Die Zeit’te yer alan dpa imzalı habere göre, Türkiye’de cezaevleri kapasitesinin çok üzerinde dolu; mahkûmlar yerde ya da vardiyalı uyurken, Almanya gibi Avrupa ülkeleriyle karşılaştırma tabloyu daha da çarpıcı kılıyor.
Türkiye’de Aşırı Doluluk, Avrupa’da Görece Denge
İstanbul merkezli insan hakları örgütü CISST’in aktardığına göre Türkiye’de cezaevlerinde 2026 başı itibarıyla 402 binden fazla kişi tutuluyor. Oysa ülke genelindeki yaklaşık 400 cezaevinin toplam kapasitesi 300 bin civarında. Bu fark, mahkûmların yatak paylaşmasına, yerde uyumasına ve temel hijyen imkânlarına sınırlı erişmesine yol açıyor.
Aynı dönemde Almanya’da ise cezaevlerindeki doluluk oranı görece düşük seyrediyor. Europarat verilerine göre Almanya’da her 100 bin kişiye düşen mahkûm sayısı 71. Türkiye’de bu oran 356. Yani Türkiye, Almanya’nın yaklaşık beş katı oranında insanı hapishanelerde tutuyor.
Psikolojik Ve Tıbbi Etkiler Derinleşiyor
CISST, aşırı doluluğun yalnızca fiziksel koşulları değil, mahkûmların ruh sağlığını da olumsuz etkilediğini vurguluyor. Kalabalık koğuşlar, gürültü ve mahremiyet eksikliği; kaygı, öfke ve tükenmişlik gibi sorunları artırıyor. Kadınlar, çocuklu anneler, yaşlılar ve kronik hastalar bu tablodan en ağır etkilenen gruplar arasında.
Almanya ve benzeri Avrupa ülkelerinde ise cezaevlerinde kişi başına düşen alan, sağlık hizmetlerine erişim ve denetim mekanizmaları daha güçlü. İnsan hakları örgütleri, farkın yalnızca ekonomik değil, ceza politikalarındaki yaklaşım farkından kaynaklandığını belirtiyor.
İktidarın Çözümü: Yeni Hapishaneler
Haberde, AKP iktidarı döneminde Türkiye’de cezaevi nüfusunun 2005-2024 arasında neredeyse dört katına çıktığına dikkat çekiliyor. Buna karşılık hükümet, sorunu azaltmak için 2027’ye kadar 11 kentte yeni cezaevleri inşa etmeyi planlıyor. Ayrıca kısa süre önce kabul edilen bir yargı reformunun da doluluğu azaltması beklendiği ifade ediliyor.
Ancak insan hakları savunucuları, Almanya örneğini işaret ederek sorunun yeni binalarla değil; tutukluluğun istisna, özgürlüğün esas olduğu bir ceza politikasıyla çözülebileceğini savunuyor. Aksi halde Türkiye’nin Avrupa’dan giderek daha fazla ayrıştığı uyarısı yapılıyor.
Kaynaklar:
Die Zeit (dpa / Bastian Hartig), CISST, Türkiye Adalet Bakanlığı verileri, Europarat Cezaevi İstatistikleri (SPACE)
Toplumsal Bellek sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.













