2025’te yurt dışına 1,9 milyar dolarlık yatırım yönlendiren tekstil sermayesi, içeride daralan üretim, gerileyen ihracat ve baskılanan ücretlerle yapısal krizin yükünü emekçilere yıkarken; sektör, küresel bağımlılık ve rekabet kaybı sarmalında sıkışıyor.
Yapısal Kriz Ve Üretim Daralması
Araştırmacı Kansu Yıldırım’ın değerlendirmelerine göre, tekstil ve hazır giyim sektöründe yaşanan kriz, geçici dalgalanmaların ötesinde, Türkiye sanayisinin genel yapısal sorunlarının bir yansıması niteliğinde. Türkiye İş Bankası tarafından yayımlanan sektör raporları da bu tabloyu doğrular nitelikte; 2023’ten bu yana iç ve dış talepteki zayıflama ile küresel rekabet gücündeki gerileme sektörün temel belirleyicileri arasında yer alıyor.
Verilere göre, takvim etkilerinden arındırılmış ölçümlerde tekstil üretimi son çeyrekte yıllık bazda yüzde 8,8, hazır giyim ise yüzde 25,8 oranında daraldı. 2025 genelinde ise tekstil üretimi yüzde 5,4, hazır giyim üretimi yüzde 14 geriledi. Bu düşüş, yalnızca talep daralmasıyla değil; üretim modelinin bağımlı karakteriyle de ilişkilendiriliyor.
Coğrafi Yoğunlaşma Ve Gaziantep Gerçeği
Türkiye’de tekstil üretimi üç ana havzada kümelenirken, üretimin yaklaşık yüzde 75’ini gerçekleştiren Güney Anadolu havzasının merkezi Gaziantep olarak öne çıkıyor. Gaziantep Sanayi Odası verilerine göre kentte 800’ün üzerinde büyük ve orta ölçekli tekstil fabrikası faaliyet gösteriyor.
Ancak bu yoğun üretim kapasitesine rağmen, sektörde katma değeri yüksek nihai ürünlerden ziyade hammadde ve yarı mamul üretiminin baskın olması, Türkiye’nin küresel değer zincirindeki konumunu sınırlayan temel faktörlerden biri olarak değerlendiriliyor.
Küresel Bağımlılık Ve Rekabet Kaybı
Sektör temsilcileri rekabet gücündeki düşüşü yüksek maliyetler ve kur politikalarıyla açıklarken, Yıldırım’a göre asıl sorun üretim ve yatırım stratejilerinin uzun yıllardır küresel tekstil tekellerinin ihtiyaçlarına göre şekillenmesi. MÜSİAD 2025 Sektör Kurulları Raporu’nda da benzer şekilde, Türkiye’de birçok firmanın kendi markasını geliştirmek yerine uluslararası markalara bağımlı üretim yaptığı vurgulanıyor.
Avrupa pazarındaki yavaşlama, artan jeopolitik riskler ve küresel tedarik zincirlerindeki kırılganlıklar, bu bağımlılık ilişkisini daha da sorunlu hale getiriyor. Sonuç olarak sektör, dış talebe bağımlı ama rekabet gücü zayıflayan bir yapıya sıkışmış durumda.
Sermaye Hareketliliği Ve Emek Üzerindeki Baskı
Ödemeler Dengesi verilerine göre, tekstil ve giyim sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin 2025 yılında yurt dışına yaptığı doğrudan yatırımlar 1,9 milyar dolara ulaştı. Bu yönelim, sermayenin daha düşük maliyetli ve daha az düzenlenmiş iş gücü piyasalarına kaydığını gösteriyor.
Örneğin, Mısır’da faaliyet gösteren 200’den fazla Türk tekstil şirketi, düşük ücretler ve yüksek kayıt dışılık oranlarıyla öne çıkan bir üretim ortamından yararlanıyor. Uluslararası Çalışma Örgütü verilerine göre ülkede kayıt dışı istihdam oranı 2025 itibarıyla yüzde 67’ye ulaşmış durumda.
Sendikal Baskılar Ve Sınıfsal Gerilim
Yıldırım’ın dikkat çektiği bir diğer unsur ise işçi hareketine yönelik baskılar. Tekstil ve dokuma işçilerinin ücret mücadelelerinin yükseldiği dönemlerde sendikal faaliyetlere yönelik müdahalelerin artması, sektördeki kriz yönetiminin emek aleyhine kurulduğunu gösteriyor.
Özellikle Birleşik Tekstil İşçileri Sendikası yöneticilerine yönelik baskılar ve sendikal alanın daraltılması, üretim daralmasının yarattığı maliyetin işçilere yüklenmesiyle paralel ilerliyor.
Sektörde Yoğunlaşma Ve Küçük Üreticinin Tasfiyesi
Kriz ortamında finansmana erişimi güçlü, sermaye yapısı sağlam büyük şirketler ayakta kalabilirken; daha zayıf işletmeler üretimden çekiliyor ya da iflas ediyor. Bu durum, sektörde tekelleşme eğilimini hızlandırıyor.
Kapanan işletmelerin pazar payının büyük şirketler tarafından devralınması, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal sonuçlar da doğuruyor. İstihdam kaybı ve güvencesiz çalışma biçimlerinin yaygınlaşması, tekstil sektöründeki krizin toplumsal boyutunu derinleştiriyor.
Kaynaklar:
- Kansu Yıldırım’ın X (Twitter) paylaşımları
- Türkiye İş Bankası sektör raporları
- Gaziantep Sanayi Odası verileri
- MÜSİAD 2025 Sektör Kurulları Raporu
- Uluslararası Çalışma Örgütü istatistikleri
- Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Ödemeler Dengesi verileri



















