Fon krizinde eski AKP Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya hakkında yeni bir iddia gündeme geldi: Özata Denizcilik hisselerindeki işlemlerden elde edildiği ileri sürülen yaklaşık 2,2 milyar liranın Hazine’ye aktarıldığı öne sürüldü. Ancak Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107/3 maddesindeki düzenleme, etkin pişmanlık için elde edilen menfaatin iki katının ödenmesini öngörüyor. Dolayısıyla 2,2 milyar liralık ödeme iddiası doğru olsa bile, bu miktarın tek başına “cezadan kurtulma” anlamına gelip gelmediği tartışmanın merkezinde.
Fon soruşturması yeni bir aşamaya taşınırken, tartışmanın odağı bu kez yalnızca 2,2 milyar liralık kazanç iddiası değil, bu paranın Hazine’ye aktarılmasının hukuki sonucunun ne olacağı sorusuna çevrildi.
Siyasal İktisatçı İnan Mutlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Sayan Kaya ve eşinin yaklaşık 2,2 milyar lirayı ödeyerek etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabileceğini ileri sürdü. Mutlu, mevcut Sermaye Piyasası Kanunu’ndaki düzenlemenin piyasa dolandırıcılığı açısından önemli bir hüküm içerdiğini belirterek, “elde edilen veya elde edilmesine sebep olunan menfaatin iki katı” tutarın soruşturma başlamadan önce Hazine’ye ödenmesi halinde ceza verilmemesi mekanizmasına dikkat çekti.
Ancak güncel haberlerde yer alan 2,2 milyar liralık ödemenin etkin pişmanlık kapsamında yapıldığına ilişkin resmi bir karar açıklanmış değil. Haberlerde Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya’nın 2,2 milyar lirayı Hazine hesabına aktardığı iddia edilirken, SPK’nın bu kişiler hakkında suç duyurusunda bulunup bulunmadığı ve savcılık tarafından hangi işlemlerin yapıldığı da tartışılıyor.
2,2 Milyar Lira Ödemenin Hukuki Karşılığı Ne?
SPK’nın kendi internet sitesinde 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107. maddesine ilişkin açıklamasında, işlem bazlı piyasa dolandırıcılığının 107/1 kapsamında suç olarak düzenlendiği belirtiliyor.
Aynı açıklamada 107/3 için de açık bir etkin pişmanlık mekanizması bulunuyor. Buna göre, piyasa dolandırıcılığı suçunu işleyen kişinin pişmanlık göstererek elde ettiği veya elde edilmesine sebep olduğu menfaatin iki katını, 500 bin liradan az olmamak üzere Hazine’ye soruşturma başlamadan önce ödemesi halinde hakkında ceza hükmolunmuyor. Ödeme soruşturma aşamasında yapılırsa verilecek cezanın yarısı, kovuşturma aşamasında hüküm verilinceye kadar yapılırsa cezanın üçte biri oranında indirim öngörülüyor.
Bu ayrıntı, bugün ortaya atılan 2,2 milyar liralık ödeme iddiasını önemli hale getiriyor.
Çünkü kamuoyuna yansıyan hesaplama yaklaşık 2,2 milyar liralık bir menfaat üzerinden yapılıyorsa, kanundaki “iki kat” ölçütü yaklaşık 4,4 milyar liraya karşılık geliyor.
Dolayısıyla tartışmanın en kritik sorularından biri şu:
2,2 milyar lira hangi hukuki gerekçeyle Hazine’ye aktarıldı?
Eğer söz konusu ödeme gerçekten gerçekleştiyse, bunun etkin pişmanlık kapsamında mı, başka bir hukuki işlem nedeniyle mi, yoksa kamu zararının telafisi amacıyla mı yapıldığı açıklanmış değil.
“İki Katı” Hükmü Neden Kritik?
İnan Mutlu’nun dikkat çektiği noktanın merkezinde tam olarak bu düzenleme bulunuyor.
