Ekonomist Aziz Çelik’in paylaştığı resmi verilere göre, Türkiye’de 1986’dan 2022’ye kadar yapılan özelleştirmelerin toplam tutarı 70,9 milyar dolara ulaştı; bu satışların yüzde 89’u AKP iktidarları döneminde gerçekleşti ve Cumhuriyet’in onlarca yılda oluşturduğu kamusal varlıkların büyük bölümü el değiştirdi.
Rakamlarla Özelleştirme Tablosu
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) verilerine dayanan tabloya göre, Türkiye’de özelleştirmeler 1986’da sınırlı tutarlarla başladı. 1990’lar boyunca yıllık satışlar yüz milyonlar düzeyinde seyrederken, asıl sıçrama 2000’li yıllarda yaşandı. Toplam 70,9 milyar dolarlık özelleştirme gelirinin yalnızca 8,05 milyar doları AKP öncesi dönemde gerçekleşti. Buna karşılık 2003–2022 arasındaki AKP iktidarları döneminde 62,8 milyar dolarlık kamu varlığı satıldı.
Veriler, özelleştirme gelirlerinin özellikle 2005, 2006, 2008 ve 2013 yıllarında zirve yaptığını gösteriyor. Sadece 2013’te gerçekleştirilen satışların toplamı 12,4 milyar dolarla, tüm özelleştirmelerin yüzde 17,6’sına karşılık geliyor. Bu yıllar, enerji, telekomünikasyon, limanlar ve büyük sanayi kuruluşlarının el değiştirdiği dönemler olarak öne çıkıyor.
AKP Döneminde Yoğunlaşan Satışlar
Tablodaki oranlar, özelleştirmelerin siyasal iktidar dönemlerine göre dağılımını net biçimde ortaya koyuyor. AKP öncesi dönemin payı yüzde 11’de kalırken, AKP iktidarları toplam özelleştirme gelirlerinin yüzde 89’unu gerçekleştirdi. Aziz Çelik, bu tabloyu “Cumhuriyet’in 63 yılda biriktirdiklerini 36 yılda parsel parsel satmak” olarak tanımlıyor.
Ekonomistler, bu sürecin yalnızca mali bir tercih olmadığını, devletin ekonomideki rolünün yeniden tanımlanması anlamına geldiğini vurguluyor. Özelleştirmeler, bütçe gelirleri açısından kısa vadeli rahatlama sağlarken, uzun vadede kamu denetiminin ve stratejik sektörlerde kamusal kapasitenin zayıfladığı eleştirilerine yol açtı.
Kamusal Birikim Tartışması Ve Eleştiriler
Eleştirel yaklaşımlar, özelleştirmelerin “verimlilik” ve “rekabet” gerekçeleriyle savunulmasına karşın, satışların önemli bölümünün kriz dönemlerinde ve görece düşük bedellerle yapıldığına dikkat çekiyor. Çelik’in değerlendirmesine göre, Cumhuriyet’in sanayi, enerji ve altyapı alanlarında yarattığı kamusal birikim, piyasa mantığıyla geri dönülmesi zor biçimde tasfiye edildi.
Bu tablo, Cumhuriyet’in 100. yılında, devletin ekonomik rolü, kamusal mülkiyetin geleceği ve özelleştirme politikalarının toplumsal maliyeti üzerine süren tartışmaları yeniden alevlendirdi.

- NHY / Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) verileri, Ekonomist Aziz Çelik’in sosyal medya paylaşımı ve derlemesi, 1986–2022 Türkiye özelleştirme istatistikleri

















