İran’da ekonomik çöküşün tetiklediği ve rejimin doğrudan hedef alındığı protestolar ülke geneline yayılırken, yönetim sınırlı tavizler ve sert güvenlik politikalarını birlikte devreye sokuyor; uzmanlara göre öfke büyüyor, ancak rejimin kısa vadede çöküşü hâlâ uzak.
İran’da Aralık ayı sonundan bu yana büyüyen protesto dalgası, 2022’de Mahsa Amini’nin ölümüyle patlak veren eylemlerden bu yana en geniş çaplı toplumsal hareket olarak kayda geçiyor. Tahran, Meşhed, İsfahan gibi büyük kentlerin yanı sıra çok sayıda küçük şehirde on binlerce kişi sokaklara çıkarken, protestolarda ilk kez bu ölçekte açık biçimde Ayetullah Ali Hamaney’in devrilmesi çağrıları yükseliyor.
Gösteriler, yalnızca gençler ve yoksulların değil, rejimin geleneksel dayanaklarından sayılan esnaf kesimlerinin (bazari) de sürece katılmasıyla sınıfsal ve bölgesel sınırları aşmış durumda.
Sokakta Açık Rejim Karşıtlığı
Batı İran’daki Abdanan kentinde “Hamaney’e ölüm” sloganları atılırken, Meşhed’de bir kamu binasındaki dev İran bayrağının indirilip parçalanması protestoların sembolik eşiği geçtiğini gösterdi. Kum gibi dinî merkezlerde dahi benzer sloganların duyulması, rejim açısından alarm zillerini çaldı.
Gösteriler sırasında, eski Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin heykellerinin yıkılması ve monarşi yanlısı sloganların yayılması, protestoların yalnızca ekonomik taleplerle sınırlı olmadığını ortaya koydu. Sürgündeki eski Şah’ın oğlu Rıza Pehlevi’nin adı, ilk kez bu denli yaygın biçimde “alternatif” olarak anılmaya başlandı.
Ekonomik Çöküş Protestoları Besliyor
Uzmanlara göre protestoların temel tetikleyicisi derinleşen ekonomik kriz. İran riyali 2025 boyunca tarihi dip seviyelere gerilerken, enflasyon yüzde 40’ın üzerine çıktı. Gıda fiyatları bir yılda yüzde 70’ten fazla artarken, ilaç fiyatlarındaki yükseliş yüzde 50’ye yaklaştı.
Batı yaptırımları, kronik yolsuzluk ve kötü yönetimle birleşince, geniş halk kesimleri için günlük yaşam giderek sürdürülemez hale geldi. Protestolar ilk olarak Tahran’daki büyük çarşıda başladı ve kısa sürede ülke geneline yayıldı.
Havuç Ve Sopa Politikası
Rejim, bir yandan sert güvenlik önlemleriyle protestoları bastırmaya çalışırken, diğer yandan sınırlı tavizler vermeye yöneldi. Güvenlik güçlerinin zaman zaman gerçek mermi kullandığı eylemlerde, insan hakları örgütlerine göre en az 45 kişi hayatını kaybetti, 2 binden fazla kişi gözaltına alındı; ölenler arasında çocuklar da bulunuyor.
Aynı zamanda yönetim, aylık yaklaşık 7 dolara denk gelen geçici bir ödeme vaadini gündeme getirdi. Ancak bu tür adımlar, artan yoksulluk karşısında kamuoyunda karşılık bulmadı. Bern Üniversitesi’nden İran uzmanı Mahdi Rezaei-Tazik’e göre, “Bu ölçekte, bu kadar yaygın ve açık bir siyasi alternatif talebiyle birleşen protestolar, İslam Cumhuriyeti tarihinde benzeri görülmemiş bir noktaya işaret ediyor.”
Siyasi Mesajlar Ama Sınırlı Alan
Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, halkın barışçıl protesto hakkını tanıdığını açıklayarak İçişleri Bakanlığı’na göstericilerle temas talimatı verdi. Ancak nihai karar mercii olan Ayetullah Hamaney, uzlaşmacı mesajlarının hemen ardından “düzeni bozanlara” sert uyarılarda bulundu.
New York merkezli Human Rights Activists in Iran’dan Skylar Thompson’a göre, rejimin diyalog söylemi “öfkeyi yatıştırmaya dönük bilindik bir taktik” ve gerçek bir siyasal dönüşüm sinyali taşımıyor. Güvenlik aygıtı ve Devrim Muhafızları’nın hâlâ Hamaney’in arkasında durması, iktidarın temel dayanaklarını koruduğunu gösteriyor.
Dış Baskı Ve Kırılganlık
İran üzerindeki baskı yalnızca iç dinamiklerle sınırlı değil. ABD’nin 2025’te İran’daki nükleer tesislere yönelik saldırıları ve Washington’dan gelen sert mesajlar, rejimin hareket alanını daraltıyor. Ayrıca Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun ABD’de tutuklanmasının, Tahran’ın yaptırımları aşmak için kullandığı Latin Amerika ağlarını zayıflatabileceği değerlendiriliyor.
Bu gelişmeler, zaten zorlanan İran ekonomisi için ek riskler anlamına geliyor ve bedeli doğrudan halka yansıyor.
Çöküş Yok Ama Derin Çatlak Var
Uzmanlar, protestoların rejimi ciddi biçimde sarstığı konusunda hemfikir. Ancak muhalefetin dağınık yapısı ve ortak bir siyasi programın yokluğu, kısa vadede iktidar değişimini zorlaştırıyor. Yine de toplumsal öfkenin derinliği ve rejimin geleneksel destekçilerinin bile sokakta olması, İslam Cumhuriyeti’nin meşruiyet krizinin derinleştiğine işaret ediyor.
- NHY / ntv.de; İran Human Rights (IHRNGO)











