İran’da ekonomik krizle başlayan ve kısa sürede rejim karşıtı sloganlara dönüşen protestolar ülke geneline yayılırken, yönetim güvenlik güçlerini sokağa sürdü ve interneti neredeyse tamamen kapatarak 2019’daki kanlı bastırma sürecini hatırlatan bir tablo yarattı.
İran’da Aralık sonundan bu yana süren ve giderek sertleşen protestolar, başkent Tahran başta olmak üzere birçok büyük kentte doruk noktasına ulaştı. Görgü tanıkları ve sosyal medyaya yansıyan görüntülere göre güvenlik güçleri, kalabalıkları dağıtmak için yoğun biçimde göz yaşartıcı gaz kullandı; bazı bölgelerde güvenlik araçlarının ateşe verildiği bildirildi. Protestocular ise yaşananları “sokakta savaş hali” olarak tanımlıyor.
Ülke genelinde artan gösteriler karşısında yönetim, bilgi akışını kesme yoluna giderek internet erişimini büyük ölçüde durdurdu. Bu adım, İran’ın daha önce de kitlesel protestolar sırasında başvurduğu sert bastırma yöntemlerini yeniden gündeme taşıdı.
Ekonomik Krizden Rejim Karşıtı İsyana
Son protesto dalgası, İran riyalindeki sert değer kaybı ve derinleşen ekonomik krizle tetiklendi. İlk gösteriler Tahran’daki Büyük Çarşı’da başlarken, kısa sürede üniversitelere ve ülkenin dört bir yanındaki kentlere yayıldı. Başlangıçta ekonomik talepler öne çıkarken, son günlerde “Diktatöre ölüm” gibi açık rejim karşıtı sloganlar protestoların ana eksenini oluşturdu.
Kermanshah, Meşhed ve diğer büyük kentlerden gelen bilgiler, protestoların yalnızca merkezlerle sınırlı kalmadığını, ülke çapında yaygınlaştığını gösteriyor. Akşam saatlerinde vatandaşların balkon ve pencerelerden slogan atması, 2022 ve 2019’daki kitlesel ayaklanmaları hatırlatan bir atmosfer yarattı.
İnternet Kesintisi Ve Güvenlik Politikası
İran yönetimi, protestoların yayılmasını engellemek amacıyla interneti neredeyse tamamen kesti. Ağ kesintilerini izleyen NetBlocks, ülkede “genel bir internet karartması” yaşandığını duyurdu. Cloudflare verileri de web trafiğinde yüzde 90’a varan düşüşe işaret etti. İnternete yalnızca sınırlı bir devlet ve güvenlik aygıtının erişebildiği bildiriliyor.
Bu yöntem, 2019’daki benzin zamları protestolarını anımsatıyor. O dönemde de yaklaşık bir hafta süren internet kesintisi sırasında, insan hakları örgütlerine göre yüzlerce gösterici hayatını kaybetmişti. Mevcut süreçte Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın güvenlik güçlerine “itidal” çağrısı yapmış olması ise sahadaki sert müdahalelerle çelişiyor.
Can Kaybı, Uluslararası Tepkiler Ve Trump’ın Açıklaması
Oslo merkezli İran İnsan Hakları (IHRNGO), protestoların başlamasından bu yana en az 45 göstericinin öldüğünü açıkladı. Kuruluşun Direktörü Mahmood Amiry-Moghaddam, baskının her geçen gün daha yaygın ve daha şiddetli hale geldiğini belirterek uluslararası topluma çağrıda bulundu.
ABD Başkanı Donald Trump ise İran yönetimini sert sözlerle uyardı. Bir podcast programında konuşan Trump, Tahran’ın protestoculara karşı ölümcül güç kullanması halinde “ağır bedel ödeyeceğini” söyledi ve İranlıları “cesur insanlar” olarak tanımladı. Washington’un süreci yakından izlediği vurgulansa da, bu açıklamaların somut bir diplomatik ya da siyasi adıma dönüşüp dönüşmeyeceği belirsizliğini koruyor.
Kaynaklar:
ntv.de; dpa; NetBlocks; Cloudflare verileri; Iran Human Rights (IHRNGO) açıklamaları; görgü tanıkları ve sosyal medya paylaşımları.


















