back to top
Ana Sayfa Haberler Ece Temelkuran: Faşizm Geri Dönüşünü Sessiz Bir Kayma Olarak İnşa Ediyor

Ece Temelkuran: Faşizm Geri Dönüşünü Sessiz Bir Kayma Olarak İnşa Ediyor

Ece Temelkuran, Der Spiegel’e verdiği kapsamlı söyleşide otoriterleşmenin ani bir kırılma değil, toplumun gündelik hayatına sızan “rahatsız edici bir kayma” olarak ilerlediğini belirterek, Türkiye’de yaşanan sürecin benzerinin Avrupa’da da filizlendiği uyarısında bulundu.

Rahatsızlıkla Başlayan Süreç

Alman haber dergisi Der Spiegel’de yayımlanan söyleşide, gazeteci ve yazar Ece Temelkuran, faşizmin geri dönüşünün yüksek sesli bir darbe anıyla değil, toplumun sezgisel düzeyde hissettiği bir huzursuzlukla başladığını vurguladı. Temelkuran’a göre bu süreç, insanların “bir şeylerin yerinden oynadığı” hissini taşımasına rağmen siyasal ve kurumsal mekanizmaların bunu normalleştirmesiyle derinleşiyor.

Türkiye’deki deneyiminin bu dönüşümün nasıl adım adım gerçekleştiğini gösterdiğini belirten yazar, otoriterleşmenin çoğu zaman güvenlik, istikrar ve milli birlik söylemleri üzerinden meşrulaştırıldığını, böylece demokratik reflekslerin aşındığını ifade etti. Temelkuran, kendi ülkesinden yaklaşık on yıl önce ayrılmasının da bu siyasal iklimle bağlantılı olduğunu dile getirdi.

Türkiye Deneyiminden Avrupa’ya Uyarı

Söyleşide Temelkuran, Türkiye’de yaşanan demokratik gerilemenin yalnızca yerel bir istisna olmadığını, benzer siyasi dinamiklerin Avrupa’da da görünür hâle geldiğini savundu. Ona göre popülist liderlik tarzı, kurumlara güvensizlik ve “halk adına konuşma” iddiası, farklı ülkelerde ortak bir otoriterleşme dilini yeniden üretiyor.

Yazar, bu eğilimin özellikle ekonomik belirsizlik, göç ve güvenlik tartışmalarıyla beslenerek seçmen davranışını dönüştürdüğünü, böylece liberal demokrasinin normlarının içeriden aşındığını söyledi. Temelkuran, faşizmin klasik tarihsel biçiminden farklı olarak bugün daha esnek, daha sivil görünümlü ve gündelik söylemler içinde ilerlediğine dikkat çekti.

Karşı Anlatı Ve Demokratik Dayanışma Çağrısı

Temelkuran, söyleşide yalnızca bir tehdit tespiti yapmakla kalmayıp buna karşı geliştirilebilecek bir “karşı anlatı” ihtiyacına da işaret etti. Buna göre demokratik toplumların otoriter eğilimlere karşı yalnızca kurumsal savunma değil, ortak değerler etrafında yeniden kurulan toplumsal dayanışma üretmesi gerekiyor.

Yazar, korku ve güvensizlik üzerine kurulu siyasetin ancak empati, hak temelli yurttaşlık ve kolektif hafızayı canlı tutan sivil pratiklerle dengelenebileceğini belirterek, demokratik gerilemenin geri döndürülemez bir kader olmadığı görüşünü dile getirdi.


Kaynaklar:

  • Der Spiegel, Ece Temelkuran ile söyleşi: “Es beginnt mit einem Unbehagen. Mit dem Gefühl, dass sich langsam etwas verschiebt.”