Balıkesir’de geniş bir coğrafyayı kapsayan jeotermal sahaların ihaleye açılması, enerji yatırımları ile doğal varlıkların korunması arasındaki gerilimi yeniden gündeme taşırken, sürecin şeffaflığı ve kamu yararı tartışmalarını da beraberinde getiriyor.
Enerji Politikası Mı, Kaynak Transferi Mi?
Balıkesir Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı (YİKOB), 5686 sayılı yasa kapsamında Sındırgı’dan Edremit’e uzanan dokuz ilçede toplam 30 bin hektarı aşan 16 jeotermal arama sahasını ihaleye açtığını duyurdu. 21 Mayıs 2026’da gerçekleştirilecek ihalede sahaların muhammen bedelleri 610 bin TL ile 3 milyon TL arasında değişiyor.
Jeotermal enerji, yenilenebilir kaynaklar arasında gösterilse de, bu ölçekte bir alanın eş zamanlı olarak yatırımcıya açılması; planlama, çevresel etki değerlendirmesi ve yerel halkın katılımı gibi kritik başlıkların ne ölçüde gözetildiği sorusunu gündeme getiriyor. Özellikle tarım, su kaynakları ve kırsal yaşam üzerindeki olası etkiler, yalnızca teknik değil aynı zamanda politik bir tartışma alanı yaratıyor.
Yerel Ekosistemler Ve Kamusal Denetim Tartışması
İhale kapsamındaki sahaların önemli bir kısmı tarımsal üretim ve kırsal yaşam açısından kritik bölgelerde yer alıyor. Uzmanlar, jeotermal arama ve sondaj faaliyetlerinin kontrolsüz yürütülmesi halinde yer altı su dengesi, toprak verimliliği ve ekosistem üzerinde geri dönülmesi zor etkiler yaratabileceğine dikkat çekiyor.
Buna karşın ihale şartnamesinde yatırımcılar için belirlenen mali yeterlilik kriterleri, büyük sermaye gruplarını işaret ederken; yerel üreticiler ve bölge halkının karar süreçlerine dahil edilip edilmediği belirsizliğini koruyor. Bu durum, doğal kaynakların kullanımında kamusal denetimin zayıfladığı ve karar alma süreçlerinin merkezileştiği yönündeki eleştirileri güçlendiriyor.
Enerji İhtiyacı Ve Ekolojik Sınırlar Arasında
Türkiye’nin artan enerji ihtiyacı, yerli ve yenilenebilir kaynaklara yönelimi hızlandırırken, bu süreçte “nasıl” sorusu giderek daha kritik hale geliyor. Jeotermal sahaların geniş ölçekli ihalelerle devreye alınması, bir yandan enerji arz güvenliği argümanıyla savunulurken; diğer yandan ekolojik sınırların ve yerel yaşam alanlarının nasıl korunacağı sorusunu yanıtsız bırakıyor.
Balıkesir’deki bu ihale süreci, yalnızca bir enerji yatırımı değil; aynı zamanda doğa, ekonomi ve siyaset arasındaki ilişkinin nasıl kurulduğunu gösteren bir eşik niteliği taşıyor.
- Enerji Günlüğü
- Balıkesir Valiliği YİKOB açıklamaları
- 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu



















