back to top
Ana Sayfa Haberler Cumartesi Anneleri Cumartesi Anneleri 31 Yıldır Aynı Soru: Rıdvan Karakoç’un Failleri Nerede?

Cumartesi Anneleri 31 Yıldır Aynı Soru: Rıdvan Karakoç’un Failleri Nerede?

Cumartesi Anneleri/İnsanları, 1090’uncu haftalarında 1995’te gözaltında kaybedilen ve işkence izleriyle bulunan Rıdvan Karakoç dosyasında etkili soruşturma yürütülmesini isteyerek, cezasızlık politikasının son bulması ve sorumluların yargı önüne çıkarılması çağrısını yineledi.

Galatasaray’da 1090’uncu Hafta

İstanbul’daki Galatasaray Meydanı’nda her hafta bir araya gelerek gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini soran Cumartesi Anneleri/İnsanları, eylemlerinin 1090’ıncısını gerçekleştirdi. Bu haftaki buluşmada 31 yıl önce gözaltına alındıktan sonra kaybedilen ve daha sonra işkence izleri taşıyan cenazesi bulunan Rıdvan Karakoç için adalet talebi yinelendi.

Basın açıklamasını, gözaltında kaybedilen Hasan Ocak’ın kardeşi Besna Tosun okudu. Tosun, yeni atanan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye seslenerek Galatasaray Meydanı’ndaki mekân yasağı ve kişi sınırlaması uygulamasının kaldırılmasını istedi. Anayasa Mahkemesi kararlarının eksiksiz uygulanması gerektiğini belirten Tosun, barışçıl toplantılara yönelik müdahalelerin sona erdirilmesi çağrısında bulundu.

1995’te Kayboldu, “Bizde Yok” Denildi

Açıklamada aktarıldığına göre Rıdvan Karakoç, 1994’te gözaltına alınan bir kişinin ifadesi gerekçe gösterilerek hakkında yakalama kararı çıkarılmasının ardından polis tarafından aranmaya başlandı. Ailesinin evi gözetim altına alındı; baskınlar düzenlendi ve aile tehdit edildi.

Karakoç’un 15 Şubat 1995’e kadar ailesi ve avukatı Eren Keskin ile iletişim halinde olduğu, bu tarihten sonra ise kendisinden bir daha haber alınamadığı belirtildi. Ailenin tüm resmi makamlara başvurduğu, ancak gözaltına alındığı iddiasının devlet kurumlarınca reddedildiği ifade edildi.

Kimsesizler Mezarlığında Bulunan Cenaze

Cumartesi Anneleri’nin açıklamasına göre Karakoç’un cenazesi daha sonra İstanbul Altınşehir Kimsesizler Mezarlığı’nda bulundu. İşkence izleri taşıdığı belirtilen cenazenin, savcılık ve Adli Tıp Kurumu süreçlerinden geçtiği, emniyette parmak izi kaydı bulunmasına rağmen “kimliği meçhul” olarak defnedildiği aktarıldı.

Beykoz Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen soruşturmada 31 yıl boyunca rutin yazışmalar dışında etkili bir işlem yapılmadığı iddia edildi. Açıklamada, devletin etkili soruşturma yükümlülüğünü yerine getirmediği ve cezasızlık pratiğinin sürdüğü savunuldu.

Cezasızlık Eleştirisi Ve Hukuk Çağrısı

Tosun, adli makamlara seslenerek Karakoç dosyasında bağımsız ve tarafsız bir soruşturma yürütülmesini, arşivlerin açılmasını ve sorumluların yargı önüne çıkarılmasını talep etti. “Zamanaşımı ve cezasızlık politikalarıyla gerçeğin üzerini örtmekten vazgeçin” çağrısında bulunan Tosun, kayıp yakınlarının adalet arayışından vazgeçmeyeceğini vurguladı.

Cumartesi Anneleri’nin 1990’lı yıllarda zorla kaybetme iddialarıyla ilgili sürdürdüğü hak arama mücadelesi, Türkiye’de geçmişle yüzleşme ve cezasızlık tartışmalarının merkezinde yer almayı sürdürüyor. İnsan hakları örgütleri, gözaltında kayıplar konusunda etkili soruşturma yürütülmesinin uluslararası hukuk yükümlülüğü olduğuna dikkat çekiyor.


Kaynaklar:

  • Cumartesi Anneleri/İnsanları 1090. hafta basın açıklaması (14 Şubat 2026)
  • Besna Tosun’un Galatasaray Meydanı’ndaki konuşması
  • Beykoz Cumhuriyet Savcılığı soruşturma dosyasına ilişkin kamuya yansıyan bilgiler