Esenyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer, 31 Ekim 2024’te tutuklandıktan sonra, adli kontrol ve yurtdışı yasağı koşullarıyla serbest bırakıldı. Özer’in tahliyesi, yerel siyasette ‘yargı yoluyla tasfiye’ tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Bu süreç ve ardından gelen kararla, Türk yargı sistemindeki siyasallaşma ve mahkemelerin bağımsızlığı konuları yeniden sorgulanmaya başlandı.
Tutuklama Süreci ve İddianame
Ahmet Özer, ‘Aziz İhsan Suç Örgütü’ soruşturması kapsamında hazırlanan iddianame doğrultusunda tutuklanmıştı. 20 Ekim 2025’te tamamlanan iddianame, Esenyurt Belediyesi’ndeki bazı ihale süreçleri ve mali işlemlerle ilgili çeşitli iddialar içermekteydi. Ancak Özer’in avukatları, dava sürecinin büyük ölçüde spekülasyonlara dayandığını ve müvekkillerinin ‘örgüt üyeliği’ suçlamasıyla ilişkilendirilmesinin haksız olduğunu savundu.
Prof. Dr. Özer’in tahliyesi, yerel yönetimlere yönelik yargı müdahaleleri konusundaki tartışmaları körükledi. Özellikle CHP ve diğer demokrasi güçleri, bu tür siyasi tutukluluk vakalarının artışına dikkat çekerek, yerel demokrasinin zayıfladığına vurgu yapıyor. Ahmet Özer’in serbest bırakılması, yalnızca kişisel bir durum değil; hukukun siyasallaşmasının somut bir yansıması olarak da değerlendirilmektedir.
















