi iktidara da yöneltiyor. 8 Ocak’ta planlanan yeni iş durdurma eylemi, bu itirazın bir sonraki aşaması olarak görülüyor.

Metal İşçisinin Sembol Gücü

Metal sektörü, örgütlülük düzeyi ve üretimdeki merkezi rolü nedeniyle Türkiye işçi sınıfı içinde “amiral gemisi” olarak anılıyor. Karaca, metal işçilerinin elde edeceği en küçük kazanımın dahi diğer sektörler için emsal oluşturacağını savunuyor. Bu nedenle MESS sözleşmesi sürecinin yalnızca metal işçilerinin değil, emeğiyle geçinen tüm kesimlerin geleceğini ilgilendirdiği vurgulanıyor.

Birlik Ve Dayanışma Çağrısı

EMEP’in “Barajsız Sendika, Yasaksız Grev, Güvenceli İş” kampanyasıyla öne çıkardığı talepler, mevcut sözleşme sürecinde yeniden gündeme geldi. Mesaj net: Ücret pazarlığı, grev hakkı ve sendikal özgürlüklerden bağımsız ele alınamaz. Karaca, tüm emekçileri metal işçilerinin mücadelesine destek vermeye çağırarak, “mesele yalnızca ücret değil, emeğin yarını” değerlendirmesinde bulundu.


Kaynaklar:
Sevda Karaca’nın X (eski Twitter) paylaşımı; MESS grup toplu iş sözleşmesi sürecine ilişkin sendika ve işçi temsilcilerinin açıklamaları; TÜİK enflasyon verileri; ILO toplu pazarlık ve grev hakkına ilişkin temel ilkeler.