İstanbul’da düzenlenen “Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Paneli”nde hukukçular, hekimler ve emek örgütleri temsilcileri Türkiye’de çocuk işçiliğinin sistematik biçimde büyüdüğüne dikkat çekerek, çocuk işçi ölümlerindeki artışın devlet politikaları, cezasızlık ve yoksullukla doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı.
Panel İstanbul’da Gerçekleştirildi
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İstanbul İl Koordinasyon Kurulu tarafından İstanbul Makine Mühendisleri Odası’nda düzenlenen “Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Paneli”, çocuk emeğinin Türkiye’de ulaştığı boyutları farklı disiplinlerden konuşmacıların değerlendirmeleriyle ele aldı.
Panelin açılış konuşmasını TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu üyesi Ayla Adanur Usta yaptı. Usta, siyasal iktidarın “piyasacı ve kaderci” politikalarının yalnızca yetişkin işçileri değil çocukları da ölümcül çalışma koşullarına sürüklediğini söyledi.
Usta’ya göre özellikle MESEM (Mesleki Eğitim Merkezleri) üzerinden yürütülen uygulamalar çocukların ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılmasının önünü açıyor. “MESEM’ler çocuk işçiliğe uydurulan bir yasal kılıf haline geldi” diyen Usta, tarım ve ruhsatsız işletmelerde çocuk ölümlerinin giderek arttığını vurguladı.
Çocuk İşçi Ölümlerinde Artış
Panelde konuşan İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG Meclisi) Genel Koordinatörü Murat Çakır, çocuk işçilerin çalışma hayatındaki en kırılgan emek gruplarından biri olduğunu söyledi.
Çakır, örgütlenme hakları olmayan ve kendilerini koruma imkanından yoksun çocukların çalışma yaşamında görünmez hale getirildiğini belirterek şu veriyi paylaştı:
- 2025 yılında Türkiye’de çalışırken hayatını kaybeden çocuk işçi sayısı: 94
Bu rakamın son yıllardaki en yüksek seviyelerden biri olduğunu belirten Çakır, Türkiye’nin uluslararası kurumlar tarafından bir dönem “çocuk işçiliğiyle mücadelede örnek ülke” olarak gösterildiğini hatırlattı ancak mevcut tablonun bunun tersine işaret ettiğini söyledi.
Tarımda Yoksulluk Çocuk İşçiliğini Besliyor
Panelde söz alan Urfa Barosu Emek Komisyonu’ndan Zehra Çelik, özellikle mevsimlik tarım işçiliğinde çocuk emeğinin yaygınlaştığını dile getirdi.
Çelik’e göre Şanlıurfa, geniş hazine arazilerine sahip olmasına rağmen Türkiye’nin en fazla tarım işçisi veren şehirlerinden biri. Ancak bu durum bir tercih değil, yoksulluğun dayattığı bir zorunluluk.
Çelik, mevsimlik işçilerin başka şehirlere çalışmaya gitmesi için zaman zaman “tatil” ifadesinin kullanıldığını hatırlatarak şu sözleri kullandı:
“O insanlar tatile gitmiyor. Kefenlerini boyunlarına takarak yola çıkıyorlar.”
Tarım işçilerinin yol kenarlarında veya su kanallarının çevresinde kurulan çadırlarda, temiz su ve tuvalet olmayan koşullarda yaşamak zorunda bırakıldığını belirten Çelik, çocukların da aileleriyle birlikte çalışmak için okuldan ayrıldığını ifade etti.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın “çocuklar gittikleri şehirlerde eğitimlerine devam ediyor” açıklamalarının sahada karşılığı olmadığını söyleyen Çelik, bazı çocukların en fazla bir saat eğitim alıp yeniden çalışma alanına döndüğünü belirtti.
Çocuk İşçiliği Bir Halk Sağlığı Sorunu
Panelde konuşan Ertuğrul Oruç, çocuk işçiliğinin yalnızca sosyal veya ekonomik bir mesele değil aynı zamanda ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurguladı.
Oruç, Türkiye’de çocuk işçiliğine ilişkin sağlıklı istatistiklerin bulunmadığını ve bu durumun teknik bir eksiklik değil, politik bir tercih olduğunu söyledi.
Çocuk işçilerin maruz kaldıkları sağlık sorunlarını değerlendirirken şu tespitte bulundu:
- Çocuk işçiler çok erken yaşta meslek hastalıklarına maruz kalıyor.
- Bu hastalıklar çocukların fiziksel ve ruhsal gelişimini kalıcı biçimde etkiliyor.
- Birçok çocuk yaşamı boyunca taşıyacağı sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalıyor.
Oruç, çocukların işyerlerinde sağlıklarını hatta yaşamlarını kaybetmesinin “toplumsal bir utanç” olduğunu ifade etti.
Cezasızlık Ve Adalet Sorunu
Panelde söz alan çocuk hakları savunucusu Ezgi Koman, çocuk işçi ölümlerinin ardından açılan davalardaki yargı süreçlerine dikkat çekti.
Koman, özellikle şu davaların süreçlerini örnek gösterdi:
- Adana’da plastik atölyesinde çalışırken hayatını kaybeden 13 yaşındaki Ahmet Yıldız
- Adana’da tekstil atölyesinde ölen 11 yaşındaki göçmen çocuk işçi Ahmet Haskiro
- Afyon’da çalıştığı iş yerinde kötü muameleye maruz kalan 16 yaşındaki Ş.C.K.
- Tekirdağ’da tuğla fabrikasında çalışırken yaşamını yitiren 16 yaşındaki Mustafa Eti
Koman, bu davalarda ailelerin çeşitli baskılar veya ekonomik nedenlerle davalardan çekilmesi durumunda yargı süreçlerinin hızla cezasızlıkla sonuçlandığını söyledi.
Çocuk İşçiliği Sistematik Bir Sorun
Paneldeki değerlendirmeler, Türkiye’de çocuk işçiliğinin yalnızca bireysel ihlallerden değil yoksulluk, kayıt dışı ekonomi, yetersiz denetim ve politik tercihlerden kaynaklanan yapısal bir sorun olduğunu ortaya koydu.
Katılımcılar, çocuk işçiliğinin ortadan kaldırılması için yalnızca hukuki düzenlemelerin değil aynı zamanda etkin denetim, sosyal politika ve yoksullukla mücadele programlarının hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
Panel, katılımcıların soruları ve katkılarıyla sona erdi.
- NHY / İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi sosyal medya paylaşımları ve açıklamaları


















