back to top
Ana Sayfa Haberler 78 Can İçin Adalet Nöbeti: Aileler Anıtpark’ta Yargıtay Ve Bakanlık Yetkilileri İçin...

78 Can İçin Adalet Nöbeti: Aileler Anıtpark’ta Yargıtay Ve Bakanlık Yetkilileri İçin Hesap Soruyor

Grand Kartal Otel yangınında 36’sı çocuk 78 yakınını kaybeden aileler, 619 gün sonra Ankara Anıtpark’ta 78 sandalye ve 78 karanfille adalet nöbetine başladı. Aileler, ana davada “olası kast” kapsamında verilen mahkûmiyetlerin Yargıtay tarafından onanmasını, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesindeki kamu görevlilerine ilişkin soruşturmaların tamamlanmasını ve sorumluluğu bulunduğunu düşündükleri görevlilerin yargı önüne çıkarılmasını istiyor.

Bolu Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel’de 21 Ocak 2025’te meydana gelen ve 36’sı çocuk 78 kişinin yaşamını yitirdiği yangının ardından ailelerin adalet mücadelesi Ankara’ya taşındı. Kartalkaya Aile Platformu tarafından Anıtpark’ta başlatılan “78 Can İçin Adalet Nöbeti”, bugün, yarın ve pazar günü 08.00-17.00 saatleri arasında sürdürülecek. Nöbet alanına yaşamını yitiren 78 kişiyi temsil eden 78 sandalye yerleştirildi, sandalyelerin üzerine karanfiller bırakıldı. Sinevizyon ekranında ise hayatını kaybedenlerin isimleri ve fotoğrafları gösterildi.

Aileler bir yandan ana davanın Yargıtay aşamasındaki sonucunu beklerken, diğer yandan yangında sorumluluğu bulunduğunu belirttikleri kamu görevlileri hakkında yürütülen süreçlerin tamamlanmasını talep ediyor. Bu talep, ailelerin Temmuz ayında Bolu’dan Ankara’ya gerçekleştirdiği 186 kilometrelik “78 Can İçin Adalet Yürüyüşü”nün ardından yeni bir aşamaya taşınmış oldu.

“Bizim İçin O Gece Bitmedi”

Aileler adına açıklamayı, yangında ağabeyi Yılmaz ile yeğenleri Nehir ve Doruk’u kaybeden Çiğdem Sarıtaş yaptı. Sarıtaş, üzerinden 619 gün geçmesine rağmen aileler açısından yangının bitmediğini belirterek, “Bizim için o gece bitmedi. İçimizdeki yangın sönmedi. Acımız dinmedi. Her sabah aynı yokluğa uyanıyoruz” dedi.

Sarıtaş, aileleri ayakta tutan şeyin kaybettikleri yakınlarının hatırası ve adaletin yerini bulacağına ilişkin inanç olduğunu belirtti. Ana davanın Yargıtay aşamasında bulunduğunu hatırlatan Sarıtaş, özellikle mahkeme tarafından “olası kast” kapsamında verilen mahkûmiyet hükümlerinin onanmasını beklediklerini söyledi.

Ailelerin talebi, dosyada verilen kararın yalnızca şeklen korunması değil, 78 kişinin yaşam hakkına ilişkin mahkûmiyetlerin Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmesi. Sarıtaş, “78 canımızın yaşam hakkının ve dosyada ortaya konan sorumluluğun hukuk önünde eksiksiz karşılığını bulmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

32 Sanıklı Dosyadan Yargıtay Aşamasına

Grand Kartal davasında Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 31 Ekim 2025’te kararını açıklamıştı. Mahkeme, aralarında otel sahibi Halit Ergül, otel genel müdürü Emir Aras, şirket yöneticileri Emine Murtezaoğlu Ergül, Elif Aras ve Ceyda Hacıbekiroğlu, otel müdürü Zeki Yılmaz, Gazelle Otel Genel Müdürü Ahmet Demir, muhasebe müdürü Kadir Özdemir ile Bolu Belediyesi ve itfaiye yöneticilerinin bulunduğu 11 sanık hakkında 34 çocuğun ölümü bakımından 34’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası vermiş, yetişkinlerin ölümü bakımından da “olası kastla öldürme” kapsamında uzun süreli hapis cezaları kurmuştu.

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 22 Mayıs 2026’da yerel mahkemenin kararlarına yönelik istinaf başvurularını esastan reddederek hükümleri hukuka uygun buldu. Böylece dosyanın Yargıtay’a taşınmasının önü açıldı. Ailelerin bugün Anıtpark’taki nöbetin ilk gününde öne çıkardığı başlıklardan biri de tam olarak bu aşama oldu: “Olası kast” kapsamında verilen mahkûmiyetlerin Yargıtay tarafından onanması.

Ailelerin Beklediği İkinci Dosya: Kamu Görevlileri

Ancak aileler açısından Grand Kartal dosyası yalnızca otel yöneticileri ve yerel idare görevlileriyle sınırlı değil. Çiğdem Sarıtaş, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesindeki kamu görevlilerine ilişkin soruşturmaların hâlâ tamamlanmadığını belirterek, dosyaların ivedilikle sonuçlandırılmasını ve sorumluluğu bulunanlar hakkında iddianamelerin hazırlanmasını istedi.

