back to top
Ana Sayfa Haberler TÜİK İşsizliği Azalttı, DİSK-AR 11,6 Milyonluk Gerçeği Hatırlattı

TÜİK İşsizliği Azalttı, DİSK-AR 11,6 Milyonluk Gerçeği Hatırlattı

TÜİK’in Haziran 2026 verilerinde işsizlik oranı yüzde 7,6’ya gerilerken, DİSK-AR’ın aynı veriler üzerinden yaptığı hesaplama Türkiye’de geniş tanımlı işsiz sayısının 11 milyon 643 bine ulaştığını ortaya koydu. Dar ve geniş tanımlı işsizlik arasındaki 21,2 puanlık fark, iş gücü piyasasındaki yapısal sorunların resmî istatistiklerin ötesinde çok daha derin bir tabloya işaret etti.

İki Farklı İşsizlik Tablosu Aynı Veriden Çıktı

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Haziran 2026 Hanehalkı İşgücü Araştırması, mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsizlik oranını yüzde 7,6, işsiz sayısını ise 2 milyon 688 bin olarak açıkladı.

Ancak Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi’nin (DİSK-AR), aynı TÜİK verileri üzerinden Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) geniş tanımlı işsizlik yaklaşımını esas alarak yaptığı hesaplama, bambaşka bir tablo ortaya koydu. Rapora göre Türkiye’de geniş tanımlı işsiz sayısı 11 milyon 643 bine, geniş tanımlı işsizlik oranı ise yüzde 28,8’e ulaştı.

Bu tablo, iş aramaktan vazgeçenler, eksik istihdam edilenler ve çalışmaya hazır olduğu hâlde çeşitli nedenlerle iş gücü piyasasının dışında kalan milyonlarca kişinin dar tanımlı işsizlik hesaplamalarında görünmediğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Dar Ve Geniş İşsizlik Arasındaki Makas Açılıyor

DİSK-AR raporunun en dikkat çekici bulgularından biri, dar ve geniş tanımlı işsizlik oranları arasındaki farkın son yıllarda hızla büyümesi oldu.

Ocak 2022’de yaklaşık 11 puan olan fark, Haziran 2026 itibarıyla 21,2 puana yükseldi. Başka bir ifadeyle, resmî işsizlik oranı tek haneli seviyelere gerilerken, çalışma hayatının gerçek yükünü yansıttığı değerlendirilen geniş tanımlı işsizlik neredeyse dört kat daha yüksek bir düzeyde seyrediyor.

Rapora göre son iki yılda dar tanımlı işsizlik oranı 1,6 puan azalırken, geniş tanımlı işsizlik oranında düşüş değil, sınırlı da olsa artış yaşandı. Bu durum, işsizliğin niteliğinin değiştiğini; görünür işsizliğin azalmasına karşın güvencesiz, eksik ve umutsuz istihdam biçimlerinin yaygınlaştığını ortaya koyuyor.

İşsizliğin Görünmeyen Yüzü: Umudunu Kaybeden Milyonlar

DİSK-AR’ın değerlendirmesine göre, Türkiye’de iş gücü piyasasının en önemli sorunlarından biri artık yalnızca işsiz sayısı değil, çalışmak istediği hâlde iş bulamayan ya da iş aramaktan vazgeçen milyonlarca insanın oluşturduğu görünmeyen işsizlik.

Haziran 2026 itibarıyla yaklaşık 5,1 milyon kişinin çalışmak istemesine rağmen iş arama umudunu kaybettiği belirtilirken, 3,9 milyon kişinin ise haftada 40 saatin altında çalıştığı ve daha fazla çalışmak istediği halde buna imkân bulamadığı ifade edildi.

Bu göstergeler, ekonomik büyüme ve istihdam verileri açıklanırken sıklıkla göz ardı edilen iş gücü piyasasının kırılgan yapısını ortaya koyuyor.

Kadınlar Ve Gençler İş Gücü Piyasasında Daha Kırılgan

Rapor, iş gücü piyasasında toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin devam ettiğini de gösteriyor.

Kadınlarda geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 37,4’e ulaşırken, genç kadınlarda dar tanımlı işsizlik oranı yüzde 17,3 olarak hesaplandı. Bu veriler, kadınların hem iş gücüne katılım hem de istihdam olanaklarına erişim bakımından erkeklere kıyasla daha dezavantajlı konumda olduğunu ortaya koyuyor.

Öte yandan resmî işsizlerin büyük bölümünün sosyal koruma mekanizmalarının dışında kalması da dikkat çekiyor. DİSK-AR’a göre Haziran 2026 itibarıyla resmî işsizlerin yüzde 83’ü işsizlik ödeneğinden yararlanamazken, yaklaşık 2,2 milyon kişi herhangi bir işsizlik desteği alamadı.

İşsizlik Tartışmasının Merkezinde Ölçüm Yöntemi Var

İş gücü piyasasına ilişkin tartışmalar uzun süredir yalnızca açıklanan oranlar üzerinden değil, bu oranların hangi yöntemle hesaplandığı üzerinden de yürütülüyor.

Dar tanımlı işsizlik, yalnızca son dört hafta içinde aktif biçimde iş arayan ve kısa sürede çalışmaya başlayabilecek kişileri kapsıyor. Buna karşılık iş aramaktan vazgeçenler, eksik süreli çalışanlar ve potansiyel iş gücü bu hesaplamanın dışında kalıyor.

Bu nedenle çalışma ekonomisi uzmanları, istihdam piyasasının gerçek görünümünün anlaşılabilmesi için dar tanımlı işsizlik oranının yanı sıra geniş tanımlı işsizlik göstergelerinin de birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Haziran 2026 verileri de Türkiye’de istatistiksel iyileşme ile toplumsal gerçeklik arasındaki tartışmanın süreceğini gösteriyor. Resmî işsizlik oranı gerilerken, milyonlarca kişinin yeterli ve güvenceli bir işe erişememesi, iş gücü piyasasının temel yapısal sorunlarının devam ettiğine işaret ediyor.