back to top
Ana Sayfa Haberler Dünya Trump’ın Uluslararası Hukuku Reddetme Söylemi ve Venezuela Müdahalesi Küresel Gerilimleri Derinleştiriyor

Trump’ın Uluslararası Hukuku Reddetme Söylemi ve Venezuela Müdahalesi Küresel Gerilimleri Derinleştiriyor

ABD Başkanı Donald Trump’ın “uluslararası hukuka ihtiyacım yok” çıkışı ve Venezuela’ya yönelik askeri müdahale, Batı’nın liderliği ve küresel düzenin kuralları üzerine sert tartışmaları yeniden alevlendiriyor; uluslararası aktörler bu tutumun uzun vadeli etkileri konusunda uyarıyor.

Trump: Güç Ve Kendi Ahlakı Ön Planda

ABD Başkanı Donald Trump, New York Times’a verdiği röportajda, dış politikada uluslararası hukuk yerine kendi “ahlak ve vicdanını” ön planda tuttuğunu söyleyerek, dış güçlerin eylemlerini yalnızca bu kriterle sınırlayabileceğini belirtti. Trump “Uluslararası hukuka ihtiyacım yok” ifadesini kullanarak, geleneksel çok taraflı normlara bağlılık gerekliliğini reddettiğini açıkladı. Bu açıklama, özellikle Venezuela’ya yönelik askeri operasyonlar ve devlet başkanı Nicolas Maduro’nun yakalanmasına ilişkin tartışmaların gölgesinde yapıldı.

Trump yönetiminin Venezuela üzerinden yürüttüğü politikalar, yürütme organının yetki sınırlarının ötesine geçtiği eleştirilerini de beraberinde getiriyor. Trump’ın söylemi, Batılı müttefikler dahil olmak üzere uluslararası toplum tarafından yaygın biçimde istikrarsızlaştırıcı olarak değerlendirildi; her ne kadar Trump, uluslararası hukuka uyma gerekliliğini tamamen reddetmediğini de belirttiği belirtilse de, bu sözler uluslararası hukukun uygulanabilirliği konusunda soru işaretleri yarattı.

Venezuela’ya Müdahale Ve Bölgesel Dalgalanmalar

Ocak 2026’da ABD ordusunun Venezuela’ya yönelik düzenlediği operasyonlar, bu ülkenin yönetimi ve egemenliği üzerinde ciddi etki yarattı. Trump yönetimi, yaşanan müdahalenin ardından Nicolas Maduro ve eşinin yakalandığını duyurdu ve bunu “başarılı bir operasyon” olarak nitelendirdi. Bu hava saldırıları ve askeri hareketlilik birçok kentte patlamalara ve büyük güvenlik gerilimine neden oldu. Venezuelalı yetkililer ABD’nin saldırganlığını sert biçimde kınarken, ülke içinde ve dışarıda geniş tepkilere yol açtı.

Bu hamle, yalnızca Venezuela’yı değil, bölgesel güvenlik dengesini ve ABD’nin Latin Amerika’daki stratejik çıkarlarını yeniden şekillendiriyor. Bazı aktörler, Washington’un bu yaklaşımını klasik müdahaleci politikaların yeni bir versiyonu olarak değerlendirirken, Venezuela iç siyasetinde de bu krize karşı direniş çağrıları geliyor.

Uluslararası Hukuk Tartışması: Normlar Erozyona mı Uğruyor?

Trump’ın “uluslararası hukuka ihtiyacım yok” şeklindeki açıklaması, uluslararası toplumda ciddi tartışmalara yol açtı. Çin gibi bazı ülkeler ABD’yi uluslararası hukuku korumaya çağırırken, bu açıklama güç politikalarının hukukun üstünde olduğunu ima ettiği için eleştirildi. Uzmanlar, hukukun çiğnenmesinin yalnızca ABD için değil, diğer devletlerin de benzer yaklaşımları benimsemesine yol açabileceği konusunda uyarıda bulunuyor.

Bu bağlamda, Trump’a yöneltilen eleştiriler yalnızca Venezuela operasyonuyla sınırlı kalmıyor; küresel bir norm erozyonuna işaret ediyor. Uluslararası hukuk kuralları ve çok taraflı mekanizmalar, hegemonik güçlerin stratejik çıkarlarıyla çatıştığında daha kırılgan bir hâl alabiliyor. Bu durum, diğer büyük güçlerin de kendi askeri ve politik hamlelerini meşrulaştırmak için benzer argümanlara yönelebileceği endişeleri doğuruyor.


  • NHY / Reuters haberleri, AA, dpa, New York Times röportajı

Toplumsal Bellek sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.