Eylül 2021’i baz alan verilere göre asgari ücret yaklaşık 10 kat artarken dana eti fiyatları 13 kat yükseldi; ekonomist İnan Mutlu’nun paylaştığı grafikler, yaklaşan Ramazan öncesinde dar gelirli kesimlerin alım gücündeki aşınmayı ve kırmızı ete erişimdeki daralmayı gözler önüne seriyor.
Asgari Ücret Ve Et Fiyatları Arasındaki Makas Açılıyor
Ekonomist İnan Mutlu’nun sosyal medya platformu X’te (eski adıyla Twitter) paylaştığı ve Eylül 2021=100 endeksli grafiğe dayanan veriler, son üç buçuk yılda ücret-fiyat dengesinin kırmızı et aleyhine belirgin biçimde bozulduğunu ortaya koyuyor. Grafikte asgari ücret endeksi 2026 başı itibarıyla 993,81 seviyesine yükselirken, dana eti fiyat endeksi 1301,4’e ulaşıyor. Bu tablo, nominal ücret artışlarının gıda enflasyonu karşısında reel alım gücünü korumakta yetersiz kaldığına işaret ediyor.
Mutlu paylaşımında, “Bu Ramazan da etsiz geçecek” ifadeleriyle özellikle asgari ücretli, emekli ve dar gelirli kesimlerin kırmızı ete erişiminin daha da zorlaşacağını savundu. Ramazan ayı öncesinde artan talebin fiyatlara yansımasının, halihazırda yüksek seyreden gıda enflasyonunu daha da görünür kılabileceği değerlendiriliyor.
İthalat Politikası Ve Küresel Arz Baskısı
Hükümet son yıllarda kırmızı et fiyatlarını dengelemek amacıyla ithalat kartını devreye alırken, beyaz ette ise iç piyasayı korumaya dönük ihracat kısıtlamalarına başvurdu. Ancak sektör temsilcileri ve uluslararası piyasa analizleri, küresel arz koşullarındaki daralmanın fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturduğuna dikkat çekiyor.
Özellikle ABD’de sığır varlığının azalması ve yem maliyetlerindeki artış, dünya genelinde kırmızı et fiyatlarının yükselme eğilimine girdiğine işaret ediyor. Bu gelişmeler, ithalat yoluyla fiyatları kalıcı biçimde baskılamanın zorlaşabileceği yönündeki öngörüleri güçlendiriyor. Küresel fiyat artışlarının iç piyasaya gecikmeli de olsa yansıması, Türkiye’de tüketici fiyatlarını daha da yukarı çekebilir.
Ramazan Öncesi Talep Artışı Ve Gelir Erozyonu
Ramazan aylarında kırmızı et ve et ürünlerine yönelik talebin mevsimsel olarak artması, fiyatlar üzerinde ek baskı yaratıyor. Ancak gelir artışlarının gıda enflasyonunun gerisinde kalması, geniş kesimler açısından tüketim tercihlerinin zorunlu olarak değişmesine yol açıyor. Kırmızı et, hane bütçelerinde lüks tüketime yaklaşan bir kalem haline gelirken, beyaz et ve daha düşük maliyetli protein kaynaklarına yönelim artıyor.
Uzmanlara göre sorun yalnızca fiyat artışının kendisi değil; ücret artışlarının enflasyon karşısında sürdürülebilir biçimde korunamaması. Reel gelirdeki aşınma, özellikle sabit gelirli kesimlerde beslenme kalitesi ve gıda güvenliği tartışmalarını da beraberinde getiriyor.
Ramazan öncesi tablo, ücret politikaları ile gıda enflasyonu arasındaki dengenin yeniden ele alınması gerektiğine işaret ederken; kırmızı et fiyatlarındaki küresel ve yerel baskıların kısa vadede hafiflemesi beklenmiyor.
Kaynaklar: Ekonomist İnan Mutlu’nun sosyal medya paylaşımı ve grafiği; TZOB ve ÇSGB verileri (grafikte belirtilen); uluslararası kırmızı et piyasalarına ilişkin sektör analizleri.














