CHP’li Sezgin Tanrıkulu, yargı sistemine yönelik sert eleştirilerinde, Türkiye’de hukukun askıya alındığını ve yargıya duyulan toplumsal güvenin tarihsel olarak en düşük seviyelere gerilediğini vurguladı.
Silivri Ziyareti Ve Sert Mesajlar
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Silivri’de bulunan Marmara Cezaevi’nde, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere tutuklu siyasetçiler ve gazetecileri ziyaret etti. Ziyaret sonrası yaptığı açıklamada Tanrıkulu, mevcut tabloyu “hukukla, vicdanla ve ahlakla izah edilemeyecek bir dönem” olarak tanımladı.
Tanrıkulu’nun açıklamaları, yalnızca bireysel davalara değil, yargı sisteminin bütününe yönelik yapısal bir kriz iddiasını içeriyor. Bu çerçevede, tutuklamaların delilden önce geldiği yönündeki eleştirisi, hukuk devleti ilkesinin tersine işleyen bir pratiğe işaret ediyor.
İddianamesiz Tutukluluk Ve Yargı Pratiği
Tanrıkulu, iddianame hazırlanmadan aylarca süren tutukluluklara dikkat çekerek, bunun sistematik bir uygulamaya dönüştüğünü savundu. Özellikle bazı belediye başkanlarının yaklaşık 10 aydır iddianamesiz şekilde cezaevinde tutulduğunu vurgulayan Tanrıkulu, “İddianame yazamıyorsanız neden tutukladınız?” sorusunu yöneltti.
Bu eleştiri, Türkiye’de uzun tutukluluk süreleri ve “cezanın yargılama öncesinde fiilen infaz edilmesi” tartışmalarını yeniden gündeme taşıyor. Tanrıkulu’nun ifadeleri, yargı süreçlerinin delil temelli değil, siyasi önceliklere göre şekillendiği iddialarını güçlendiren bir çerçeve sunuyor.
Yetki Tartışması Ve Merkezileşen Yargı
Tanrıkulu’nun dikkat çektiği bir diğer kritik başlık ise yargı yetkisinin coğrafi ve kurumsal sınırlarının aşılması oldu. Türkiye’nin farklı illerinde işlendiği iddia edilen suçlara ilişkin davaların İstanbul’da görülmesini eleştiren Tanrıkulu, “İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Türkiye’nin başsavcılığı mı?” sorusuyla yargının merkezileşmesine dikkat çekti.
Bu durum, yargı bağımsızlığı kadar “doğal hâkim ilkesi” açısından da tartışmalı bir alan yaratıyor. Hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik ilkelerinin zedelenmesi, yalnızca bireysel hak ihlalleri değil, aynı zamanda anayasal düzen açısından da riskli bir tabloya işaret ediyor.
Yargıya Güven Krizi Derinleşiyor
Tanrıkulu’nun açıklamalarının en çarpıcı yönlerinden biri ise toplumsal güven meselesine yaptığı vurgu oldu. Yargı kurumlarına duyulan güvenin “tarihin en düşük seviyelerinden birine” indiğini belirten Tanrıkulu, geçmişteki olağanüstü dönemlerle kıyaslandığında bile bugünkü tablonun daha ağır olduğunu ifade etti.
Bu değerlendirme, Türkiye’de hukuk devleti ilkesinin yalnızca normatif düzeyde değil, toplumsal algı düzeyinde de ciddi bir aşınma yaşadığını ortaya koyuyor. Yargıya duyulan güvenin zayıflaması ise, demokratik sistemin meşruiyet zeminini doğrudan etkileyen kritik bir kırılma olarak öne çıkıyor.
- NHY / CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’nun Silivri Marmara Cezaevi ziyareti sonrası basın açıklaması














