Kamu-özel iş birliği modeliyle yapılan köprü ve otoyollarda verilen araç geçiş garantileri, maliyeti katlayarak Hazine’yi uzun yıllar döviz bazlı yükümlülük altına sokarken, muhalefet bu sistemi “kamudan şirkete sistematik servet transferi” olarak tanımlıyor.
Türkiye’de köprü ve otoyol projeleri, yalnızca bu yapıları kullananları değil, kullanmayanları da ilgilendiren bir mali yük haline geldi. CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, yap-işlet-devret (YİD) modeliyle hayata geçirilen projelerin, Hazine garantileri yoluyla kamu kaynaklarını özel şirketlere aktardığını söyledi.
Yap-İşlet-Devretin Türkiye Yorumu
Yavuzyılmaz’a göre Türkiye’de uygulanan YİD modeli, uluslararası örneklerden ayrılıyor. İhalelerin büyük bölümü, 21/B maddesi kapsamında pazarlık usulüyle ve sınırlı sayıda davetli şirket arasında yapılıyor. Sözleşmeler döviz cinsinden imzalanıyor; araç geçiş garantileri tutsa da tutmasa da Hazine, şirketlere dolar veya avro üzerinden ödeme yapmayı taahhüt ediyor. Böylece risk, şirketlerden ziyade kamuya yüklenmiş oluyor.
Tutan Da Tutmayan Da Hazineye Yük
Çanakkale Köprüsü’nde 2024-2025 döneminde garanti edilen 16,4 milyon araç geçişine karşılık yalnızca 1,46 milyon araç geçti. Aradaki fark nedeniyle Hazine’nin şirkete ödediği tutar 314 milyon avroyu aştı. Osmangazi Köprüsü’nde ise garanti edilen araç sayısı aşılmasına rağmen, sözleşmede belirlenen döviz bazlı geçiş ücretleri nedeniyle 2025 yılında Hazine’den şirkete 505 milyon dolar ödeme yapıldı. Yavuzyılmaz, bu durumu “garanti tutsa da tutmasa da ödeme yapılan bir mekanizma” olarak nitelendirdi.
Maliyetle Fatura Arasındaki Uçurum
Osmangazi Köprüsü’nün yapım maliyeti 1,48 milyar dolar olarak açıklanırken, 2016’dan 2025 sonuna kadar Hazine’nin ödediği garanti tutarı 5 milyar doları geçti. Köprü, 2035’te kamuya devredilene kadar bu tutarın 10,3 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Yavuzyılmaz’a göre aradaki farkla altı adet benzer köprü daha yapılabilirdi.
Yalnızca Köprüler Değil
YİD modelinin ötesinde, devlete devredilmeyecek projeler de eleştiri konusu. Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde yüzde 100’ü Rusya’ya ait şirkete sağlanan yaklaşık 9,8 milyar dolarlık vergi indirimi, muhalefet tarafından “gelecek kuşakların gelirlerinden vazgeçilmesi” olarak değerlendiriliyor. Yavuzyılmaz, santralin işletme süresi boyunca Rusya’ya sağlayacağı toplam net kârın 180 milyar dolar seviyesinde olduğunu ifade etti.
- NHY / CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz’ın açıklamaları
Toplumsal Bellek sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.











