back to top
Ana Sayfa Haberler Saraçhane’de Sert Mesaj: “Aileye Dokunmak Hukuku Araçsallaştırmaktır”

Saraçhane’de Sert Mesaj: “Aileye Dokunmak Hukuku Araçsallaştırmaktır”

Silivri’de 331 gündür tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun mesajını Saraçhane’de okuyan eşi Dilek Kaya İmamoğlu, aile üyelerine yönelik tutuklamaları “yargı tacizi” olarak nitelendirerek, sürecin hukuki değil siyasi olduğunu savundu; açıklamalar, yargı bağımsızlığı ve tutuklama pratiği tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

Aileye Yönelik Tutuklamalar Ve “Yargı Tacizi” İddiası

19 Mart operasyonunun mağdur yakınları tarafından kurulan Aile Dayanışma Ağı’nın (ADA) 25. buluşması İstanbul Saraçhane Parkı’nda gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Dilek Kaya İmamoğlu, son haftalarda kendi ailesine yönelik yeni tutuklamalar yaşandığını belirterek, “Delil yok, tanık yok, HTS ya da telefon kaydı yok. Sadece bir iftira var” ifadelerini kullandı.

İmamoğlu, “Bir insanı susturmanın en etkili yolunun ailesini cezalandırmak olduğunu düşünen bir anlayışla karşı karşıyayız” diyerek, aile bireylerinin hedef alınmasının toplumsal güven duygusunu zedelediğini savundu. “Savaşların bile yazılı olmayan bir ahlakı vardır; masuma, aileye dokunulmaz” sözleriyle süreci sert biçimde eleştirdi.

Yargı Bağımsızlığı Ve Siyasallaşma Tartışması

Yaklaşık bir yıldır süren tutukluluklara dikkat çeken İmamoğlu, yargının siyasallaştığını ve hukuk eliyle ağır bir adaletsizlik yaşandığını ileri sürdü. Devletin tüm yurttaşlara eşit mesafede durması gerektiğini vurgulayan İmamoğlu, masumiyet karinesinin ve lekelenmeme hakkının sistematik biçimde ihlal edildiğini iddia etti.

“Yargı siyasallaştıkça adalet zayıflar; adalet zayıfladıkça toplum yoksullaşır” diyen İmamoğlu, tutuksuz yargılamanın esas alınması ve duruşmaların şeffaf biçimde yürütülmesi çağrısında bulundu. Mahkemelerin kamuoyuna açık ve canlı yayınlanması önerisi de dile getirildi.

Cezaevinden Evlilik Ve Gençlerin Tepkisi

Toplantıda söz alan, 331 gündür tutuklu bulunan İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün’ün eşi Sinem Keleş Akgün, sürecin “hukuki değil siyasi” olduğunu savunarak, soruşturma ve yargılama makamlarına ilişkin eleştiriler yöneltti. Akgün, eşinin somut delil olmadan tutuklandığını iddia etti.

19 Mart Saraçhane eylemleri sırasında tutuklanıp 40 gün sonra tahliye edilen üniversite öğrencisi Cansın Nurettin İnce ise yaşadığı süreci “hak ihlali” olarak tanımladı. İnce, anayasal hakların kağıt üzerinde kaldığını öne sürerek, tutukluluğun tedbir olmaktan çıkıp fiili cezaya dönüştüğünü savundu.

Saraçhane’deki buluşma, yalnızca bir dayanışma çağrısı değil; aynı zamanda Türkiye’de yargı bağımsızlığı, uzun tutukluluk süreleri ve siyasi davalar ekseninde süren tartışmaların kamusal alandaki yansıması niteliği taşıdı.


Kaynaklar: Saraçhane Parkı’nda gerçekleştirilen Aile Dayanışma Ağı (ADA) 25. buluşmasında yapılan konuşmalar (13 Şubat 2026)