back to top
Ana Sayfa Haberler Atina’da Rubio Protestosu: Hükümet ABD ile Anlaşmalar Yaparken Binlerce İnsan Sokaklara Çıktı

Atina’da Rubio Protestosu: Hükümet ABD ile Anlaşmalar Yaparken Binlerce İnsan Sokaklara Çıktı

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Atina ziyareti, Yunanistan’da kitlesel savaş karşıtı gösterilerle karşılandı. İşçi sendikaları, öğrenciler ve sol örgütler ABD Büyükelçiliğine yürümek isterken polis barikatlarıyla durduruldu. Washington ile Atina arasında yaklaşık 4 milyar dolarlık savunma iş birliği açıklanırken göstericiler, Yunanistan’ın ABD ve NATO’nun bölgesel savaş politikalarına daha fazla bağlanmasına karşı çıktı.

Yunanistan’ın başkenti Atina, 6 Ekim akşamı ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun ziyaretini protesto eden binlerce insanın gösterilerine sahne oldu. Yunanistan Komünist Partisi (KKE), Mücadeleci İşçi Cephesi (PAME), öğrenci birlikleri, barış örgütleri ve çeşitli sol siyasi hareketlerin çağrısıyla meydanları dolduran göstericiler, ABD’nin bölgedeki askeri politikalarına ve Yunanistan hükümetinin bu politikalara verdiği desteğe karşı yürüdü. Atina’nın merkezindeki Sintagma Meydanı ve Üniversite Caddesi çevresinde toplanan kalabalık, ABD Büyükelçiliğine ulaşmak istedi ancak polis barikatları nedeniyle yürüyüşünü tamamlayamadı. Yunanistan’ın başka kentlerinde de benzer protestolar düzenlendi.

Gösterilerin düzenlendiği saatlerde ABD Dışişleri Bakanı Rubio, Yunanistan hükümetiyle savunma, enerji ve bölgesel güvenlik alanlarında yapılacak görüşmeler için Atina’ya geliyordu. Başbakan Kiryakos Miçotakis ve Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis ile gerçekleştirilen görüşmelerin gündeminde iki ülke arasındaki stratejik iş birliğinin genişletilmesi bulunuyordu. Yunanistan hükümeti ziyareti ülkenin bölgesel güvenlikteki rolünü güçlendiren diplomatik bir gelişme olarak sunarken sokaktaki göstericiler, aynı süreci ülkenin bölgesel askeri gerilimlere daha fazla dahil edilmesi olarak değerlendirdi.

“Halkların Katillerine Ne Toprak Ne Su”

Atina’daki gösterilerde en çok duyulan sloganlardan biri, Yunanistan’ın savaş karşıtı hareketinin uzun yıllardır kullandığı “Halkların katillerine ne toprak ne su” sloganıydı. Göstericiler ayrıca Filistin’e özgürlük çağrısında bulundu ve Yunanistan’ın ABD ile NATO’nun askeri operasyonlarına katılmamasını istedi.

Yunanistan’ın sol gazetesi Efimerida ton Syntakton, öğrenci birliklerinin ve parlamento dışı sol örgütlerin Atina Üniversitesi önünde toplandığını, sendikaların ve barış örgütlerinin ise Sintagma Meydanı’nda ayrı bir buluşma gerçekleştirdiğini aktardı. Her iki gösterinin ortak talebi, ABD’nin askeri politikalarına verilen desteğin sona erdirilmesiydi.

KKE’ye yakın Rizospastis gazetesi, gösterileri yalnızca Rubio’nun ziyaretine karşı bir tepki olarak değil, Yunanistan’ın ABD ve NATO ile geliştirdiği askeri ilişkilerin yarattığı tehlikelere karşı örgütlenen bir hareket olarak değerlendirdi. Gazeteye göre protestocular, ülkedeki Amerikan askeri üslerinin kapatılmasını ve Yunanistan’ın bölgesel savaşlardan uzak tutulmasını talep etti.