Mutlu, Sayan Kaya’nın piyasa dolandırıcılığı suçundan yargılanabilmesi için SPK’nın suç duyurusunda bulunması gerektiğini, kendisinin bildiği kadarıyla böyle bir suç duyurusunun henüz yapılmadığını savunuyor.
Bu iddia üzerine bugün kamuoyunun önündeki asıl meselelerden biri SPK’nın atacağı adım.
Çünkü SPK’nın kendi açıklamasına göre piyasa dolandırıcılığı, 6362 sayılı Kanun’un 107. maddesinde düzenlenen bir suç. İşlem bazlı piyasa dolandırıcılığında, sermaye piyasası araçlarının fiyatlarına, fiyat değişimlerine, arz ve taleplerine ilişkin yanlış veya yanıltıcı izlenim oluşturmak amacıyla işlem yapmak, emir vermek, emir değiştirmek veya hesap hareketleri gerçekleştirmek suç kapsamına alınmış durumda.
Bu nedenle 2,2 milyar liranın Hazine’ye aktarılması ile SPK’nın olası bir suç duyurusu birbirinin alternatifi gibi görülemez.
Kamuoyunun bilmek istediği, bu ödemenin hangi hukuki statüde yapıldığı ve SPK’nın Sayan Kaya ile eşi hakkında nasıl bir işlem yürüttüğüdür.
Sayan Kaya Ve Eşinden 2,2 Milyar Liralık İade İddiası
Bugünkü haber akışına göre Sayan Kaya ve İlyas Kaya’nın Özata Denizcilik hisseleri üzerinden gerçekleştirdiği işlemlerden yaklaşık 2,2 milyar liralık kazanç sağladıkları iddiası daha önce gündeme gelmişti.
Kaya, iddiaların ardından AKP Genel Başkan Yardımcılığı görevinden istifa etmişti. Reuters, Kaya ve eşinin yaklaşık 163 milyon liralık bir yatırımla bağlantılı olduğu ve bu hisselerin satışından yaklaşık 2,17 milyar liralık gelir elde ettikleri yönündeki iddiaları haberleştirmişti. Kaya ise istifasının ardından yaptığı açıklamada sürecin bağımsız ve sağlıklı yürütülmesi amacıyla görevinden ayrıldığını belirtmişti.
Bugün ise yeni gelişme, yaklaşık 2,2 milyar liranın Hazine’ye aktarıldığı iddiası.
Evrensel, bu ödemenin “etkin pişmanlık” amacıyla yapıldığı yönündeki iddiayı haberleştirirken, başka yayın organlarında da Sayan Kaya ve eşinin 2,2 milyar lirayı Hazine hesabına aktardığı ileri sürüldü.
Fakat burada çok önemli bir matematik ve hukuk ayrımı bulunuyor.
2,2 milyar liralık menfaat iddiası varsa, 107/3’teki iki kat şartı yaklaşık 4,4 milyar liraya işaret ediyor.
Bu nedenle “2,2 milyar lira ödendi, etkin pişmanlık uygulandı” şeklindeki bir anlatımın hukuki dayanağının ayrıca açıklanması gerekiyor.
SPK Suç Duyurusunda Bulundu Mu?
İnan Mutlu’nun paylaşımındaki en önemli iddialardan biri de bu.
Mutlu, Sayan Kaya hakkında SPK tarafından henüz suç duyurusunda bulunulmadığını söylüyor.
Sol Haber’in bugün yayımladığı haberde de Sayan Kaya ve eşi hakkında SPK tarafından suç duyurusunda bulunulmadığı ve savcılık tarafından soruşturma başlatılmadığı iddia edildi.
Öte yandan fon soruşturması genelinde SPK’nın ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü geniş kapsamlı işlemler devam ediyor. Reuters, soruşturmanın şüpheli sermaye piyasası işlemleri nedeniyle genişletildiğini ve sermaye piyasası mevzuatına ilişkin suçlamalar kapsamında tutuklamalar yapıldığını bildirdi.
