back to top
Ana Sayfa Haberler Ölmüş Bir İsim Üzerinden Yürüyen Dava: Özer Cephesinden ‘Gizli Tanık’ Tepkisi

Ölmüş Bir İsim Üzerinden Yürüyen Dava: Özer Cephesinden ‘Gizli Tanık’ Tepkisi

CHP’li Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in “Kent Uzlaşısı” ve “örgüt üyeliği” suçlamasıyla yargılandığı davada, savcılığın dayanak aldığı gizli tanık beyanlarının onlarca yıl önce hayatını kaybetmiş bir isim üzerinden kurgulandığı iddiası, savunma tarafından hukuki güvenilirlik ve adil yargılanma ilkeleri açısından sert biçimde eleştirildi.

Çağlayan Önünde Sert Açıklama

CHP’li Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in avukatı ve kızı Serap Özer, “Kent Uzlaşısı” davası kapsamında İstanbul’daki Çağlayan Adliyesi önünde yaptığı açıklamada, dosyanın temel dayanağının tartışmalı olduğunu savundu.

Serap Özer, gizli tanığın tüm kurguyu yıllar önce hayatını kaybetmiş bir kişi olan “Cemal Kavak” ismi üzerinden inşa ettiğini belirterek, “Bu ismi ne ben ne babam hayatımızda duymuştuk. Dosyayla öğrendik. On yıllar önce ölmüş bir isim üzerinden beyan kurgusu yaratılıyor. Mezardan çıkarıp gerçekleri mi anlattıralım?” ifadelerini kullandı.

Gizli Tanık Ve Delil Tartışması

Savunma tarafı, eğer iddialar hayatta olan bir kişi üzerinden kurulmuş olsaydı, bu kişinin mahkemede dinlenmesini talep edebileceklerini belirtti. Ancak söz konusu ismin yıllar önce vefat etmiş olması nedeniyle, beyanların doğrulanabilirliğinin fiilen ortadan kalktığı ileri sürüldü.

Ceza yargılamasında gizli tanık uygulaması, özellikle terör ve örgütlü suç soruşturmalarında başvurulan bir yöntem olmakla birlikte, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarında bu tür beyanların tek ve belirleyici delil olarak kullanılmasının adil yargılanma hakkı bakımından dikkatle değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Savunma, mevcut dosyada gizli tanık anlatımının maddi delillerle desteklenmediğini öne sürüyor.

Siyasi Ve Hukuki Arka Plan

Ahmet Özer, “Kent Uzlaşısı” soruşturması kapsamında “örgüt üyeliği” suçlamasıyla yargılanıyor. Savcılık makamı, soruşturmanın içeriğine ilişkin ayrıntılı değerlendirmeyi henüz kamuoyuyla paylaşmadı. Özer cephesi ise suçlamaların siyasi saiklerle yöneltildiğini ve dosyanın somut delilden yoksun olduğunu savunuyor.

Serap Özer açıklamasında, “Ahmet Özer’in bir örgüt üyesi olmadığını bizi yargılayanlar da biliyor” diyerek soruşturmanın meşruiyetini sorguladı. Savunma, mahkemenin gizli tanık beyanlarını tek başına hükme esas almaması gerektiğini belirtiyor.

Yargı Süreci Nasıl İlerleyecek?

Davanın seyri, mahkemenin delil değerlendirmesine ve savcılığın iddianame kapsamına bağlı olacak. Hukukçular, gizli tanık beyanlarının çapraz sorguya açık olmaması ve doğrulanabilirliğinin sınırlı olması durumunda, destekleyici maddi delillerle güçlendirilmesinin yargılamanın adil niteliği açısından kritik olduğuna dikkat çekiyor.

Özer’in yargılandığı dosya, hem yerel yönetimlere yönelik soruşturmalar hem de gizli tanık uygulamasının sınırları açısından yakından izleniyor.

 


NHY / Serap Özer’in Çağlayan Adliyesi önünde yaptığı basın açıklaması