Küba açıklarında ABD’de kayıtlı bir sürat teknesine yönelik silahlı müdahalede dört kişi öldü, altı kişi gözaltına alındı; Havana “terörist sızma” suçlamasında bulunurken Washington olayda dahli olmadığını açıkladı ve gerilim tırmanma sinyali verdi.
Küba karasularında çarşamba sabahı yaşanan silahlı olay, uzun süredir yaptırımlar ve karşılıklı suçlamalarla gerilen ABD–Havana ilişkilerinde yeni bir kırılma başlığı açtı. Küba hükümeti, ABD’de kayıtlı bir sürat teknesinin ülkenin kuzey kıyılarına yaklaştığını ve ateş açtığını ileri sürerken, Washington yönetimi olayda ABD makamlarının herhangi bir rolü bulunduğu iddiasını reddetti.
Olayın Seyri
Küba makamlarına göre, sınır birlikleri tarafından tespit edilen teknede bulunan 10 kişiden dördü çıkan çatışmada öldü, altı kişi gözaltına alındı. Küba tarafı, kendi bot komutanının da yaralandığını bildirdi.
Yetkililer, teknede silah, patlayıcı ve kamuflaj üniforması ele geçirildiğini açıkladı. Gözaltına alınan kişilerden birinin ABD’den “gönderildiğini” ve silahlı grubun karşılanmasını organize etmekle görevlendirildiğini itiraf ettiği öne sürüldü. Havana yönetimi olayı “terörist sızma” olarak nitelendirdi.
Şüpheliler Ve Ailelerin Tepkisi
Küba hükümeti, şüphelilerin tamamının ABD’de yaşayan Kübalılar olduğunu ve çoğunun daha önce suç geçmişi bulunduğunu savundu.
Washington Post’a konuşan bir zanlının kızı, babasının Küba’ya gittiğinden haberi olmadığını, ismini resmi listede görünce öğrendiğini belirterek “Bu benim için tam bir sürprizdi, şoktayım” dedi. Söz konusu kişinin Miami çevresinde paket dağıtımı yaptığı aktarıldı.
Associated Press (AP) ise hayatını kaybedenlerden birinin 20 yılı aşkın süredir ABD’de yaşayan bir kamyon şoförü ve ABD vatandaşı olduğunu bildirdi. Kardeşi, yas tuttuğunu ancak onun “Küba’nın özgürlüğü” için takıntılı bir arayışa sürüklendiğini söyledi.
Teknenin Geçmişi
New York Times’ın (NYT) aktardığına göre, Florida’da kayıtlı tekne 1981 yapımı yaklaşık yedi metrelik bir Pro-Line motorlu tekne. Kayıtlara göre son olarak 2022 sonunda el değiştirdiği ve ticari kullanım için tescilli olduğu belirtiliyor. Mülkiyet yapısı ve son kullanım amacı ise net değil.
Washington’un Mesajı
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Karayipler ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, farklı ABD kurumlarının olayla ilgili bilgi topladığını ve doğrulama sürecinin sürdüğünü söyledi. Olayın “oldukça sıra dışı” olduğunu belirten Rubio, ABD yetkililerinin müdahil olmadığına vurgu yaptı.
Florida Başsavcısı James Uthmeier ise Küba hükümetine sert sözlerle yüklenerek olayın takipçisi olacaklarını açıkladı. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de Beyaz Saray’ın gelişmeleri incelediğini duyurdu.
Yaptırımların Gölgesinde
Olay, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin Karakas ve Havana’ya yönelik enerji ve ticaret politikalarını sertleştirdiği bir döneme denk geldi. Washington’un Venezuela petrolü üzerinden uyguladığı kısıtlamalar, enerji darboğazı yaşayan Küba’da elektrik kesintilerini artırdı.
Trump yönetimi geçen ay yayımladığı bir başkanlık kararnamesinde Küba hükümetinin “ulusal güvenliğe olağanüstü tehdit” oluşturduğunu savunmuş ve Küba’ya petrol sağlayan ülkelere yönelik gümrük tarifeleri tehdidinde bulunmuştu.
Uzun Süreli Gerilim
ABD–Küba ilişkileri, Fidel Castro liderliğindeki 1959 devriminden bu yana dalgalı bir seyir izliyor. 1961’de diplomatik ilişkilerin kopmasının ardından uygulanan ambargo büyük ölçüde yürürlükte kaldı. Barack Obama döneminde başlayan normalleşme adımları, Trump’ın ilk başkanlık döneminde geri çekilmişti.
Son olay, iki ülke arasında zaten kırılgan olan diplomatik zeminin daha da sertleşebileceğine işaret ediyor. Analistler, bağımsız bir doğrulama süreci tamamlanmadan karşılıklı suçlamaların tırmanmasının, Karayipler’de yeni bir güvenlik krizine kapı aralayabileceği uyarısında bulunuyor.
NHY / ntv, Associated Press (AP), Washington Post, New York Times.



