Dolayısıyla burada birbirinden ayrılması gereken iki ayrı süreç var:
Birincisi, genel fon soruşturması.
İkincisi, Sayan Kaya ve eşinin Özata Denizcilik işlemleri bakımından hangi hukuki işlemlere tabi tutulacağı.
İkinci başlığın hangi aşamada olduğu konusunda kamuoyuna açık resmi açıklama bulunması gerekiyor.
“2,2 Milyar Öde, Dosyayı Kapat” Mı?
Tam da burada fon krizinin en tartışmalı sorularından biri ortaya çıkıyor.
Eğer yaklaşık 2,2 milyar liralık kazanç iddiası üzerinden Hazine’ye aynı miktarda ödeme yapılmışsa, bunun neden iki kat hükmüne karşılık gelmediği sorusu ortaya çıkıyor.
Çünkü SPK’nın açıklamasındaki düzenleme açık: Soruşturma başlamadan önce ceza verilmemesi sonucunu doğuran etkin pişmanlık mekanizması, elde edilen veya elde edilmesine sebep olunan menfaatin iki katının Hazine’ye ödenmesini öngörüyor. Soruşturma başladıktan sonra ödeme yapılması halinde ise sonuç tamamen farklı.
Bu nedenle bugün yapılması gereken hesap basit:
Menfaat ne kadar kabul ediliyor?
Hazine’ye ne kadar ödeme yapıldı?
Ödeme hangi tarihte yapıldı?
Ödeme hangi hukuki maddeye dayanıyor?
SPK suç duyurusunda bulundu mu?
Savcılık soruşturma başlattı mı?
Etkin pişmanlık hükümleri uygulanacaksa hangi aşamada ve hangi miktar üzerinden uygulanacak?
Bunlar yanıtlanmadan 2,2 milyar liralık ödemenin “cezadan kurtulma” sonucunu doğurduğunu söylemek mümkün değil.
Asıl Soru Para Değil, Hukukun Nasıl İşleyeceği
Fon krizinin başından bu yana kamuoyunun önüne çıkan rakamlar büyüdükçe tartışmanın merkezindeki soru da değişiyor.
455 bin 758 yatırımcıyı ilgilendiren 131 fonun tasfiye süreci, milyarlarca liralık para hareketleri, şirket bağlantıları ve siyasi isimlerin dosyada anılması artık yalnızca bir finans piyasası tartışması olmaktan çıktı. SPK’nın açıkladığı verilere göre tasfiye edilen fonlarda 455 bin 758 yatırımcı bulunuyor.
Şimdi dosyanın siyasi açıdan en dikkat çekici isimlerinden biri olan Sayan Kaya bakımından yeni bir eşik ortaya çıktı:
2,2 milyar lira Hazine’ye aktarıldıysa bunun hukuki karşılığı ne?
Çünkü burada yalnızca paranın iade edilip edilmediği sorulmuyor.
Aynı fiili gerçekleştirdiği ileri sürülen sıradan bir piyasa aktörü ile eski bir bakan bakımından aynı hukuk mekanizması mı işletilecek?
Etkin pişmanlık gerçekten uygulanacaksa kanundaki iki kat şartı nasıl hesaplanacak?
SPK suç duyurusunda bulunacak mı?
Savcılık soruşturma açacak mı?
Ve en önemlisi:
2,2 milyar liralık ödeme, kamuoyuna yansıyan iddiaların hukuki ve mali açıdan kapanması anlamına mı gelecek, yoksa asıl soruşturmanın başlangıcı mı olacak?
Fon krizinde artık gözler yalnızca paranın nereye gittiğine değil, paranın geri dönmesinden sonra hukukun hangi yolu izleyeceğine çevrilmiş durumda.
- TB / SPK, Reuters, Cumhuriyet, Evrensel, Sol Haber, Borsa Gündemi