Bu başlık daha önce de ailelerin adalet mücadelesinin merkezinde yer aldı. Temmuz ayında Ankara’ya yürüyen aileler, kamu görevlileri hakkında aylar geçmesine rağmen iddianame hazırlanmamasına tepki göstermişti. Diken’in Temmuz ayındaki haberine göre Danıştay, Eylül 2025’te dokuz Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlisi hakkında soruşturma izni verilmesine karar vermişti.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’na ilişkin süreçte, Bakan Mehmet Nuri Ersoy’un bazı bakanlık görevlileri hakkında soruşturma izni vermemesi üzerine konunun Danıştay’a taşındığı da daha önce kamuoyuna yansımıştı. T24’ün aktardığı soruşturma dosyasında Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, genel müdürler, genel müdür yardımcıları ve kontrolörlerin de aralarında bulunduğu çok sayıda kamu görevlisinin adı yer almıştı.

Aileler bugün bu nedenle “iki ayrı adalet hattı”nı birlikte takip ediyor: Yargıtay’da bulunan ana davanın sonucu ve bakanlıklardaki kamu görevlilerinin sorumluluğuna ilişkin soruşturmaların tamamlanması.

“Kamu Görevi Hesap Verme Sorumluluğunu Ortadan Kaldırmaz”

Çiğdem Sarıtaş, Adalet Bakanı Akın Gürlek’e de doğrudan seslenerek, başka dosyalarda yargı süreçlerinin hızlı ilerleyebildiğini belirtti ve Grand Kartal dosyasındaki soruşturmaların neden hâlâ iddianame aşamasına ulaşmadığını sordu.

Sarıtaş, sorumlulukları dosya kapsamında ortaya konduğunu belirttiği kamu görevlilerinin görevlerini sürdürmesini eleştirerek, “Kamu görevi, hesap verme sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Hiçbir makam, hiç kimseyi hukukun karşısında ayrıcalıklı kılamaz” dedi.

Aileler ayrıca yurttaşlara davayı takip etme çağrısı yaptı. Sarıtaş, “Son sorumlu hesap verene kadar bu dosyaların peşini bırakmayacağız” derken, adalet nöbetinin yalnızca kaybedilen 78 kişinin yakınlarının mücadelesi olmadığını, denetim ve sorumluluk mekanizmalarının nasıl işletileceği açısından da önemli olduğunu ifade etti.

Sekiz Yakınını Kaybeden Gültekin: “10 Yıl, 20 Yıl, 30 Yıl Beklemeyeceğiz”

Yangında ailesinden sekiz kişiyi kaybeden avukat Yüksel Gültekin ise ailelerin aylardır sürdürdüğü adalet arayışını hatırlatarak, önce Bolu Adliyesi önünde, ardından Ankara Ulus Meydanı’nda seslerini duyurmaya çalıştıklarını söyledi.

Gültekin, bu kez Anıtpark’tan Adalet Bakanı Akın Gürlek’e seslenerek, bakanlıklardaki kamu görevlileriyle ilgili soruşturmaların ilerletilmesini istedi. Özellikle Kültür ve Turizm Bakanlığı personeli hakkındaki sürecin hızlandırılması çağrısında bulunan Gültekin, Bakan Gürlek’in kamuoyuna yaptığı “makamı, mevkisi ne olursa olsun suç işleyen hesap verecek” yönündeki açıklamalarını hatırlattı.

Gültekin’in sözleri, ailelerin bekleme süresine ilişkin öfkesini de ortaya koydu:

“Biz bu olayın faillerinin yargı önüne çıkması için 5 yıl, 10 yıl, 20 yıl, 30 yıl beklemek istemiyoruz.”

Gültekin, Türkiye’nin hukuk devleti olduğuna inanmak istediklerini belirterek, “Bu olayda zerre kadar kusuru olan adaletin önüne çıkacak, buna hiç kimse bir hukuk devletinde mani olamaz; zaman geçer, süre uzar ama bizim 10 yıl, 20 yıl, 30 yıl bekleyecek sabrımız yok” dedi.

78 Sandalye, 619 Gün Ve Bitmeyen Hesap

Anıtpark’a yan yana dizilen 78 sandalye, 21 Ocak 2025 gecesinde Grand Kartal Otel’de yaşamını yitirenlerin yokluğunu görünür kılarken, ailelerin mücadelesinin de yalnızca bir mahkeme kararını beklemekten ibaret olmadığını gösterdi.

Aileler, bir tarafta Yargıtay’ın önündeki ana davanın sonucunu bekliyor. Diğer tarafta ise yangının ardından kamu görevlilerinin sorumluluğuna ilişkin soruşturmaların tamamlanmasını istiyor. Onların talebi açık: 78 kişinin ölümüne ilişkin yargı süreci bütün sorumluluk alanlarını kapsayacak biçimde tamamlanmalı ve dosyada sorumluluğu bulunduğu belirlenen herkes yargı önüne çıkmalı.

Anıtpark’taki nöbet pazar günü sona erecek. Ancak ailelerin verdiği mesaj, nöbetin üç günlük bir eylemden ibaret olmayacağı yönünde: “Nöbetimiz bitmez, nefesimiz tükenmez. Biz, nefessiz kalan canlarımızın nefesiyiz.”


  • TB / ANKA Haber Ajansı, Bianet, Cumhuriyet, T24, Diken, Gazete Oksijen, Sendika.org, Euronews, İlke TV