Polis Barikatları ABD Büyükelçiliğine Giden Yolu Kapattı

Gösteriler sırasında Atina merkezinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Parlamento binasının bulunduğu bölgede çevik kuvvet ekipleri ve polis araçları konuşlandırıldı. ABD Büyükelçiliğine yürümek isteyen göstericiler, Vasilissis Sofias Caddesi üzerinde kurulan barikatlarla karşılaştı.

The Press Project gazetesinin haberine göre polis, göstericilerin ilerlemesini engellemek için Parlamento yakınında yolu kapattı. Protestocular ise Filistin’de yaşanan can kayıplarına dikkat çekmek amacıyla yola sembolik olarak boya döktü.

Yunan polisi, Rubio’nun resmî görüşmelerinin gerçekleştirileceği 7 Ekim günü saat 06.00’dan 8 Ekim saat 06.00’ya kadar Atina merkezinin belirli bölgelerinde açık hava toplantılarını ve gösteri yürüyüşlerini yasakladı. Yetkililer kararı kamu güvenliği ve ulaşımın korunması gerekçesiyle açıklarken protestocular, diplomatik ziyaret nedeniyle gösteri özgürlüğünün sınırlandırılmasına karşı çıktı.

Böylece Atina’da aynı gün iki farklı görüntü ortaya çıktı: Bir yanda diplomatik görüşmeler için hazırlanan güvenlik koridorları, diğer yanda taleplerini duyurabilmek için polis barikatlarının önünde bekleyen göstericiler vardı.

Rubio’nun Ziyaretinden 4 Milyar Dolarlık Savunma Anlaşması Çıktı

Gösterilerin ardından 7 Ekim’de gerçekleştirilen ABD-Yunanistan Stratejik Diyaloğu toplantılarında savunma ve güvenlik iş birliğinin genişletilmesi konusunda yeni adımlar açıklandı.

İki ülkenin ortak açıklamasında yaklaşık 4 milyar dolarlık savunma tedariki ve modernizasyon programı gündeme geldi. Programın F-16 savaş uçaklarının modernizasyonunu, F-35 uçakları için silah sistemlerini ve başka askeri donanımları kapsadığı bildirildi.

Yunanistan’ın sol gazetesi Efimerida ton Syntakton, 8 Ekim tarihli haberinde ziyaretin mali boyutuna dikkat çekerek yeni silahlanma programlarının ülkenin kamu kaynakları üzerindeki etkisini gündeme taşıdı.

Görüşmelerde ayrıca ABD ile Yunanistan arasında güvenlik bilgilerinin paylaşılmasını genişleten bir mutabakat sağlandı. Yunanistan Silahlı Kuvvetleri ile ABD’nin Florida Ulusal Muhafızları arasında iş birliği geliştirilmesine yönelik niyet mektubu da imzalandı.

Yunanistan hükümeti bu anlaşmaları savunma kapasitesini güçlendirecek ve ülkenin bölgesel konumunu sağlamlaştıracak adımlar olarak değerlendiriyor. Buna karşı çıkan sol örgütler ise silahlanmaya ayrılan kaynakların toplumsal ihtiyaçlarla birlikte tartışılması gerektiğini savunuyor.

Rubio Antik Yunan’dan Söz Etti, Sokaklarda Bugünün Savaşları Konuşuldu

Marco Rubio’nun Atina ziyaretinin dikkat çeken bölümlerinden biri de Akropolis manzarası önündeki tarihî Pnika Tepesi’nde yaptığı konuşmaydı.

Rubio, konuşmasında Antik Yunan uygarlığının Batı dünyasına bıraktığı mirasa değinerek ABD ile Avrupa arasındaki tarihsel ve kültürel bağları anlattı. Donald Trump yönetiminin dış politikasını savunan Rubio, Batı ülkelerinin askeri, ekonomik ve teknolojik güçlerini artırmaları gerektiğini söyledi.

Yunanistan’ı örnek bir müttefik olarak nitelendiren Rubio, iki ülkenin savunma ve güvenlik alanındaki yakınlaşmasını olumlu bir gelişme olarak değerlendirdi.

