Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu ile birlikte 52 kişinin gözaltına alınması, yerel yönetimlere yönelik adli operasyonlar zincirine yeni bir halka ekledi. Savcılık, soruşturmanın çok sayıda delile dayandığını açıklarken, operasyon muhalefet belediyelerine yönelik yargı süreçlerinin kapsamı, zamanlaması ve siyasi etkileri üzerine yeni tartışmaları da beraberinde getirdi.
Dokuz İlde Eş Zamanlı Operasyon
Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Etimesgut Belediyesi’nde gerçekleştirildiği öne sürülen bazı ihalelerde usulsüzlük yapıldığı, sahte belgeler düzenlendiği, otopark kiralama işlemleri ile imar ve ruhsat süreçlerinde haksız menfaat sağlandığı iddiaları üzerine geniş kapsamlı bir operasyon gerçekleştirildi.
Savcılığın açıklamasına göre, Ankara merkezli olmak üzere dokuz ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu’nun da aralarında bulunduğu toplam 55 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Operasyon kapsamında şimdiye kadar 52 şüpheli gözaltına alınırken, 56 konut, 15 iş yeri ve 41 araçta arama ve el koyma işlemlerinin sürdüğü bildirildi.
Savcılık Çok Sayıda Delile Dayanıldığını Açıkladı
Başsavcılık açıklamasında, soruşturmanın yalnızca ihbarlara değil; Sayıştay raporları, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında alınan ifadeler, müşteki beyanları, CİMER başvuruları, MASAK raporları, HTS analizleri ile ses ve görüntü kayıtları gibi farklı delil kaynaklarının birlikte değerlendirilmesi sonucunda yürütüldüğü belirtildi.
Soruşturma kapsamında şüpheliler hakkında “suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme”, “örgüt üyeliği”, “zimmet”, “rüşvet”, “irtikap”, “ihaleye fesat karıştırma” ve “edimin ifasına fesat karıştırma” suçlamaları yöneltildi.
Gözaltına alınanlar arasında belediye başkan yardımcıları, müdürler, ETİMKENT A.Ş. yöneticileri, ihale komisyonlarında görev yapan personel, belediye danışmanları, bazı belediye meclis üyeleri ile belediyeyle iş yaptığı belirtilen şirketlerin yöneticileri de bulunuyor.
Soruşturmanın Kapsamı Şirketlere De Uzandı
Savcılık açıklamasında, belediyeyle ticari ilişki içinde olduğu değerlendirilen çok sayıda şirket hakkında da adli işlem başlatıldığı ifade edildi.
Soruşturma kapsamında adı geçen şirketler arasında FMT Global, Kule Medikal, AER Group, Yosun Ambalaj, Standart Katı Atık, TBD Group A.Ş., Seka Tıp Merkezi, HFO İnşaat ve Ritim Bilgisayar yer aldı. Ele geçirilen dijital materyaller ve belgelerin incelemesinin devam ettiği, gözaltındaki şüphelilerin işlemlerinin tamamlanmasının ardından savcılığa sevk edileceği bildirildi.
Muhalefet Belediyelerine Yönelik Süreç Tartışılıyor
Etimesgut Belediyesi’ne yönelik operasyon, son dönemde CHP yönetimindeki belediyelere yönelik yürütülen soruşturma ve operasyonların devamı niteliğinde değerlendiriliyor.
Son aylarda İstanbul başta olmak üzere çok sayıda muhalefet belediyesine yönelik benzer operasyonlar gerçekleştirilirken, iktidar kanadı bu soruşturmaların “yargının bağımsız faaliyetleri” kapsamında yürütüldüğünü savunuyor. Muhalefet ise soruşturmaların kapsamı, zamanlaması ve uygulanan koruma tedbirlerinin siyasi sonuçlar doğurduğunu belirterek yargının araçsallaştırıldığı eleştirisini dile getiriyor.
Hukuk çevreleri ise soruşturmaların sağlıklı biçimde değerlendirilebilmesi için iddiaların mahkeme önünde somut delillerle ortaya konulmasının, masumiyet karinesinin korunmasının ve yargı süreçlerinin siyasi tartışmalardan bağımsız yürütülmesinin hukuk devleti açısından belirleyici olduğuna dikkat çekiyor.
Etimesgut’ta 20 Yıllık Siyasi Dengeler Değişmişti
Etimesgut Belediyesi, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde Türkiye siyasetinin dikkat çeken sonuçlarından birine sahne olmuştu.
CHP adayı ve tiyatro-sinema sanatçısı Erdal Beşikçioğlu, ilçeyi uzun yıllar yöneten MHP’li Enver Demirel’i geride bırakarak oyların yüzde 56,6’sını almış ve yaklaşık yirmi yıl sonra belediyeyi CHP’ye kazandırmıştı.
Bugün başlatılan soruşturmanın hukuki sonucu, savcılık soruşturması, olası tutuklama talepleri ve yargılama sürecinde ortaya konulacak deliller doğrultusunda şekillenecek. Ceza hukukunun temel ilkeleri gereği, haklarında işlem yapılan tüm şüpheliler hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulununcaya kadar masumiyet karinesi geçerliliğini koruyor.










