back to top
Ana Sayfa Haberler Hukuk Devleti Tartışması Büyüyor: Prof. Şirin’den Bakan Gürlek’in Açıklamalarına Maddeli İtiraz

Hukuk Devleti Tartışması Büyüyor: Prof. Şirin’den Bakan Gürlek’in Açıklamalarına Maddeli İtiraz

Hukuk Profesörü Tolga Şirin, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in A Haber’de katıldığı canlı yayında yaptığı açıklamalarda anayasa ve ceza muhakemesi hukukuna ilişkin “temel hatalar” bulunduğunu savundu; Şirin’in sosyal medyada paylaştığı ayrıntılı eleştiriler, Türkiye’de hukuk devleti ve kuvvetler ayrılığı tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

Anayasa Ve CMK Atıflarına Yönelik Teknik İtirazlar

Hukuk Prof. Tolga Şirin, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in katıldığı ve yaklaşık beş saat süren televizyon programının ilk bölümünde dahi bir dizi hukuki yanlış tespit ettiğini belirtti.

Şirin’e göre Bakan Gürlek’in, bakanların Anayasa’nın 81. maddesi uyarınca yemin ettiği yönündeki ifadesi doğru değil. Söz konusu maddenin milletvekili yeminini düzenlediğini hatırlatan Şirin, bakanların ise Anayasa’nın 106/4. maddesi gereğince 81. maddeye atıfla yemin ettiğini kaydetti.

Ceza muhakemesi sürecine ilişkin değerlendirmelerde de hata yapıldığını öne süren Şirin, soruşturmanın “yeterli şüphe” ile değil “basit şüphe” ile başladığını, CMK 170. maddenin soruşturmanın başlatılmasını değil kamu davasının açılmasını düzenlediğini, soruşturmanın ise CMK 160 uyarınca başladığını ifade etti.

Şirin ayrıca, savcıların suç şüphesi ortaya çıktığında kişilerin makamına bakmayacağı yönündeki açıklamanın da mutlak bir doğru olmadığını belirterek, özellikle “görev suçu” kapsamındaki durumlarda soruşturma izni prosedürlerinin kişinin statüsüne göre değiştiğini vurguladı.

Savunma Hakkı, Masumiyet Karinesi Ve “Hukuki Boşluk” Tartışması

Şirin’in eleştirilerinin önemli bir bölümü, tutukluların avukatlarıyla görüşmesine ilişkin “hukuki boşluk” bulunduğu yönündeki değerlendirmeye odaklandı. CMK 154. maddeyi hatırlatan Şirin, şüpheli veya sanığın müdafii ile her zaman ve gizlilik içinde görüşebileceğini, yazışmaların denetime tabi tutulamayacağını belirterek ortada normatif bir boşluk değil, uygulamaya ilişkin sorunlar bulunduğunu savundu.

OHAL döneminde getirilen bazı kısıtlamaların Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından ihlal olarak değerlendirildiğini hatırlatan Şirin, savunma hakkının daraltılmasına dönük yeni düzenleme sinyallerinin hukuk devleti ilkesi açısından dikkatle izlenmesi gerektiğini kaydetti.

Bakanın henüz sonuçlanmamış davalar hakkında isim vererek değerlendirmelerde bulunmasının da anayasal güvence altındaki masumiyet karinesini zedeleyebileceğini ifade eden Şirin, özellikle uyuşturucu kullanımına ilişkin dile getirilen bazı rakamsal örneklerin bilimsel ve tıbbi gerçeklik açısından tartışmalı olduğunu ileri sürdü.

Kuvvetler Ayrılığı Ve Yasama Yetkisi Vurgusu

Şirin, Bakan Gürlek’in programda sıkça “yasal düzenleme yapacağız” ifadesini kullanmasını da kuvvetler ayrılığı bağlamında eleştirdi. Yasa yapma yetkisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne ait olduğunu hatırlatan Şirin, yürütme organından gelen her önerinin yasalaşacağı yönündeki kesin tonun, erkler ayrılığı ilkesinin fiili işleyişi bakımından soru işaretleri doğurduğunu savundu.

Programın gazetecilik boyutuna da değinen Şirin, yöneltilen soruların eleştirel mesafeden uzak olduğunu, bazı iddiaların gündeme getirilmediğini belirterek bunun kamuoyunun sağlıklı bilgiye erişimi açısından sorunlu olduğunu ifade etti.

Şirin’in değerlendirmeleri, Türkiye’de son dönemde artan yargı bağımsızlığı, savunma hakkı ve hukuk devleti standartlarına ilişkin tartışmaların akademik ve kamusal alanda süreceğine işaret ediyor.


Kaynaklar: Tolga Şirin’in X (Twitter) hesabından yaptığı paylaşımlar; Anayasa (md. 81, 106); Ceza Muhakemesi Kanunu (md. 154, 160, 170); AİHM içtihadına ilişkin kamuya açık kararlar.