Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, gazetecilikte işsizliğin yüzde 30’lara dayandığını belirterek, kayyım uygulamaları, sansür ve güvencesizliğin yalnızca bir istihdam krizi değil, ifade özgürlüğüne yönelik yapısal bir tasfiye olduğunu vurguladı.
Gazetecilikte İşsizlik Yapısal Bir Krize Dönüştü
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü kapsamında İstanbul’da “Gündem: Gazetecilikte İşsizlik Krizi” başlıklı bir toplantı düzenledi. Burhan Felek Konferans Salonu’nda yapılan toplantıda, gazetecilikte işsizlik oranının yaklaşık yüzde 30’a ulaşmasının mesleğin geleceğini tehdit ettiği belirtildi.
Toplantıda, basında artan işsizliğin nedenleri arasında siyasi ve ekonomik baskılar, kayyım atamaları, sendikasızlaştırma ve Basın İş Kanunu’nun fiilen uygulanmaması öne çıktı. Konuşmacılar, yaşananların geçici bir daralma değil, gazeteciliğin kamusal rolünü hedef alan sistematik bir dönüşüm olduğunu ifade etti.
Munyar: Basın Özgürlüğü Hukuk Devletinin Ayrılmaz Parçasıdır
TGC Başkanı Vahap Munyar, açılış konuşmasında basın özgürlüğünün demokratik hukuk devletinin temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı. Munyar, 212 Sayılı Basın İş Kanunu’nun 65 yıl önce gazetecilere önemli güvenceler sağladığını, ancak yıllar içinde bu hakların aşındırıldığını söyledi.
Haksız gözaltılar, tutuklamalar, sansür, düşük ücretler ve yaygın işsizliğin sektörü kuşattığını belirten Munyar, bu tablonun ifade özgürlüğü üzerinde caydırıcı bir etki yarattığını kaydetti. TGC olarak basın ve düşünceyi ifade özgürlüğünün tam güvence altına alındığı bir Türkiye mücadelesini sürdürdüklerini ifade etti.
Sendikasızlık Ve Kayyımlar İşsizliği Derinleştiriyor
TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş, gazeteciliğin Türkiye’de sendikalaşma oranı en düşük işkollarından biri olduğunu belirterek, Basın İş Yasası’nın uygulamada etkisizleştirildiğini söyledi. Kayyım atamalarının medya bağımsızlığını zayıflattığını ve yüzlerce gazeteciyi işsiz bıraktığını vurguladı.
Gazeteciler Bülent Biricik, Mustafa Aşcıoğlu ve Zeynel Lüle ise işsizlik tehdidinin gazeteciler üzerinde oto-sansürü derinleştirdiğini, hak arama yollarının fiilen kapandığını dile getirdi. Konuşmacılar, her işsiz gazetecinin toplumun haber alma hakkından koparılan bir ses olduğuna dikkat çekti.
“Toplu İşten Çıkarmalar İfade Özgürlüğünün Tasfiyesidir”
TGC Hukuk Danışmanı Gökhan Küçük, toplu işten çıkarmaların “yeniden yapılanma” gerekçesiyle meşrulaştırıldığını ancak gerçekte bunun ifade özgürlüğünün toplu tasfiyesi anlamına geldiğini söyledi. Küçük, dijital platformların gazetecilik emeğini ücretsiz kullanmasına karşı Dijital Telif Yasası’nın aciliyetine işaret etti.
Toplantıda ortak vurgu, gazetecilikte işsizlikle mücadelenin yalnızca istihdam politikalarıyla değil; sendikal hakların güçlendirilmesi, kayyım uygulamalarının sonlandırılması ve basının kamusal bir değer olarak yeniden tanımlanmasıyla mümkün olacağı yönünde oldu.
- NHY / Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) açıklamaları, T24 Haber Merkezi











