İBB davasında tutuklu sanıkların aileleri tarafından kurulan Aile Dayanışma Ağı’nın (ADA) X hesabına erişim engeli getirildi. Kararın hangi hukuki gerekçeyle alındığına ilişkin ayrıntılar henüz kamuoyuna açık biçimde ortaya konulmazken, tutuklu yakınlarının adli süreçte yaşadıklarını ve taleplerini duyurmak için kullandıkları bir iletişim kanalının kapatılması, ifade ve iletişim özgürlüğü açısından yeni bir tartışma yarattı.
Ailelerin Kurduğu Hesaba Engel
İBB davasında tutuklu bulunan sanıkların aileleri tarafından oluşturulan Aile Dayanışma Ağı’nın X hesabına erişim engeli getirildi. ADA, tutuklu yakınlarının yaşadığı sorunları kamuoyuna aktarmak, duruşmalara ilişkin gelişmeleri paylaşmak ve ailelerin dayanışmasını örgütlemek amacıyla sosyal medyayı etkin biçimde kullanıyordu.
Hesabın engellenmesiyle birlikte, tutuklu sanıkların ailelerinin doğrudan kullandığı önemli bir iletişim kanalı da devre dışı bırakılmış oldu.
Yasaklanan Yalnızca Bir Sosyal Medya Hesabı Değil
Sosyal medya platformlarına veya belirli hesaplara yönelik erişim engelleri Türkiye’de uzun süredir ifade özgürlüğü tartışmalarının başlıklarından biri. Özellikle kamuoyunun yakından takip ettiği siyasi ve adli süreçlerde, bilgi paylaşımının engellenmesi kararların gerekçesi ve ölçülülüğü konusunda daha fazla önem taşıyor.
ADA hesabına yönelik uygulamanın da bu çerçevede değerlendirilmesi gerekiyor. Çünkü burada söz konusu olan yalnızca bir sosyal medya hesabının teknik olarak erişime kapatılması değil; tutuklu yakınlarının yaşadıkları süreci kamuoyuna anlatma ve kendi seslerini duyurma imkanlarının sınırlandırılması.
Hukuki Gerekçe Ve Ölçülülük Sorusu
Bir sosyal medya hesabına erişimin engellenmesi, demokratik hukuk düzeninde ancak kanuni bir dayanağa, meşru bir amaca ve ölçülü bir müdahaleye dayanması halinde savunulabilir. Bu nedenle ADA hesabıyla ilgili kararın hangi makam tarafından, hangi içerik veya gerekçeye dayanılarak alındığının kamuoyunca bilinmesi önem taşıyor.
Özellikle devam eden bir ceza davasının taraflarının ve ailelerinin iletişim faaliyetleri söz konusu olduğunda, erişim engelinin kapsamı ile gerekçesi yalnızca teknik bir platform kararı olarak görülmemeli. Müdahalenin ifade özgürlüğü, haber alma hakkı ve adil yargılanma sürecinin kamuoyu tarafından izlenebilmesi bakımından sonuçları da değerlendirilmelidir.
İBB Davasının Gölgesinde Yeni Bir Tartışma
İBB davası, tutuklu sanıkların uzun tutukluluk süreleri, duruşma süreçleri ve ailelerin adalet talepleri nedeniyle zaten yoğun biçimde kamuoyu gündeminde. ADA’nın X hesabına getirilen engel ise bu tartışmanın üzerine, tutuklu yakınlarının kamusal alandaki görünürlüğü meselesini ekledi.
Hukuki süreç devam ederken, hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet bulunmayan kişiler bakımından masumiyet karinesi geçerli. Aynı şekilde sanık yakınlarının da adli süreç hakkında görüş açıklama, dayanışma gösterme ve kamuoyuna seslenme hakkı bulunuyor.
Bu nedenle ADA hesabına yönelik erişim engelinin gerekçesi, yalnızca hesabın geleceği açısından değil, Türkiye’de devam eden davaların taraflarının ve yakınlarının kamusal alanda seslerini ne ölçüde duyurabildiği açısından da açıklığa kavuşturulmayı bekleyen bir soru olarak duruyor.










