CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, 2002-2025 yılları arasındaki özelleştirme işlemlerine karşı açılan davaların sayısını, iptal kararlarına rağmen uygulanmayan yargı hükümlerini ve bu kararları yerine getirmeyen kamu görevlilerine yönelik işlemleri Adalet Bakanı Akın Gürlek’e sordu; “Hukuk devleti ilkesi fiilen askıya mı alındı?” sorusunu gündeme taşıdı.
Yargı Kararları Uygulandı Mı?
CHP’li Sezgin Tanrıkulu, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na sunduğu soru önergesinde, son 23 yılda gerçekleştirilen özelleştirme işlemlerini mercek altına aldı.
Tanrıkulu, 2002-2025 yılları arasında yapılan özelleştirmelere karşı idari yargıda açılan toplam dava sayısının açıklanmasını isterken, Danıştay ya da yerel idare mahkemelerince verilen “iptal” veya “yürütmeyi durdurma” kararlarına rağmen geri alınmayan ya da iade edilmeyen özelleştirme işlemlerinin sayısını da sordu.
Önergede, Anayasa’nın 138. maddesinde düzenlenen “mahkeme kararlarının geciktirilmeksizin uygulanması” zorunluluğuna atıf yapılarak, bu yükümlülüğe rağmen yargı kararlarını uygulamayan kamu görevlileri hakkında kaç soruşturma başlatıldığı sorusu yöneltildi.
“Hukuk Arkadan Gelsin” Eleştirisi
Tanrıkulu, önergesinin gerekçesinde hukuk devleti ilkesinin idarenin tüm eylem ve işlemlerinin yargı denetimine açık olmasını ve yargı kararlarının derhal uygulanmasını emrettiğini vurguladı. Ancak özelleştirme süreçlerinde Danıştay ve idare mahkemelerinin verdiği kararların, kimi zaman Bakanlar Kurulu kararları ya da fiili durumlar yaratılarak etkisiz bırakıldığı yönünde ciddi iddialar bulunduğunu belirtti.
CHP’li Tanrıkulu, bu pratiğin kamuoyunda “hukuk arkadan gelsin” anlayışı olarak tanımlandığını ifade ederek, söz konusu uygulamaların hukuki güvenlik ve yargıya güven üzerinde yarattığı tahribatın açıklığa kavuşturulması gerektiğini söyledi.
İhale Suçları Ve Ceza Soruşturmaları
Tanrıkulu’nun önergesinde ayrıca, özelleştirme ihalelerinde “ihaleye fesat karıştırma” veya “görevi kötüye kullanma” suçlamasıyla hakkında dava açılan ve mahkûmiyet alan bürokrat ya da şirket yetkilisi bulunup bulunmadığı da soruldu.
Bu sorular, özelleştirme politikalarının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda hukuki ve kurumsal denetim boyutunun da tartışmaya açıldığını gösteriyor. Özellikle iptal kararlarına rağmen uygulamaya devam edilen işlemler olup olmadığına dair talep edilen veriler, yürütme ile yargı arasındaki güç dengesi tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Adalet Bakanlığı’nın önergeye vereceği yanıt, son yıllarda yoğunlaşan “yargı kararlarının uygulanmaması” eleştirileri açısından belirleyici olacak.
- NHY / CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’nun TBMM Başkanlığı’na sunduğu soru önergesi












