Trump yönetiminde Rus uzman Fiona Hill’in 2019’daki Kongre ifadesine göre, Moskova o dönem ABD’ye, Venezuela’daki etki alanından vazgeçme karşılığında Ukrayna’da serbest hareket etme imkânı vermeyi ima etmişti; bu iddia, ABD’nin Venezuela’daki son operasyonu ile yeniden tartışılıyor.
(WASHINGTON) – Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve ABD Başkanı Donald Trump arasında, 2019’da Rusya’nın Venezuela ile Ukrayna arasında adeta bir “takası” önerdiğine dair iddialar uluslararası gündemi yeniden meşgul ediyor. Bu iddia, Trump’ın eski Rusya ve Avrupa danışmanı Fiona Hill’in 2019’da ABD Kongresi’nde verdiği ifadeye dayanıyor ve AP haberine göre Moskova’nın Washington’da bu yaklaşımı medya ve diplomasi kanallarında defalarca dolaylı olarak dile getirdiğini savunuyor.
Kremlin’in “Tuhaf Takas” Mesajı
Hill’in ifadesine göre, Rus yetkililer özellikle Moskova’nın o dönem Venezuela’daki desteğini geri çekebileceğine; karşılığında ise Washington’un Ukrayna ve Doğu Avrupa’daki etkisini sınırlaması gerektiğine dair mesajlar verdi. Bu “son derece tuhaf takas düzenlemesi” fikri, Rus basınında Monroe Doktrini referanslarıyla sıkça dile getirildi ve “biz kendi arka bahçemizdeyiz, siz de sizin arka bahçenizde olun” tarzında bir mantıkla yansıtıldı.
Hill, Kongre’de yaptığı konuşmada bu önerinin resmi bir teklifle somutlaşmadığını, ancak Moskova’nın Amerika’nın Venezuela politikaları karşılığında Avrupa’daki konularda serbestlik talep ettiğini, bunun da Rus Büyükelçi Anatoli Antonov tarafından dolaylı kanallarla iletildiğini anlattı. Washington’ın bu tür bir alışverişe ilgi göstermediğini vurguladı.
2019’dan 2026’ya: Jeopolitik Dönüşüm
O dönemde Trump yönetimi, Venezuela’da muhalefet lideri Juan Guaidó’yu tanımış ve Maduro hükümetine karşı “demokrasi” söylemiyle pozisyon almıştı. Hill, Nisan 2019’da Moskova’ya gönderilerek Rus tarafına “Ukrayna ve Venezuela birbirine bağlı değildir” mesajını verdiğini belirtti.
Ancak 2026’da ABD, Venezuela’daki Nicolás Maduro yönetimini askeri bir operasyonla devirip ülkeyi fiilen kontrol etme yönünde adımlar atınca, Hill’in sözleri yeniden tartışmaya açıldı. Rusya Dışişleri Bakanlığı, bu askeri müdahaleyi “uluslararası hukuka aykırı saldırı” olarak kınadı; Putin ise doğrudan bir yorum yapmadı ama Moskova’nın söylemi operasyonu sert dille eleştirdi.
uzmanlar, bu iddianın geçmişte dillendirilen jeopolitik söylemlerin bugünkü yansımalarını göstermekte olduğunu belirtiyor. Bir yandan Rusya, ABD’nin Latin Amerika’daki etkisini sınırlamak istemiş görünüyor; diğer yandan Trump’ın “Monroe Doktrini” benzeri yaklaşımları, küresel güçler arası alanların yeniden tanımlanmasına zemin hazırlayabilir.
- NHY / AP, FOCUS

















