back to top
Ana Sayfa Haberler Cumartesi Anneleri Zamana Direnen Hafıza: Cumartesi Anneleri 30 Yıllık Kayıp İçin Adalet İstiyor

Zamana Direnen Hafıza: Cumartesi Anneleri 30 Yıllık Kayıp İçin Adalet İstiyor

Cumartesi Anneleri, 30 yıl önce gözaltında kaybedilen Talat Türkoğlu’nun akıbetini bir kez daha gündeme taşıyarak, zaman aşımı kararlarıyla derinleşen cezasızlık politikasına karşı hakikat ve adalet talebini yineledi.

Galatasaray Meydanı’nda Süren Hafıza Mücadelesi

Galatasaray Meydanı’nda gerçekleştirilen 1097’nci haftalık buluşmada, gözaltında kaybedilenlerin fotoğrafları ve karanfiller taşındı. Bu haftaki eylemin odağında, 1996 yılında Edirne’den İstanbul’a dönerken kaybolan Talat Türkoğlu yer aldı.

Basın açıklamasını okuyan Cumartesi İnsanları temsilcisi Sebla Arcan, Türkoğlu’nun kaybolmadan önce sivil polisler tarafından takip edildiğini ifade ederek, olayın zorla kaybetme vakası olduğuna dair güçlü şüphelerin bulunduğunu vurguladı.

İtiraflar, Cezasızlık Ve Kapatılan Dosyalar

Açıklamada, 1997 yılında JİTEM mensubu Kasım Açık’ın verdiği ifadelerde, Türkoğlu’nun işkenceyle öldürüldüğü ve bedeninin Meriç Nehri’ne atıldığı yönündeki beyanlara dikkat çekildi. Bu detaylı itiraflara rağmen etkin bir soruşturma yürütülmediği, dosyanın “kovuşturmaya yer olmadığı” kararlarıyla kapatıldığı belirtildi.

Ailenin başvurusu üzerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Türkiye’nin yaşam hakkını koruma yükümlülüğünü ihlal ettiğine hükmetti. Ancak bu kararın, olayın aydınlatılması ve faillerin yargılanması açısından somut bir ilerleme sağlamadığı ifade edildi.

Zaman Aşımı Ve Hakikatin Üzerine Örülen Duvar

Dosyanın zaman aşımı gerekçesiyle kapatılması ve Anayasa Mahkemesi tarafından yapılan başvurunun “süre aşımı” nedeniyle reddedilmesi, cezasızlık tartışmalarını derinleştirdi. Cumartesi Anneleri, bu kararların hakikate ulaşmanın önünde yapısal bir engel oluşturduğunu belirtti.

“Zaman aşımının arkasına saklanmayın” çağrısı, yalnızca geçmişte yaşanan ihlallere değil, aynı zamanda bugünün hukuk sistemi ve devlet sorumluluğuna yönelik bir eleştiri olarak öne çıktı.

Ailelerin Tanıklığı Ve Bitmeyen Arayış

Türkoğlu’nun kardeşi Münibe Türkoğlu, yıllardır süren adalet arayışının sonuçsuz bırakıldığını belirterek, devletin sorumluluğunu hatırlattı. “Unutmadık, unutturmayacağız” vurgusu, kayıp yakınlarının hafıza mücadelesinin sürekliliğini ortaya koydu.

Bu tanıklıklar, zorla kaybetmelerin yalnızca bireysel trajediler değil; toplumsal hafızada derin izler bırakan ve hukuk devleti ilkesini doğrudan ilgilendiren meseleler olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.


  • NHY / Mezopotamya Ajansı