back to top
Ana Sayfa Haberler İstanbul’da Her İki Kişiden Biri Temel İhtiyacını İndirim Marketinden Karşılıyor, Fiyat Marka...

İstanbul’da Her İki Kişiden Biri Temel İhtiyacını İndirim Marketinden Karşılıyor, Fiyat Marka Sadakatini Sildi

İstanbul Planlama Ajansı’nın (İPA) İstanbul Barometresi araştırmasına göre kentte yaşayanların yüzde 55,1’i gıda ve temel ihtiyaçlarını düzenli olarak indirim marketlerinden karşılıyor; yüzde 67,4’ü ise daha ucuz alternatif bulduğunda markasını değiştirmeye hazır. Bulgular, yüksek yaşam maliyetinin tüketim alışkanlıklarını kalıcı biçimde dönüştürdüğüne işaret ediyor.

İndirim Marketleri Ana Alışveriş Noktası Oldu

İPA’nın son İstanbul Barometresi raporu, artan hayat pahalılığının İstanbul’da alışveriş tercihlerinde belirleyici olduğunu ortaya koydu. Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 55,1’i temel ihtiyaçlarını düzenli olarak indirim marketlerinden temin ediyor; yüzde 36,1’i ara sıra bu marketleri tercih ediyor. İndirim marketlerini hiç tercih etmeyenlerin oranı ise yalnızca yüzde 8,8’de kaldı.

Veriler, indirim marketlerinin artık alternatif değil, geniş kesimler için zorunlu alışveriş kanalı haline geldiğini gösteriyor. Bu tablo, reel gelirlerdeki aşınmanın hane davranışlarına doğrudan yansıdığına işaret ediyor.

Fiyat Belirleyici, Marka İkincil

Rapora göre tüketici davranışında en güçlü motivasyon fiyat. Katılımcıların yüzde 67,4’ü daha uygun fiyatlı bir seçenek bulduğunda düzenli alışveriş yaptığı markayı değiştirebileceğini belirtti.

Bu eğilim, marka sadakatinin zayıfladığını ve fiyat rekabetinin perakende sektöründe belirleyici konuma yükseldiğini ortaya koyuyor. Ekonomistler, fiyat odaklı davranışın geçici bir refleks olmaktan çıkıp kalıcı bir tüketim normuna dönüşebileceği değerlendirmesinde bulunuyor.

Hane Bütçesinde En Büyük Yük Market Gideri

İstanbul Barometresi’nin ev içi gündem ve harcama dağılımı verilerine göre kredi kartı harcamalarında en büyük pay yüzde 64,1 ile market alışverişine ait. Bunu yüzde 5,7 ile akaryakıt ve ulaşım, yüzde 5,5 ile dışarıda yeme-içme, yüzde 5,2 ile nakit avans ödemesi ve yüzde 4,2 ile konut giderleri izliyor.

Bu dağılım, temel tüketim kalemlerinin hane bütçesinde baskın hale geldiğini ve zorunlu harcamaların diğer kalemleri geride bıraktığını gösteriyor. Uzmanlara göre bu durum, talep kompozisyonunda daralmaya ve iç piyasada sektörler arası dengesizliklere yol açabilir.

Ev Gündeminde Ekonomi İlk Sırada

Araştırmaya katılanların yüzde 50,2’si evlerinde en çok ekonomik sorunların konuşulduğunu belirtirken, yüzde 8,6’sı emekli maaşlarını gündemin başlıca konusu olarak gösterdi.

Türkiye gündeminde ise katılımcıların yüzde 35,4’ü İstanbul’da yaşanan genç cinayetini ilk sıraya koyarken, yüzde 17,8’i emekli maaşı artışını, yüzde 11,2’si Mardin’deki protestoları öne çıkardı. İstanbul özelinde genç cinayeti yüzde 22,2 ile ilk sırada yer alırken, ekonomik sorunlar yüzde 19,8 ile ikinci, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na ilişkin davalar yüzde 13,9 ile üçüncü sırada yer aldı.

Tüketimde Kalıcı Dönüşüm Sinyali

Veriler, İstanbul’da tüketim davranışının marka merkezli yapıdan fiyat merkezli yapıya kaydığını ve indirim marketlerinin kent ekonomisinde merkezi bir rol üstlendiğini ortaya koyuyor. Analistler, yüksek enflasyon ve gelir baskısının sürmesi halinde bu eğilimin kalıcılaşabileceği ve perakende sektöründe düşük marj–yüksek hacim modelinin güç kazanabileceği görüşünde.

İstanbul Barometresi bulguları, ekonomik koşulların yalnızca satın alma gücünü değil, aynı zamanda tüketim kültürünü de yeniden şekillendirdiğini gösteriyor.


Kaynak: İstanbul Planlama Ajansı (İPA), İstanbul Barometresi Raporu (Ocak Ayı Verileri)