back to top
Ana Sayfa Haberler İran’da Ekonomik Çöküş Ve Devlet Şiddeti Ülkeyi Patlama Noktasına Taşıdı

İran’da Ekonomik Çöküş Ve Devlet Şiddeti Ülkeyi Patlama Noktasına Taşıdı

İran’da haftalardır süren protestolar, rejimin interneti keserek yürüttüğü yaygın ve ölümcül baskıya rağmen bastırılamazken, ortaya çıkan tablo gösteriyor ki kitlesel öfkenin kaynağı bir çağrıdan değil, yıllardır derinleşen ekonomik yıkım ve sistematik devlet şiddetinden besleniyor.

Krizin Kaynağı: Yoksullaşma Ve Siyasal Tıkanma

Associated Press’in (AP) saha tanıklıkları ve insan hakları raporlarına dayanan derlemesi, İran genelinde patlak veren protestoların arka planında ulusal para biriminin çöküşü, yüksek enflasyon, işsizlik ve siyasal temsil kanallarının tümüyle kapatılması olduğunu ortaya koyuyor.

Gösteriler 28 Aralık 2025’te Tahran’daki Büyük Çarşı’da başladı. İran riyalinin serbest düşüşü, ithalat fiyatlarını ve temel gıda maliyetlerini hızla artırırken, geniş kesimler için geçim krizi artık sürdürülemez bir noktaya ulaştı. Protestolar kısa sürede onlarca kent ve kasabaya yayıldı; bu yayılma, merkezi bir örgütlenmeden çok toplumsal birikimin eşzamanlı patlaması olarak değerlendiriliyor.

Rejimin Yanıtı: İnternet Karartması Ve Ölümcül Güç

İran yönetimi, protestolar büyüdükçe iletişim altyapısını kesti ve güvenlik güçlerini sahaya sürdü. AP’nin doğruladığı görüntüler, güvenlik güçlerinin kalabalıklara çatılardan ateş açtığını, saçma mermiler kullandığını ve motosikletli paramiliter gruplarla sokak aralarında av başlattığını gösteriyor.

Uluslararası Af Örgütü’nden Raha Bahreini, protestocuların büyük çoğunluğunun silahsız ve barışçıl olduğunu vurgulayarak, “Devlet, kamu düzenini sağlama iddiasıyla kitlesel ve hukuksuz güç kullandı” dedi. Saçma mermi yaralanmaları nedeniyle çok sayıda kişinin kalıcı göz hasarı yaşadığı, Tahran’daki Farabi Göz Hastanesi’nin olağanüstü hal düzenine geçtiği bildirildi.

Baskının Kurumsal Omurgası: Basij Ve Güvenlik Ağı

Uzmanlara göre bastırma operasyonlarının merkezinde, Devrim Muhafızları’na bağlı Basij güçleri yer aldı. Yarı resmî verilere göre Basij üslerinin büyük bölümü cami yapılarıyla iç içe bulunuyor. Bu durum, protestolar sırasında bazı dini yapıların da çatışma alanına dönüşmesini beraberinde getirdi.

AP’nin analiz ettiği videolarda, Basij mensuplarının uzun namlulu silahlar ve coplarla, çevik kuvvetin ise ağır zırh ve otomatik silahlarla müdahale ettiği görülüyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü’ne göre bu tablo, rejimin protestoyu bir güvenlik sorunu değil, varoluşsal tehdit olarak gördüğünü ortaya koyuyor.

Ölü Sayıları Tartışmalı, Ölçeği Tartışmasız

İran yönetimi iki hafta boyunca can kaybına dair bilgi paylaşmadı. Ardından açıklanan 3.117 kişilik resmi ölüm sayısı, bağımsız insan hakları kuruluşlarının verileriyle örtüşmüyor. ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı, doğrulanmış kayıtlar üzerinden ölü sayısını 5.137 olarak açıkladı; bunların büyük bölümünün silahsız göstericiler olduğu belirtildi.

Uzmanlara göre, İran yönetiminin bu denli yüksek bir kaybı kısmen de olsa kabul etmesi, yaşananların modern İran tarihindeki en büyük iç baskı dalgalarından biri olduğunu teyit ediyor.

Bastırma Bitmedi, Toplumsal Gerilim Sürüyor

İnternet kesintisi ve kitlesel gözaltılar sürerken, Tahran’daki Beheşt-i Zehra Mezarlığı’nda olağanüstü yoğunluk yaşanıyor. AP’nin uydu görüntülerine dayanan analizleri, her gün yüzlerce aracın protestolarda hayatını kaybedenlerin defnedildiği alanlara gittiğini gösteriyor.

İran’da ölümlerin ardından yapılan 40. gün anmaları, yeni protesto dalgaları açısından kritik bir eşik olarak görülüyor. Bu durum, baskının protestoları bastırmak yerine toplumsal hafızada yeni kırılmalar yarattığına işaret ediyor.


  • Kaynaklar: Associated Press (AP) – Jon Gambrell, Amnesty International, Human Rights Watch, Human Rights Activists News Agency, IRNA

Toplumsal Bellek sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.