back to top
Ana Sayfa Haberler 78 Can İçin Adalet Nöbeti: Grand Kartal’da Aileler Yargının Eksik Bıraktığını Sokakta...

78 Can İçin Adalet Nöbeti: Grand Kartal’da Aileler Yargının Eksik Bıraktığını Sokakta Soracak

Bolu Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel yangınında yakınlarını kaybeden aileler, 78 kişinin ölümünün üzerinden geçen 20 ayın ardından adalet arayışını Ankara’ya taşıyor. 2 Ekim’de Anıtpark’ta başlayacak “78 Can İçin Adalet Nöbeti”, ailelerin yalnızca otel yöneticilerinin değil, denetim ve kamu sorumluluğunun da yargı önüne çıkarılması talebini yeniden gündeme getiriyor.

21 Ocak 2025 gecesi Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel’de çıkan yangın, 78 kişinin yaşamını yitirmesiyle Türkiye’nin en ağır otel yangını facialarından birine dönüştü. Yangının ardından başlayan soruşturma ve yargılama sürecinde otel sahipleri ve yöneticileri, belediye ve itfaiye yetkilileri, teknik personel ve çeşitli kamu görevlileri hakkında dava açıldı. Ancak ailelerin itirazı, yargılamanın yalnızca doğrudan otel işletmesiyle bağlantılı kişiler üzerinden yürütülmesinin, kamu denetimi ve idari sorumluluk zincirini bütünüyle ortaya çıkarmadığı yönünde.

Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 31 Ekim 2025’te açıkladığı kararında aralarında otelin sahibi Halit Ergül, genel müdürü Emir Aras, şirket yöneticileri ve bazı belediye yetkililerinin de bulunduğu 11 sanığı, hayatını kaybeden çocuklar yönünden 34’er kez müebbet hapis cezasına çarptırdı. Aynı sanıklar yetişkin ölümlerine ilişkin de 24 yıl 11’er ay hapis cezaları aldı. Diğer sanıklara da farklı oranlarda hapis cezaları verilirken bazı sanıklar hakkında beraat kararı çıktı.

İstinaf Kararı Ailelerin İtirazını Dindirmedi

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, Mayıs 2026’da yerel mahkemenin mahkûmiyet ve beraat kararlarını hukuka uygun bularak istinaf başvurularını esastan reddetti. Böylece dosyanın Yargıtay incelemesine taşınmasının önü açıldı.

Ancak ailelerin bugün başlattığı yeni mücadele, yalnızca verilen cezaların miktarına ilişkin değil. Asıl tartışma, Grand Kartal’da 78 kişinin ölümüne giden süreçte denetim mekanizmasının nasıl işlediği ve sorumluluğun kamu kurumları bakımından nereye kadar uzandığı sorusunda düğümleniyor.

Yangının ardından hazırlanan bilirkişi çalışmalarında Kültür ve Turizm Bakanlığı denetimleri ile Bolu Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü tarafından hazırlanan yangın denetim raporuna ilişkin çeşitli eksiklikler tespit edilmişti. Adli süreçte ise otel yönetimi, belediye, il özel idaresi, itfaiye, teknik personel ve ilgili şirketlerin sorumlulukları farklı düzeylerde ele alındı.

Danıştay Kamu Sorumluluğu Tartışmasını Yeniden Açtı

Kamu görevlilerinin sorumluluğu konusunda süreç ise mahkeme dosyasından ayrı bir hatta ilerledi. Danıştay 1. Dairesi, Eylül 2025’te Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesindeki dokuz personel hakkında soruşturma izni verilmesine karar verdi. Böylece bakanlık personelinin eylem ve ihmallerinin de soruşturulmasının hukuken mümkün olduğu ortaya çıktı.

Daha sonra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı açısından da benzer bir tartışma yaşandı. Danıştay, Temmuz 2026’da bakanlığın yalnızca bir iş müfettişi hakkında verdiği soruşturma izni kararını ikinci kez kaldırarak, yangında sorumluluğu bulunabilecek tüm kamu görevlilerinin belirlenmesini ve yeniden değerlendirme yapılmasını istedi.

Bu gelişmeler, ailelerin neden “yarım kalan adalet” ifadesini kullandığını anlamak açısından önemli. Çünkü tartışma artık yalnızca “kim cezalandırıldı?” sorusundan ibaret değil. “Kim denetleyecekti, hangi kurum neyi gördü, hangi eksiklikler biliniyordu ve buna rağmen neden gerekli müdahale yapılmadı?” soruları da dosyanın merkezinde duruyor.

Bolu’dan Ankara’ya Uzanan Adalet Yürüyüşü

Ailelerin adalet arayışı, 11 Temmuz’da yeni bir aşamaya geçti. Grand Kartal yangınında annesi Gülçin, ağabeyi Şenol ve 11 yaşındaki yeğeni Mina’yı kaybeden Oktay Akişli öncülüğünde Bolu Adliyesi’nden Ankara’ya başlatılan 186 kilometrelik “78 Can İçin Adalet Yürüyüşü”, 18 Temmuz’da Ankara Ulus’taki Atatürk Heykeli önünde sona erdi.

Şimdi yürüyüşün yerini nöbet alıyor.

Kartalkaya Aile Platformu adına yapılan açıklamaya göre aileler, 2 Ekim Cuma günü Ankara Anıtpark’ta “78 Can İçin Adalet Nöbeti” başlatacak. Aileler, özellikle Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkililerinin de yargı önünde hesap vermesini istiyor.

Ailelerin sözü açık: “Yarım kalan adalet, adalet değildir.”

78 Canın Ardından Asıl Soru Sorumluluk Zincirinde

Grand Kartal yangını, yalnızca bir otelde çıkan ve 78 kişinin yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan bir yangın olarak kalmadı. Aynı zamanda Türkiye’de denetim, ruhsatlandırma, yangın güvenliği, kamu kurumlarının görev alanları ve idari sorumluluğun sınırları konusunda kapsamlı bir tartışma yarattı.

Bu nedenle ailelerin Ankara’daki nöbeti, bir mahkeme kararına itirazdan daha geniş bir anlam taşıyor. Aileler, yargılamanın tamamlanmasını değil, sorumluluğun bütün boyutlarıyla ortaya çıkarılmasını talep ediyor.

Çünkü 78 insanın yaşamını yitirdiği bir faciada adalet yalnızca birkaç kişinin cezalandırılmasıyla sınırlı görülemez. Adaletin tamamlanabilmesi için yangına giden süreçte görev, yetki ve sorumluluk sahibi bütün aktörlerin hangi noktada ne yaptığı ya da yapmadığının ortaya konulması gerekiyor.

2 Ekim’de Anıtpark’ta başlayacak nöbet, ailelerin acısını yeniden görünür kılarken aynı zamanda yargı sürecinin henüz kapanmış bir dosya olmadığını da hatırlatacak.

Grand Kartal’ın küllerinden geriye yalnızca 78 canın acısı değil, Türkiye’nin denetim ve sorumluluk düzenine yöneltilmiş ağır sorular da kaldı.

Ailelerin Ankara’daki nöbeti, bu sorulara yanıt verilene kadar sürecek bir adalet arayışının yeni durağı olacak.


  • TB / Cumhuriyet, Anadolu Ajansı, DW Türkçe