back to top
Ana Sayfa Haberler Cezaevinde İkinci Tutuklama: Tanju Özcan Hakkındaki “Bağış” Soruşturması Derinleşiyor

Cezaevinde İkinci Tutuklama: Tanju Özcan Hakkındaki “Bağış” Soruşturması Derinleşiyor

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, cezaevindeyken bu kez “kurban bağışı toplayıp kurban kesmemek” iddiasıyla ikinci kez tutuklandığını açıkladı; Özcan suçlamaları reddederken, bağışların belediye kontrolünde ve denetim sürecinde bloke edildiğini savundu.

İkinci Tutuklama: Cezaevinde Yeni Suçlama

Tutuklu Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada cezaevindeyken “dolandırıcılık” suçlamasıyla ikinci kez tutuklandığını duyurdu.

İddiaların, 2025 yılı kurban bağışı kampanyası kapsamında “bağış toplanıp kurban kesilmediği” yönünde olduğu belirtilirken, yeni tutuklama kararı mevcut cezaevi sürecine ek bir adli işlem olarak kayıtlara geçti.

Bağış Tartışması: Belediye Mi, Vakıf Mı Yürüttü?

Tanju Özcan, açıklamasında bağış kampanyasının iddia edildiği gibi vakıf tarafından değil, Bolu Belediye Başkanlığı tarafından yürütüldüğünü savundu.

Özcan’a göre, kampanya Bolu Valiliği izniyle gerçekleştirildi ve toplanan bağışlarla kurban kesimi yapılarak etlerin belediye aşevinde kullanıldığı ifade edildi. Soruşturmanın merkezindeki temel tartışma, kampanyanın hukuki ve kurumsal sorumluluğunun hangi yapıya ait olduğu noktasında yoğunlaşıyor.

Mali Süreç Ve Denetim: Bloke Hesaplar İddiası

Özcan, bağışlara ilişkin yaklaşık 800 bin TL’lik tutarın ayrı hesapta tutulduğunu ve Vakıflar Genel Müdürlüğü denetimine kadar bloke edildiğini belirtti.

Açıklamasında, paranın hiçbir şekilde kullanılmadığını ve herhangi bir kişisel ya da kurumsal zararın oluşmadığını savunan Özcan, tüm işlemlerin resmi denetim sürecine açık olduğunu ifade etti. Bu yönüyle dosya, mali şeffaflık ve kamu kaynaklarının yönetimi tartışmasını da beraberinde getirdi.

Hukuki Süreç Ve Siyasi Yankılar

Tanju Özcan, soruşturmada 35 kişinin bağış yaptığı ve hiçbirinin “dolandırıldık” yönünde şikâyetçi olmadığını öne sürdü.

Soruşturmanın ilerleyişi, yalnızca adli bir süreç değil, aynı zamanda yerel yönetimlerin yardım kampanyaları üzerindeki denetim mekanizmalarını da yeniden gündeme taşıdı. Dosyanın seyri, belediye-vakıf ilişkisi ve bağış toplama süreçlerinin hukuki sınırları açısından kritik bir örnek olarak değerlendiriliyor.