CHP Sağlık Politika Kurulu Başkanı Kayıhan Pala, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Uluslararası Sağlık Hizmetlerinde İşbirliği Yönetmeliği’ne tepki göstererek, kamu hastanelerinde randevu krizinin sürdüğü bir dönemde sağlık turizmini önceleyen adımların “sağlığın ticarileştirilmesi” anlamına geldiğini savundu.
Yeni Yönetmelik Ve Tepkiler
Resmi Gazete’de yayımlanan Uluslararası Sağlık Hizmetlerinde İşbirliği Yönetmeliği, Türkiye’nin sağlık hizmetlerini yurt dışından gelecek hastalar için daha kurumsal bir çerçevede sunmasını ve uluslararası iş birliklerini güçlendirmesini hedefliyor. Düzenleme, sağlık turizmi alanında kamu ve özel sektörün rolünü genişletirken, yabancı hastalara sunulacak hizmetlerin usul ve esaslarını yeniden tanımlıyor.
CHP’li Kayıhan Pala ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada düzenlemeye sert tepki gösterdi. Pala, “Sağlık hizmetlerine erişimle ilgili büyük sorunlar varken, hastalar devlet hastanelerinde ve üniversite hastanelerinde randevu bulamazken, Sağlık Bakanlığı yurt dışından gelecek hastalar için yeni bir düzenleme yapıyor. Sayın Bakan, sağlığı ticarileştiren politikalardan vazgeçin” ifadelerini kullandı.
Erişim Krizi Tartışması
Muhalefet, özellikle büyükşehirlerde kamu hastanelerinde randevu bulma süresinin uzamasını ve bazı branşlarda aylar sonrasına gün verilmesini sağlık sistemindeki yapısal sorunların göstergesi olarak değerlendiriyor. Pala’nın çıkışı da bu bağlamda, önceliğin yurttaşların sağlık hizmetine zamanında ve eşit erişimi olması gerektiği tezine dayanıyor.
Sağlık politikaları uzmanlarına göre, sağlık turizmi gelir artırıcı bir model olarak görülse de kamu kaynaklarının ve hekim emeğinin hangi ölçüde bu alana yönlendirildiği, hizmet sunumunda öncelik sıralamasını tartışmalı hale getiriyor. Özellikle kamu hastanelerinde personel eksikliği ve yoğunluk sorunu sürerken, yabancı hastalara yönelik kapasite tahsisi eleştiri konusu oluyor.
Sağlık Turizmi Ve Kamu Politikası
Hükümet kanadı ise Türkiye’nin son yıllarda sağlık turizminde bölgesel bir merkez haline geldiğini ve bu alandaki düzenlemelerin döviz girdisi sağladığını savunuyor. Uluslararası sağlık hizmetlerine yönelik iş birliklerinin artırılması, sağlık altyapısının küresel ölçekte rekabet gücünü yükseltme hedefiyle gerekçelendiriliyor.
Ancak eleştiriler, sağlık hizmetinin kamusal niteliğinin zayıfladığı ve piyasa dinamiklerinin sistem üzerindeki etkisinin arttığı yönünde yoğunlaşıyor. Muhalefete göre, sağlık hizmetlerinin finansal getirisi ön plana çıkarıldıkça sosyal devlet ilkesi geri plana itiliyor.
Yönetmeliğin uygulama sonuçları ve kamu hastanelerindeki erişim sorununa etkisi, önümüzdeki dönemde sağlık politikalarının ana tartışma başlıklarından biri olmaya aday görünüyor.
NHY / Kayıhan Pala’nın sosyal medya paylaşımı (Şubat 2026)















