back to top
Ana Sayfa Ekoloji Ormanlar Sessizce Daralıyor: Rant Politikaları Doğayı Geri Dönülmez Eşiğe Sürüklüyor

Ormanlar Sessizce Daralıyor: Rant Politikaları Doğayı Geri Dönülmez Eşiğe Sürüklüyor

Evrim Rızvanoğlu, Türkiye’de ormanların yalnızca yangınlarla değil, siyasi ve ekonomik tercihlerle sistematik biçimde daraltıldığını belirterek, 2018’den bu yana Belgrad Ormanı büyüklüğünde alanın statü dışına çıkarıldığını açıkladı.

Orman Statüsünde Sistematik Daralma

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu, 21–26 Mart Dünya Ormancılık Günü ve Orman Haftası kapsamında yaptığı açıklamada, iktidarın orman politikalarını sert sözlerle eleştirdi.

Rızvanoğlu’na göre, özellikle “Ek 16” düzenlemeleri üzerinden yürütülen uygulamalarla 2018 yılından bu yana Belgrad Ormanı büyüklüğünde bir alan orman statüsünden çıkarıldı. Bu durum, yalnızca niceliksel bir kayıp değil, aynı zamanda koruma politikalarının zayıflatılması anlamına geliyor.

Yangınlar Ve Yapısal Kayıplar

Orman Genel Müdürlüğü verilerine dayandırılan açıklamada, yalnızca 2025 yılında 3 bin 224 orman yangını çıktığı ve 81,4 bin hektar alanın zarar gördüğü ifade edildi. Bu kaybın yaklaşık olarak Yalova’nın yüzölçümüne denk geldiği vurgulandı.

Ancak Rızvanoğlu, orman kaybının yalnızca yangınlarla açıklanamayacağını belirterek, asıl yapısal tahribatın farklı sektörlere açılan alanlar üzerinden gerçekleştiğine dikkat çekti.

Madencilik Ve “Süper İzin” Politikaları

2012–2024 döneminde madencilik faaliyetleri için 121 bin hektardan fazla orman alanının tahsis edildiğini belirten Rızvanoğlu, bu sürecin yeni yasal düzenlemelerle hız kazandığını ifade etti.

“Süper izin” olarak adlandırılan uygulamalar ve Milli Parklar Kanunu’nda yapılan değişikliklerin, koruma mekanizmalarını zayıflattığını savunan Rızvanoğlu, ormanların madencilik, turizm ve çeşitli altyapı projelerine açıldığını dile getirdi. Bu yaklaşımın, kamu yararı yerine ekonomik rant önceliği taşıdığı eleştirisi öne çıktı.

Siyasal Tercih Ve Ekolojik Sonuçlar

Rızvanoğlu’nun açıklamaları, Türkiye’de çevre politikalarının teknik bir mesele olmaktan çok siyasal bir tercih alanı haline geldiğini ortaya koyuyor. Ormanların korunması yerine ekonomik faaliyetlere açılması, uzun vadeli ekolojik riskleri artırırken; iklim krizi bağlamında kırılganlığı derinleştiriyor.

Muhalefet cephesi ise orman varlığının artırılması, korunan alanların genişletilmesi ve doğal kaynaklar üzerindeki “rant baskısının” sona erdirilmesi gerektiğini savunuyor.


  • NHY / CHP Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu’nun açıklamaları