Ancak aynı saatlerde Yunanistan’ın sol basınında başka bir tartışma sürüyordu. Rizospastis ve The Press Project, ABD’nin Doğu Akdeniz, Orta Doğu ve Avrupa’daki askeri varlığının genişlemesini ele alıyor; Yunanistan’ın bu stratejide üstlendiği rolün ülkeyi yeni çatışmaların parçası haline getirebileceği yönündeki itirazları aktarıyordu.

Bir yanda Antik Yunan’ın demokrasi ve uygarlık mirası üzerinden kurulan diplomatik söylem, diğer yanda savaş karşıtı göstericilerin bugünün uluslararası ilişkilerine yönelttiği sorular vardı. Rubio’nun konuşmasıyla sokaktaki protestolar arasındaki temel ayrım da burada belirginleşti: ABD yönetimi daha güçlü bir Batı ittifakından söz ederken göstericiler, bu ittifakın askeri politikalarının toplumlara getireceği sonuçların tartışılmasını istiyordu.

İşçiler ve Öğrenciler Aynı Meydanda

Atina gösterilerinin dikkat çekici yönlerinden biri, protestoların yalnız siyasi partiler tarafından düzenlenmemesiydi. İşçi sendikaları, öğrenci birlikleri, barış hareketleri ve mahalle örgütleri de gösterilere katıldı.

PAME ve Atina İşçi Merkezi temsilcileri, Yunanistan’ın askeri ittifaklar nedeniyle yeni çatışmaların içine çekilmesine karşı olduklarını açıkladı. Gösterilerde, savaşların ekonomik yükünün ücretleriyle yaşayan kesimlere yansıyacağı görüşü öne çıktı.

KKE ise ziyaret öncesinde Atina’nın farklı mahallelerinde onlarca toplantı ve protesto düzenleyerek işçileri ve gençleri gösterilere çağırmıştı. Partinin açıklamalarında Amerikan askeri üslerinin kapatılması, Yunanistan’ın savaşlara katılmaması ve ülkenin askeri ittifaklar içindeki rolünün yeniden değerlendirilmesi talepleri yer aldı.

Bu yönüyle gösteriler, yalnız ABD Dışişleri Bakanı’nın ziyaretine yönelik geçici bir protesto olmanın ötesinde, Yunanistan’da uzun süredir varlığını sürdüren savaş karşıtı hareketin yeni bir buluşmasına dönüştü.

Atina Sokaklarından Yükselen Soru

Rubio’nun ziyareti sona ererken Yunanistan hükümeti, ABD ile savunma ve güvenlik ilişkilerinin güçlendirildiğini açıkladı. Ziyaret kapsamında gündeme gelen askeri modernizasyon programları, enerji iş birliği ve bölgesel güvenlik düzenlemeleri, iki ülke arasındaki stratejik yakınlaşmanın sürdüğünü gösterdi.

Ancak Atina sokaklarında toplanan binlerce insan, bu yakınlaşmanın başka bir yönünün de tartışılmasını istedi. Göstericilerin itirazları, ülkeler arasında yapılan anlaşmaların yalnız hükümetlerin ve askeri kurumların konusu olmadığını, bu kararların ekonomik ve toplumsal sonuçlarının da bulunduğunu hatırlattı.

Yunanistan’da yaşanan protestolar, Avrupa’nın başka ülkelerinde de tartışılan bir soruyu yeniden gündeme taşıdı: Savunma harcamalarının artırıldığı, askeri ittifakların genişletildiği ve bölgesel gerilimlerin sürdüğü bir dönemde, toplumların güvenlik ve barış talepleri karar alma süreçlerinde nasıl karşılık bulacak?

Atina’da polis barikatlarının önünde duran işçilerin ve öğrencilerin dile getirdiği itiraz, bu sorunun yalnız diplomatik görüşme masalarında değil, toplumun farklı kesimleri arasında da tartışıldığını gösterdi.

Rubio’nun ziyaretinden geriye yeni anlaşmalar ve diplomatik açıklamalar kaldı. Atina sokaklarından ise hükümetin dış politika tercihlerine karşı yükselen, savaşlara katılmama ve barış taleplerinin dikkate alınması çağrısı.


TB / Rizospastis · Efimerida ton Syntakton · The Press Project · Reuters · Associated Press · Deutsche Welle · Kathimerini