Türkiye’den 2016’da ayrılmak zorunda kalan yazar ve aktivist Ece Temelkuran, Christiane Amanpour ile CNN’de yaptığı söyleşide otoriterliğin küresel yükselişini ve yeni kitabı Nation of Strangers (Yabancılar Ulusu) üzerinden “evsizlik” kavramını tartıştı: “Evsiz olanlar sadece mülteciler değil; dünya evsizleşiyor, biz yabancılar çoğunluğuz.”
Otoriterliğin Küresel Deseni
Temelkuran, 2019’da yayımlanan How to Lose a Country (Bir Ülkeyi Nasıl Kaybedersiniz?) kitabında tarif ettiği “demokrasiden faşizme yedi adım”ın artık yalnızca Türkiye’ye özgü bir deneyim olmadığını, Avrupa ve ABD’de de benzer örüntülerin görüldüğünü söyledi.
“Akıl yürütmenin bozulmasıyla başlar, utanmanın kaybıyla devam eder ve sonunda yurttaşlık duygusu elinizden alınır” diyen Temelkuran, Batı demokrasilerinin kurumsal dayanıklılıklarına fazla güvendiklerini, bu nedenle otoriter popülizmin adım adım ilerleyişini küçümsediklerini savundu.
Söyleşide, “liberal demokrasi” kavramının normalleştirilmesine dikkat çeken Temelkuran, bunun yalnızca Türkiye ya da Hindistan gibi ülkelere özgü olmadığını; Avrupa’da da benzer eğilimlerin meşrulaştırıldığını belirtti. Otoriterliğin, seçim süreçlerini koruyarak içerik olarak demokrasiyi boşaltabildiğini vurguladı.
“Evsizlik” Sadece Sürgünlük Değil
Temelkuran’ın 2026 Kadınlar Kurgu Dışı Ödülü uzun listesine giren yeni kitabı Nation of Strangers, mektuplar biçiminde kaleme alınmış kişisel ve politik bir anlatı. Yazar, kitabında yalnızca kendi sürgünlüğünü değil, çağın ortak ruh hâlini sorguluyor.
“Ülkesini faşizme kaybedenler kadar, iklim krizi, savaş ya da ekonomik çöküş nedeniyle yerinden edilenler de evsiz. Ama daha derinde bir şey var: İnsanlar kendi ülkelerinde yaşarken bile ‘evsiz’ hissediyor,” diyen Temelkuran, bu duyguyu hükümetlerin yurttaşlarına yönelttiği baskı ve tehdit politikalarıyla ilişkilendirdi.
Londra’da ya da Minneapolis’te yaşayan bir kişinin, otoriterleşen bir siyasal iklimde kendi oturma odasında bile “evinde hissetmeyebileceğini” belirten Temelkuran, evsizlik kavramını fiziksel mekândan çok siyasal aidiyet ve güven duygusunun kaybı üzerinden tanımladı.
2016: Korkunun İçselleşmesi
Temelkuran, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sonrası Türkiye’den ayrılma kararını anlatırken, korkunun gündelik hayatı nasıl şekillendirdiğini çarpıcı bir örnekle aktardı: “Gece ne giyeceğinizi düşünürsünüz, çünkü sabah 5’te kapınız çalınabilir.”
Zagreb’e kısa süreli bir ziyaret için gittiğinde bir gece “rahat uyuyabildiğini” ve bunun kendisine Türkiye’de korkunun zihnine yerleştiğini fark ettirdiğini söyleyen yazar, “Faşizm önce zihninize girer” dedi.
Annesinin “Bu kez dönme” demesinin ise sürgün kararını kesinleştiren duygusal eşik olduğunu ifade etti. Bu anı, kitabında ev kavramının kırılma noktalarından biri olarak işliyor.
“Yabancılar” Çoğunluk Mu?
Temelkuran, kitabının başına aldığı Güney Afrikalı bir yazarın “Sürgün, yabancı, mülteci, dışlanmış… Hepsini toplarsanız yeni bir sessiz çoğunluk çıkar” sözlerine atıfla, “Yabancı” kavramının tersine çevrilmesi gerektiğini savundu.
“Biz yardım isteyen değiliz; deneyim taşıyoruz. Otoriterliğin nasıl geldiğini ve nasıl durdurulabileceğini biliyoruz,” diyen Temelkuran, özellikle ABD’de demokrasinin gerilemesine dair tartışmaların küresel bir kırılma yarattığını belirtti.
ABD’nin İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemde yalnızca bir sığınak değil, aynı zamanda bir “fikir” olduğunu hatırlatan yazar, bu fikrin aşınmasının dünya genelinde gerçek bir kaygı yarattığını söyledi. “Amerikalıların ‘Nereye gitmeliyim?’ sorusunu sorması acı verici” ifadesini kullandı.
Demokrasi İçin Uyarı
Temelkuran’ın değerlendirmeleri, Türkiye’de uzun süredir tartışılan basın özgürlüğü, yargı bağımsızlığı ve sivil alanın daralması gibi başlıkların küresel ölçekte yankı bulduğunu gösteriyor. Söyleşi, otoriterliğin yalnızca bir ülkenin meselesi değil, çağın ortak sorunu olduğu tezini güçlendirdi.
“Yabancılar Ulusu”, bireysel sürgün deneyiminden yola çıkarak kolektif bir politik bilinç çağrısı yapıyor. Temelkuran’a göre mesele yalnızca bir ülkeyi kaybetmek değil; yurttaşlık fikrinin, güvenlik duygusunun ve ortak geleceğin aşınması.
Bu çerçevede yazar, “Yabancılar olarak çoğunluğuz ve dünyada evimiz var” diyerek söyleşisini umutla bitirdi.
Earlier today, I was on @CNN having a wonderful conversation with @amanpour about Nation of Strangers. “It is not only refugees, immigrants, exiles or asylum seekers who are homeless,” I said, “The world is becoming homeless, we are all becoming strangers— strangers to our…
— Ece Temelkuran (@ETemelkuran) February 13, 2026
Kaynaklar: CNN International, Christiane Amanpour ile Ece Temelkuran söyleşisi (Şubat 2026)
- Ece Temelkuran: “Dünya Evsizleşiyor, Yabancılar Çoğunluk” - 13 Şubat 2026
- Temelkuran’ın “Yabancılar Ulusu” 2026 Kadınlar Kurgu Dışı Ödülü Uzun Listesinde - 12 Şubat 2026
- Etten Duvarın Ardındaki Yemin - 11 Şubat 2026














